SMD HASTALIĞI VE TEDAVİSİ

SMD HASTALIĞI VE TEDAVİSİ
Kanada’da kuru tip SMD’li hastaların kanlarına Rheopheresis (reoferez okunur) olarak adlandırılan bir çeşit süzme işlemi uygulanmakta, fakat bu tedavinin hastalığın gidişatına etkisi henüz tam olarak bilinmemekte, araştırılmaktadır.Kuru tip SMD’nin yaş tip SMD’ye nasıl dönüştüğü henüz tam olarak aydınlatılmamış olup, bu çok sayıda araştırmaların konusudur.Yaş Tip SMD:Yaş tip SMD’li hastalar için halihazırda üç seçeneği mevcuttur: termal () , fotodinamik (PDT) ve anti-VEGF ilaçlar. Bunlar ve henüz deneme aşamasındaki birkaç seçeneği hakkında daha detaylı açıklamaları aşağıda bulacaksınız.Termal () FotokoagülasyonYeni gelişmekte olan anormal damarların yakılarak büyümelerinin yavaşlatılmasını ya da durdurulmasını amaçlayan termal uygulaması 1990’lı yılların tek seçeneğiydi. Bu yüzden SMD’nin klasik tedavisi denildiğinde bu işlem kastedilmektedir.Hastalıklı bölgeye uygulanan yüksek enerjili ışığı retina katmanlarına çarptığında yüksek ısı üreterek koroidal neovaskülarizasyon olarak adlandırdığımız anormal yeni damar kümelerini yakar ve bunların tıkanmalarına neden olur. Bu şekilde kan ve sıvı sızdıran anormal yapıdaki damarların büyümesinin durdurulması ve görme kaybının ilerlemesinin önüne geçilmesi amaçlanır. uygulanan bölgede durağan bir yara dokusu oluşur. Tüm çabalara rağmen, kuru tip SMD’li bir gözdeki hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için sigarayı bırakmak, yeşil yapraklı sebze ve meyveler, çinko ve anti-oksidan vitaminler ından zengin sağlıklı bir diyet önerisi dışında kuru tip SMD’li bir hastalara sunabileceğimiz yardım hala oldukça kısıtlıdır.
Dolayısıyla o bölgedeki sağlam retina dokusu da hasar görmüş olur. Bu da görme alanında kalıcı kör nokta(ların) oluşumuyla sonuçlanır. İşlem sonrasında görme keskinliğinde ış beklenmemelidir. Hatta nadir de olsa termal uygulaması sonrasında görme yeteneği azalabilir. Bu tedavinin amacı, kendi haline bırakıldığında kısa zamanda ileri derecede görme kaybı ile sonuçlanacağı kesin olan hastalığı kontrol altına almak ve görme kaybını yavaşlatmak ya da durdurmaktır. Oluşan görme kaybının, bazı istisnalar dışında geri döndürülmesi -bu ile- mümkün değildir.Klasik tedavisi sağlıklı retina dokusuna da zarar verdiğinden maküla (sarı nokta) merkezini tutan hastalıklarda kullanımı mümkün değildir. Zira bu bölgeye uygulanacak tedavisi sonrasında ileri derecede görme kaybı gelişecektir.Fotodinamik TedaviVerteporfin adlı bir molekülün (ticari adı Visudyne, Novartis) düşük enerjili ışığı ile etkinleştirildiğinde yeni oluşan damarları tıkayıcı özelliğine dayanan bu yeni tedavinin sağlam retina dokusuna verdiği hasar en az düzeydedir. İşlem sonrasında kör nokta oluşumu hemen hiç gözlenmemektedir. Bu özelliği sayesinde klasik termal uygulaması ile tedavisi mümkün olmayan, özellikle sarı nokta merkezini tutan SMD’nin tedavisi için yeni bir umut olmuştur.CVerteporfin molekülü seçici olarak yeni oluşan anormal damarlara tutunduğundan sağlam retina dokusunu besleyen damarlar uygulamasından hiç değilse de çok az hasar görürler.Fotodinamik tedavinin başarılı olabilmesi pek çok parametreye