Dekorasyon ve Tasarım Fuarı

Geçen hafta sonu radikal bir fikir değişikliğiyle ailece fuara gittik. Ben mesleğimin verdiği karşı konulmaz arzu ile ımın bu tarz için küçük olması arasında gidip geldim. İçeride çok kalmamak üzere gitmeye karar verdik.

İzlenimlerimi sizinle paylaşmak istedim.

Fuar 1

En çok bu stantda durakladık. Cahide Erel seramik ve cam çısı. İşleri mükemmel. Bana iki tane CD verdiler, her birine bakmaya doyamıyor . Bu ürünün adı Çiçeği, her birinin de öyküsü var.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Dekorasyon ve Tasarım Fuarı

Geçen hafta sonu radikal bir fikir değişikliğiyle ailece fuara gittik. Ben mesleğimin verdiği karşı konulmaz arzu ile ımın bu tarz için küçük olması arasında gidip geldim. İçeride çok kalmamak üzere gitmeye karar verdik.

İzlenimlerimi sizinle paylaşmak istedim.

Fuar 1

En çok bu stantda durakladık. Cahide Erel seramik ve cam çısı. İşleri mükemmel. Bana iki tane CD verdiler, her birine bakmaya doyamıyor . Bu ürünün adı Çiçeği, her birinin de öyküsü var.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Seda Sayan :Onur’un dağ gibi duruşuna vuruldum

Seda Sayan’la iki hafta önce ını birleştiren Onur Şan, Beylikdüzü İstanbul Outlet Alışveriş Merkezi’nde hayranlarıyla buluştu. Evlendikten sonra ilk kez ın önüne çıkan ücü Kral Fm’in canlı yayınına katıldı.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

GEBELİKTE HALSİZLİK

GEBELİKTE HALSİZLİK
Yoğun kahve, çay gibi kafeinli maddeleri tüketenlerde gebelikle birlikte bunların kesilmesi de bir süre baş ağrısına neden olabilir. Gebeliğin ortalarında genellikle şiddeti azalır veya kaybolur. Baş ağrısı her ne kadar gebelikte beklenebilen bir durum ise de özellikle son 3 aydaki baş ağrılarının dikkate alınması ve hipertansiyonla ilişkili olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Gebelikte görülebilen baş ağrılarının azaltılmasında öncelikle ilaç dışı yaklaşımlar denenebilir. Şakaklara yapılan hafif masaj, gevşeme egzersizleri, yüze ve şakaklara uygulanacak kompres, hafif egzersizler, sakin bir ortamda yürüyüş gibi tedbirlerle geçmeyen baş ağrıları söz konusu ise o zaman doktorunuzun önermesi koşuluyla bebeğe zararı olmadığı iblinen bazı ağrı kesiciler kullanılabilir. Hormonlardaki değişimler, gebeliğe bağlı diğer dolaşımsal değişiklikler veya psikolojik nedenlerle oluşabileceği düşünülmektedir. Halsizlik, Uykuya Eğilim, BaşağrısıErken gebelikte birçok gebe halsizlik ve şiddetli uyku halinden şikayetçidir. Genellikle 4. ayda düzelen bu durum muhtemelen gebelikte artan progesteron hormonuna bağlıdır. Bazı gebelerde özellikle gebeliğin erken döneminden itibaren nedeni bilinmeyen bir şekilde baş ağrıları olabilir.
Vücudunuzun uyarılarına kulak verin. Eğer yürüyüş yaparken nefesiniz kesilirse veya birden bire üzerinizde bir tonluk bir yük varmış gibi hissederseniz mola verin. Başkalarının size özen göstermesine izin verin. Anneniz ziyarete geldiğinde evi süpürme ya da toz almasına itiraz etmeyin. Ya da bırakın Pazar günü baba öbür çocuklarınızı hayvanat bahçesine götürsün. Alışveriş listelerini de kocanıza verin. Geceleri bir ya da iki saat daha fazla uyuyun. Gece haberlerini boş verin ve erkenden uyuyun. Bu arada eşinize sabah kahvaltıyı hazırlamasını söyleyin ki biraz daha fazla uyuyabilesiniz. Gk beslenmenizin yetersiz olmamasına dikkat edin. Demir, protein ya da kalori eksikliği gebeliğin ilk aylarındaki yorgunluk hissini arttırabilir. Bu nedenle diyetinizi en az iki kez kontrol ederek gk almanız gereken besinleri tam olarak alıp almadığınızdan emin olun. Uzun yürüyüşler yapın. İlk akla gelenin tersine, yorgunluğunuz hareketsizliğe ve yeterli hareket eksikliğine bağlı olarak artabilir. Bu nedenle uzun yürüyüşler yapmalı, yakındaki bir markete yürümeli, kısa bir mesafe koşu yapmalı ya da düzenli olarak alıştırmaları yapmalısınız.Kendinizi yorgun hissetmenizi çok fazla önemseyip de kafein, şekerleme ya da keklere bedeninizi güçlendirmeye çalışmalısınız; çünkü bu durumda kendinizi geçici olarak iyi hissettiğiniz de kısa bir süre sonra kan şekeriniz aniden düşecek ve kendinizi öncekinden de yorgun hissedeceksiniz. Ancak alıştırmayı çok da abartmamalısınız. Dördüncü aydan itibaren yorgunluğunuzda belirgin bir azalma olacaktır; ancak sizi doğumdan sonraki uykusuz gecelere hazırlarcasına yorgunluğunuz gebeliğinizin son aylarında yeniden artacaktır. Yorgunluğunuz şiddetliyse, özellikle de baygınlık, solgunluk, nefes darlığı ve çarpıntı ile birlikte oluyorsa bu durumu mutlaka hekiminize bildirin.Çevrenizi kontrol edin. İşyerinizde ya da evinizdeki yetersiz bir ışıklandırma, havasız bir ortam ya da aşırı gürültülü yorgunluğa yol açabilir. Bu nedenle yakın çevrenizdeki bu tür sorulara karşı duyarlı olmalı ve düzeltmek için çaba göstermelisiniz.

