Aralık 29, 2007 at 3:40 pm
· Filed under GÜZELLİK
Küçük çocuklar tehlikenin tamamıyla farkında değildirler ve sık sık yaptıkları tehlikeli şeylerin sonuçlarını anlamada sorun yaşarlar. Böylece çocuğunuza bıçakların kesebildiğini, ateşlerin sıcak olduğunu bilmeye başlayacak kadar yeterince büyüdüğünde, onu bu tür şeylerden uzak tutmalısınız. Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:38 pm
· Filed under GÜZELLİK
MİLİA
- Yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru ya da kistlere denir.
- Kıl foliküllerinde oluşan yüzeysel deri kistleridir.
- Alında,burun ve yanaklarda 1 mm çapında beyaz şekilde görülürler.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:37 pm
· Filed under GÜZELLİK
Gaz sancıları olmasaydı; bebekleri büyütmek, sanırım, çok daha kolay ve keyif verici olurdu. Saatlerce süren, bitip bitip tekrar başlayan, yırtınırcasına ağlayan bebeklerin bu durumuna dayanabilmek, hele hele gencecik, deneyimsiz bir anne için çok zor olsa gerektir. Ancak annelerin unutmaması gereken bir nokta da; bugüne kadar gaz sancısı nedeniyle zarar görmüş bir bebeğin görülmemiş olmasıdır. Burada hemen söylemem gerekir ki; bebeklik dönemindeki ağlamaların hepsinin nedeni de gaz sancıları değildir.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:36 pm
· Filed under GÜZELLİK
Bebekler, hepimiz gibi bir miktar tuza ihtiyaç duyarlar. Fakat yine hepimiz gibi çok fazla tuza da gereksinim duymazlar. Gerçekte, böbrekler yüksek miktarlarda sodyumla başa çıkamaz ki doğa da kesinlikle bu sebepten dolayı anne sütünü çok düşük bir sodyum oranıyla yaratmıştır.
(İnek sütündeki bardak başına 120 miligrama kıyasla bardak başına sadece 5 miligram sodyum). Çok fazla tuzun özellikle hipertansiyon öyküsü olan ailelerde, ergenlikte yüksek kan basıncı seviyesine yol açması bilinen bir gerçektir.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:35 pm
· Filed under GÜZELLİK
Bebeğiniz doğmadan duyabilir. Rahminizden çıkan seslerin uyuşturucu özelliğini ve bebeğinizin vücudunuzun dışından duyduğu ilginç sesleri hayal edin. Yeni doğan bebeğiniz özellikle yüksek perdeli kadın seslerine ve özellikle annesinin sesine karşı duyarlıdır.
Araştırmalar, annelerin yeni doğan bebeklerine karşı belirli bir tonda ve sıradan konuşmalardan daha yüksek bir perdeden konuşmaya eğilimli olduklarını göstermiştir. Bu ilk diyalogların filme çekilmesi, yeni doğanların annelerin sesinin ritmine uygun bir ritimde hareket ettiklerini göstermiştir. Yeni doğanın bu ritmik geri beslemesi, hareketleri ve mimikleri, annenin iletişime devamını teşvik eder. Sizle bebeğiniz arasındaki bu ilk düet anne-çocuk iletişiminin devamının temelidir.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:34 pm
· Filed under GÜZELLİK
İshal, bebeklerde en sık görülen hastalıklardan biridir. Vücuttan aşırı su ve mineral kaybına neden olan ishalin ana belirtileri sulu dışkı ve kusmadır. Bu, sonuçta ciddi bir durum olan dehidrasyon’a (sıvı kaybına) neden olabilir. Bununla beraber dehidrasyon (sıvı kaybı) aşağıda tarif edilen basit yöntemlerle önlenebilir ve tedavi edilebilir.
İshalin bir diğer sonucu da ciddi vakalarda gelişme geriliğine yol açan besinlerin iyi sindirilememesi durumudur.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:34 pm
· Filed under GÜZELLİK
Araştırmalar, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını gösteriyor
Acı çektiğinde: Keskin bir feryat, nefes almadan devam eden kısa periyod bir çığlık, içe doğru çekilerek ağlama.
Acıktığında: Düşen ve yükselen ses tonuyla kısa ağlama. Bebekler parmaklarını emer, yanaklarına vurur, annesi tarafından kucağa alınıncaya kadar bu ağlamasını kesmez.