bağlıdır. Bunlardan en önemlisi hastalığın erken teşhisidir. Anormal yapıdaki damarların henüz oluşma aşamalarında yakalanıp edilmesi geri dönüşü olmayan görme kaybını önleyebilmekte, hatta kaybolan görmeyi kısmen geri döndürebilmektedir. Oysa hastalık ilerlemeye başladıktan sonra uygulanacak en iyi ihtimalle görme kaybını belli bir noktada durdurmaya yarayacaktır. Belli bir aşamadan sonra kaybolan görmenin geri kazandırılması maalesef mümkün değildir.Anti-Anjiogenetik İlaçlarPegaptanib sodyum (ticari adı Macugen) adlı ilacın neovasküler (yaş) tip SMD’nin tedavisi için kullanımı Şubat 2006’da Kanada, ABD ve ’da onaylandı. Yapılan araştırmalar ilacın deneklerin %70’inde görme kaybını azalttığını gösterdi. Heyecan yaratan esas nokta ise ilacın yaş tip SMD hastalığının her aşamasında az ya da çok etkili olmasıydı.Pegaptanib sodyum etkisini anormal yapıda yeni damarların oluşumunda başrolü oynayan çeşitli proteinleri (VEGF –damar endoteli büyüme faktörleri) bloke ederek gösteren, kısaca anti-VEGF olarak tanımlanabilecek yeni bir moleküldür. Bu ilacın yeni damar oluşumunu durdurmanın yanında, oluşmuş olan anormal damarları gerilettiği ve bu damarların neden olduğu sıvı kaçaklarını önlediği görülmektedir.Fotodinamik uygulaması Verteporfin molekülünü içeren solüsyonun kol damarından vücuda verilmesini takiben göze düşük enerjili, retina dokusunu yakmayan uygulanmasından ibarettir. Retinada yeni oluşan anormal damarların çeperlerine yapışan Verteporfin molekülüne ışığı çarptığında bu damarların tıkanmasına neden olacak çeşitli molekülerin oluşumu tetiklenir.
Pegaptanib sodyum özel enjektörü yardımıyla doğrudan göz içine uygulanmakta ve dört ila altı haftada bir tekrarlanmaktadır.Özellikle fotodinamik tedavinin anti-VEGF ilaçlarla birlikte kullanımının yaş tip SMD’nin standart tedavisi haline geleceği öngörülmektedir. Bu yolda yapılan çalışmalar zamanlama, uygulama şekli ve sıklığı açılarından en uygun kombinasyonların belirlenmesiyle yakın zamanda umut verici gelişmelerin habercisi olacaktır
Sadece bu iki ilaç dahi yaş tip SMD’li hastalar için önümüzdeki yılların çok daha umut dolu geçmesini sağlayacaktır.Anjiostatik TedavilerHenüz rutin kullanım için onaylanmamış olmakla birlikte anjiostatik (damar oluşumunu durdurucu) olarak adlandırılan steroid yapıdaki farklı bir grup ilaç üzerindeki çalışmalar da umut vermektedir. Bunlardan biri anecortave asetat’tır (ticari adı Retaane). Bu ilaç anti-VEGF ilaçların aksine, doğrudan göz içine değil, özel bir iğne ucu ile gözün arkasına enjekte edilmektedir. Bu ilacın yeni damar oluşumunu durdurmanın yanında, anormal damarlardan kaynaklanan sızıntılara karşı da doğrudan etki göstereceği tahmin edilmektedir. Yaş tip SMD tedavisinde kullanımı henüz yalnızca Avusturalya’da onaylanmış bulunan ilacın diğer ülkelerde ve ülkemizde de onaylanması için çalışmalar devam etmektedir.Kombinasyon TedavileriYukarıda bahsettiğimiz yeni tedaviler kendi başlarına dahi umut verici iken, tüm dünyada yapılan çalışmalar bu tedavilerin çeşitli şekillerde birlikte kullanımlarının çok daha olumlu sonuçlar verebileceğini göstermektedir. .

Leave a Comment

eXTReMe Tracker