Yorumlar

UNUTKANLIK NEDEN OLUR ?

UNUTKANLIK NEDEN OLUR ?
Ancak son zamanlarda yapılan çok disiplinli çalışmalar Alzheimer’in tipik bulgularının dışında ilerleyici konuşma bozukluğu ile karakterize olan bu bunama türüne dikkat çekmektedir. Henüz sınırlı sayıda olgular bildirilmesi, az görülüşünden değil yeterli çalışmalar yapılmayışındaR.Hani var ya…Şeyin müdürü! Sinsice ve gizliden bir seyir izleyen unutkanlık çoğu zaman masum kabul edilebilir ancak bazen de önemli bir rahatsızlığın habercisi olabilir”Hani o var ya Şeyin müdürü.. Uzun boylu,hay Allah! Söyleyiver canım adını birazdan hatırlarım”Neydi onun ismikapıyı açan..” İşte o’nu çağırmışlar” diye devam ederken büyük bir sevinç ve coşkuyla hatırlamış olmanın keyfini en yüksek tonla dile getiren bir serzeniş: “Çilingir yaa Çilingir işte!”"Nasıldı o gece ama… Müthiş bir performans vardı… İşte o günün akşamı sen söyleyiver şubat mıydı nisan mı?..” Anımsatılırsa derin bir rahatlama ve söylemine devam arzusuya anımsatılmazsa? Giderek derinleşen bir mahcubiyet ve kaygıÖylesine sinsice, öylesine de gizliden bir seyir izleyen unutkanlık.Kaybolan kelimeDil, düşüncelerimizi şifreleyerek kodlar ve karşımızdakine aktarır. ve cümle dilin evrensel ıdır.Dil, beynimizin bir taraflarına depolanmış değişmez cümle kalıplarının anımsanarak sese dönüştürülmesi değildir.Dil, zihnine yansıyıp düşünce olarak olgunlaşan somut gerçeğin kelimeler ve onların oluşturduğu zincir ile anlatılmasıdır.Kelimeler halka, zincir ise cümledir. Doğuştan ya da sonradan bir hastalık olmadan bu halkaların ya da zincirin ifade edilemediği durumlar elbette bozulmuş bir konuşma ile karşımıza çıkarlar. Çoğu zaman masum kabul edilir. Olabilir de… Hani anahtarı nereye koyduğunu unutmak gibisinden.Ama anahtarı bulunca “Bunu buraya kim koymuş?” deniyorsa burada durmak lazım. Uyanık ve dikkatli gerek! Bunu bir demans işareti olarak kabul etmek ve süratle tedbirlerini almak gerek!Çalışmalar yetersizBugün üzerinde durmaya çalışacağımız bilinen klasik bunamanın tıbbi terminolojide kabul gören yepyeni bir türü: Dil esaslı bunama… Kısaca dil bunaması da denebilir.Daha düne kadar bunamanın en büyük nedeni olarak Alzheimer hastalığı gösterilmekteydi. Dilden gelen bu konuşma bozukluğuna tıbbi terminolojide afazi adı verilir. Bir başka deyişle uyanık, zihinsel bakımdan tam ve organ ından kusursuz bir kişide konuşma bozuksa buna afazi denir.Başlangıçta her zaman için değil ama zaman zaman nesnelerin ismini hatirlayamama sonucu zincir kopar.Kaybolan bulunup yerine konmazsa kişi söylemek istediklerini ifade edemez.Bu yüzden hasta yukarıda betimlediğimiz kendini zorlayan sıkıntılı davranışlar göstermeye başlar.İlk iki yıl önemliBu yakınmalar en az iki yıldan beri devam ediyorsa önemli bir işaret olarak algılanmalıdır.Klasik bunama yada Alzheimer hastalarında görülen duygusal ilgisizlikler, yargıda bulunamama ve görsel algılama bozuklukları ilk iki yıl dil esaslı demansda görülmez.Basit işlemlerini ve basit çizimleri yapamaz duruma gelebilirler.Doktorun tarif ettiği bir hareketi yerine getirmekte zorlanabilirler.