Yorulduğunda: Uykusu geldiği zaman yumuşak şekilde, tıpkı şarkı söyler gibi ritmik bir şekilde ağlar.
Sıkıldığında: Yankı yapan bir ses tonu. Bu durumda ağlamasını kucağa alınıncaya kadar kesmez.
Rahatsız olduğunda: Huysuz ve aksi bir ses tonu. Bu ağlama türünde bebeğin altını ıslattığı, üşüdüğü, terlediği mesajları alınabilir.
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:33 pm
· Filed under GÜZELLİK
Bebekler eve gelip rahatça yerleştikten sonra gerçek yüzlerini göstermede tereddüt etmezler. Bütün bebekler biraz ağlar, ama bazıları bu olayı abartmayı severler! Ağlama bebeklerin tek iletişim kurma biçimidir. Buna ilk bebek konuşması demek mümkün. Bebeğiniz aç mı, uykusuz mu, rahatsız mi olduğunu ancak ağladığında anlayabilirsiniz.
Şu anda imkansız görünse de daha sonra bebeğinizin farklı ağlamalarını çözmeyi öğreneceksiniz. Bazı ağlamalar ise temel ihtiyaçlardan kaynaklanmaz. Her beş bebekten dördü günde 15 dakika-1 saat arası nedensiz bir şekilde ağlar.Bu ağlamalar kolik ağlamalarında olduğu gibi genelde akşamları olur. Bunun nedeni bebeğin etrafındaki koşuşturmanın akşam saatlerinde artması olabilir. Baba eve gelişiyle yemek hazırlıkları başlar, daha büyük çocuklar varsa onlar ilgi bekler ve bütün bu hengame bebeğin kaldırabileceğinden fazladır. Ya da gün boyunca değişik görüntüler, sesler, kokular ve çevresindeki uyaranlarla meşgul olan bebek akşam ağlayarak günün yorgunluğunu atmaya çalışıyordur. Onun yapabileceği tek şey ağlamak! Başka çaresi yok ki! Bazı mutlu bebekler yorgunluktan veya uyumaya çalışırken ağlarlar. Eğer bebeğiniz her uykudan önce beş on dakika ağlıyorsa bunu dert etmeyin. Bebeğiniz kendiliğinden bu alışkanlığından vazgeçecektir. Bebeğe gün boyunca daha fazla dinlenme zamanı tanınması geceleri yorgun olmasını azaltacaktır. Genelde bebeklerin ağlaması üç aylık olduktan sonra azalır. Kendini ifade etmeye ve siz onu daha iyi anlamaya başladıkça hem daha az hem daha kısa sürelerle ağlayacaktır.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:32 pm
· Filed under GÜZELLİK
Üç aylık bebeğiniz geceleri devamlı olarak uyanıyor ve siz ne istediğini tam olarak anlayamıyorsunuz.. Onu kucağınıza alıp süt şişesini veriyorsunuz ama gerçekten bu durumu düzeltmek için ne yapacağınızı bilemiyorsunuz ve çaresizsiniz.
Bebeklerin gece uykuları yetişkinlerden daha hafif ve kısa süreli olabilirken, bebeğinizin en az sizin kadar uykuya ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Bebeğiniz bir neden olmaksızın sık sık uyanmaz. Aşağıdaki şu olasılıkları değerlendiriniz:
Gece süresince ayrı olma endişesi: Bebeğiniz size yakın uyumak istiyor olabilir. Evdeki herkes iyi bir uyku düzenine kavuşana kadar farklı bir uyku düzeni oluşturunuz. Bebeğiniz yatağınızda size sokularak kendini güvende hissettiği en iyi biçimde uyuyabilir ya da yatağınızın yanına yerleştirdiğiniz beşik ya da karyolasında rahatça uyuyabilir. Bebeğiniz yanınızdaki odada uyumaya alışmış dahi olsa, bunu daha iyi düzenleyebileceğiniz bir deneme süreci geçirebilirsiniz. Bebeklerin gece süresindeki gereksinmeleri yeni yaş dönemlerine girmeleriyle değişiklik gösterir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni bir uyuma düzeni eskiden geçerli olsa da günümüzde çok fazla uygulanması uygun görülmüyor. Eğer ki bebeğinizin yatağınızda ya da yatağınızın yakınındaki bir karyolada aynı odada uyumasından rahatsız oluyorsanız, bebeğiniz büyümeye başladıkça ve daha derin uykuya dalıp uykusu düzene girdikçe onu yanınızdan yavaş yavaş uzaklaştırabilirsiniz.
