BEBEK BAKIMI - YENİDOĞAN SARILIĞI -
YENİDOĞAN SARILIĞI
• Yenidoğan bebeklerde en sık görülen klinik bulgulardan biri olan “sarılık”, büyük oranda vücuttaki yaşlı veya işlevsiz alyuvarların karaciğer, dalak ve kemik iliğinde parçalanması sonucunda oluşan “hemoglobin”‘ in yıkım ürünlerinden “bilirübin” denilen maddenin kanda artması sonucu ciltte oluşturduğu bulgudur.
• Cilde sarı rengi veren “bilirübin” denen maddedir.
• Bu maddenin vücuttan atılabilmesi için; karaciğerde dönüştürülmesi gerekir. Bu işlemden sonra safra yoluyla bağırsaklara geçerek atılabilir.
• Eğer altta yatan ciddi bir neden yoksa yenidoğan sarılığı, yaşamın ilk 24 saatinden sonra görülür.
• Zamanında doğmuş bir bebekte ilk 7 günden sonra, erken doğmuş bebeklerde ise ilk 10 günden sonra görülmez. Aksi halde uzamış sarılıktan söz edilir ve ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Neden olur ?
Doğum öncesi yaşamda bebeklerin alyuvarlarının oksijen taşıma kapasiteleri daha fazla olması gerektiğinden alyuvar kitlesi erişkin insana göre daha fazladır. Öte yandan kandaki ömürleri erişkine göre daha kısadır. Dolayısıyla erişkine göre yenidoğan bebekte daha fazla sayıda alyuvar daha kısa sürede parçalanır. Artmış bilirübin yüküne karşın yenidoğan bebeğin karaciğeri bu yükü arındıracak kadar olgunlaşmış değildir. Bu nedenle bilirübinin kandan temizlenmesi zaman alır ve ciltte sarılık ortaya çıkar.
“Prematüre” dediğimiz zamanından önce doğmuş bebeklerde ise; yeterince olgun olmadıklarından sarılık daha sık ve daha yüksek değerlerle karşımıza çıkar.
Anne sütüyle beslenen bebekler (özellikle sezaryen ile doğum yapmış annelerin sütünün gerek yeterli olmaması gerekse annenin bebeği beslemede yetersiz kalmasından dolayı) erken dönemde sararabilirler. Ancak bu durumda bebeğin temel besin kaynağı olan anne sütü kesilmemelidir. Tersine daha sık emzirilerek bebeğin sıvı ve kalori gereksinimi giderilmelidir. Anne sütüne bağlı sarılıklarda bilirübinin çok yüksek düzeylere erişmediği bilinmektedir.
Bilirübin kanda çok yüksek düzeylere eriştiğinde yenidoğan bebeğin sinir sistemi üzerinde çok ciddi kalıcı hasarlara neden olabilir ve tedavi edilmesi şarttır.
Bilirübin suda erimeyen, yağda çözünen bir maddedir. Kanda çok yüksek düzeylere eriştiğinde, kan-beyin engelini aşarak yağdan zengin bir organ olan beyinde birikerek ciddi zedelenmelere yol açar. Bu zedelenmeler, etkilenmenin derecesine göre; sağırlık, öğrenme güçlüğü, istemsiz hareketler, spastisite, zeka geriliği olabilir.
Yenidoğan sarılığı önce gözlerin beyazında ortaya çıkar, bilirübin düzeyleri arttıkça yüzde, gövdede belirgin hale gelir. Özellikle sarılık bacakların üst kısmında görülmeye başlandığında cilde basmakla kaybolmayan sarı bir renk gözleniyorsa; bu durum, bilirübinin kanda yüksek düzeylere eriştiğinin işareti olabilir. Ancak özellikle deneyimsiz anne-babaların gövdede sarılık belirgin hale geldiğinde hekimlerine başvurması önerilir. Eğer gerekli görülürse bebekten topuktan alınacak az bir miktar kanla kandaki bilirübin düzeyleri tetkik edilebilecektir.
Sarılık nasıl tedavi edilir?
Tedavide ilk seçenek olan “ışık tedavisi”; derideki bilirübini karaciğerde konjugasyona gerek kalmaksızın suda çözülebilir hale dönüştürür ve bu bilirübin vücuttan kolaylıkla atılabilir. Hızlı etkiler; ciddi yan etkisi yoktur (ciltte hafif kırmızı döküntüler, gaita kıvamında yumuşama, hafif su kaybı dışında). Gözleri ışıktan korumak amacıyla gözler kapatılır. Genellikle birkaç gün içersinde tedaviye yanıt alınır. Ancak hastanede kullanılan fototerapi aletlerinin yaydığı özel dalga boyundaki ışık etkilidir.
Kan değişimi: Eğer bilirübin düzeyleri çok yüksek düzeylere ulaşırsa bilirübin içeriği yüksek kan, bilirübinsiz banka kanıyla değiştirilir. Özellikle anne ve bebek arasında “kan uyuşmazlığı” (Rh uyuşmazlığı, ABO uyuşmazlığı vb.) olduğu durumlarda, anneden geçen antikor denen maddelerin bebeğin kan hücrelerini parçalamasını önlemek için bebeğin kanını değiştirerek kanın bu antikorlardan arındırılması sağlanır. Uygun steril koşullarda deneyimli hekimler tarafından yapıldığında sonuç başarılıdır.
İlaç tedavisi: Uzamış sarılık olgularında kısa süreli olarak kullanılır. Bilinçsiz kullanıldığında ciddi yan etkileri oluşabildiğinden hekim önerisiyle ve kontrollü kullanılmalıdır.
Anne sütü sarılığı nedir?
Anne sütüyle beslenen bebeklerin % 1-2′ inde görülebilir. Yaşamın ilk 4-7 gününde başlayıp, 3-12 hafta içersinde sonlanır. Hemen hiçbir zaman zararlı değildir. Anne sütünü kesmek gereksizdir.