Read the rest of this entry »
Permalink
Aralık 29, 2007 at 3:31 pm
· Filed under GÜZELLİK
Bebeklerde uyku düzeninin oturtulması ailenin en onemli sorunlarından biri olmaktadır. Bu yazıda sizlere bu konuda birkaç öğüt verilecektir.
0-3 ay: Yeni doğan bebeğiniz ilk haftalarda günde 17-18 saat uyur. 3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer. Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez. Böylece bu dönemde siz de hiçbir zaman 2-3 saatten fazla aralıksız uyuyamazsınız. Ya beslemek için, ya altını almak için veya sadece oynamak için uykunuz mutlaka bölünecektir. Bu durum çoğu bebekte 5-6.aya kadar sürer.Bu süre içinde size düşen görev bebeğinizin uyku alışkanlıklarını yerleştirebilmek için alıştırmalara başlamaktır.
Bebeğiniz uykusu geldiğinde gözlerini ovuşturmak, kulaklarını çekiştirmek gibi birtakım hareketler yapar. Bu hareketleri öğrenin.
Bebeğinize gece ve gündüzün farkını öğretmeye başlayın. Buna 2 haftalıkken başlayın. Gündüz onunla oynayın, konuşun, ilgilenin. Gece uyku vakti geldiğinde ışıkları karartın, oynadığınız oyunları mümkün olduğunca yavaşlatın. Onun ilgisini çekecek tüm aktiviteleri sınırlayın. Çamaşır, bulaşık makinesi vs. aletleri çalıştırmayın.
6-8 haftalık olduğunda bebeğinize kendi kendine uyuma şansı tanıyın. Onu yatağına yatırın, uyutmak için çaba sarfetmeyin, kucağınıza almayın veya sallamayın. Böylece kendiliğinden uyumayı öğrenme şansı tanıyın.3-6 ay: 3-4 aylık olan çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Eskisi gibi her 2-3 saatte bir uyanmamaktadır. Geceleri ancak bir kaç kez beslemek için uyanabilirsiniz. Gündüz uykuları ise 2-3 parti halinde yaklaşık 5 saat olacaktır. Bu dönemde:
Bebeğinizin uyku saatlerini planlamaya başlayabilirsiniz. Geceleri 20- 20.30 sıralarında uyuması uygun olacaktır. Bu saatlerde bebeğiniz çok enerjik görünse de yatmasını sağlayın. gündüz uykularını da belli saatlere planlamaya çalışın.
Yatma zamanı için bir takım alıştırmalar geliştirmeye çalışın. Onu yatırmadan önce oynadığınız oyunları yavaşlatın. Pijamalarını giydirin. Hikaye anlatın, ninni söyleyin. Işıkları azaltın. Bunu her gün yaparak bebeğinizin yatma saati geldiğini öğrenmesini sağlayın.
Bebeğiniz gece uykusunu 10 saat uyuduktan sonra onu uyandırın. böylece gündüz uykularını da düzenli uyumasını sağlarsınız. 6-9 ay: Günlük uykusu yaklaşık 14 saattir. 7 saate yakın bir süre hiç uyanmadan uyuyabilir. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez kısa süreli gündüz uykuları uyuması uyku düzeninin sağlanmasında faydalı olacaktır.
Bu dönemde yatma zamanı için daha önceden geliştirdiğiniz alıştırmaların faydasını göreceksiniz. Artık önceden alıştırdığınız gibi pijamaları giydirdiğinizde , hikaye okuyup ninni söylediğinizde uyku zamanının geldiğini kabul edecektir.
Her gün aynı saatte gündüz uykularına yatmasını sağlayın.
Kendi kendine uyuyakalmasını sağlamaya çalışın. 9-12 ay: Bu aylarda muhtemelen bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüzleri iki kez yarım- 2 saat uyuyor olacaktır. Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.
Read the rest of this entry »
Permalink