İşte bu nedenlerden dolayı erken tanı ile uygun önlemlerin alınması büyük bir önem taşımaktadır Dil Esaslı Demans yada İlerleyici Konuşma Bozukluğu için…Konuşma merkeziDilin komuta merkezi beynimizin sol yarısına yerleşmiş bir sinir ağıdır. İnsanların % 96’sında durum böyledir. Hiçbir gramatik özellik göstermeyen işaret dili de beynimizin sol yarı küresi tarafından kontrol edilir. Bundan 2.5 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen homo habilis’in ilk dilini kullandığı tahmin edilmektedir.Nasıl tanı konur?Dil esaslı bunamalarda :Sözcük hatırlamada zorlanma,Konuşma biçiminde anormalleşme,Telaffuz hataları esas olarak doktora başvurma nedenleridir.Gk olayları hatırlamakta ve mantıklı kararlar üretmekte bir sorunları yoktur.Yaratıcı faaliyetlerine sonuna kadar devam ederler. Resim, heykel, bahçe işleri gibi. Oysa Alzheimer hastaları bu faaliyetlere başından itibaren küskün ve ilgisiz kalırlar.Manyetik rezonans ve SPECT adı verilen görüntüleme yöntemleri ile organik hastalık nedenleri dışlanır.İlk iki yıl içinde Alzheimer bulgularının olmayışı önemli bir kriterdir.Nasıl edilirGk aktivitelerinde bozulma her hastada farklı olabileceğinden kişiye özel bir stratejisi oluşturulur.Bir konuşma terapisti tarafından değerlendirilerek özgün ve alternatif iletişim teknikleri sağlanır.( kullanımı gibi)Alzheimer’dan farkı vurgulanıp ve çevrenin psikolojik ve desteği sağlanır.Bugün için tedavide etkili bir ilaç bulunamamıştır.Hastalığın iyi anlaşılması ve benzerlerinden ayırt edilmesiyle birlikte etkili ilaç arayışları da devam etmektedir.Bunama nedir?Öğrenme, yer-zaman tayini, hafıza, konuşma ve kişilik gibi zihinsel işlevlerin bozulmasıdır.Önemle bir kez daha vurgulamak gerekir ki, tüm bu durumlar gk aktivitelerini kısıtlamaz. Yargı ve muhakemelerini olumsuz etkilemez. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir. eşyalarını kaybetme, sık sık aynı soruları tekrar etme, yakın zamana ait olayları unutma erken ve bu hastalığa özgün yakınmalardır.Demans nedenleri* Alzheimer hastalığı* Enfeksiyon hastalıkları: AIDS, Tüberküloz, frengi* Damar hastalıkları: Beyin damarlarında tıkanma, hipertansiyon* Beyin hastalıkları:Beyin tümörleri, Parkinson, MS(Multiple skleroz)* Kafa travmaları* Tiroid bezinin az çalışması ile karakterize hipotiroidi* Alkol* Uyuşturucu ilaçlar* B12 vitamin eksikliği* Depresyon* ŞizofreniAncak gerekli önlemler alınmaz ve hastalık ilerlerse iki yıl sonra klasik bunamanın tüm bulguları tabloya hakim olabilir. İlerleyici olup gk aktivitesini olumsuz bir sürece sokar.Dünyada her yıl 100 bin kişiden, 70-75′inde demans görüldüğü bildirilmektedir. Yaş artmasıyla birlikte görülme sıklığı da artar. 65 yaş üstünde % 15 görülmektedir. En sık görülen demans türü Alzheimer hastalığıdır.Başlangıçta kişi okuduklarını anlamada zorlanır. Giderek geçmişte olan olayları unutmaya başlar. te almaso gerekenleri unutmaso ilk bulgulardan biri olabilir.Alzheimer hastalığıYavaş ilerleyen ve en sık görülen bir demans türüdür. En çok 40-85 yaşları arasında ortaya çıkar. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Ailesel geçiş ortalama % 3dolaylarındadır.

Yorumlar

ÖDEM NEDİR ?

ÖDEM NEDİR ?
Vücutta anormal miktarda sutoplanmasıdır. Kalp, damar ve böbrek hastalıklarının bir belirtisi olabildiği gibi bazı allerjik durumlarda ve beyin travmalarında ciddisonuçlar doğurabilir. dokularındaki su miktarının ışına verilen isim. Özellikle derialtı ve kaslardaki doku aralıklarında, seröz boşluklarda (kalp, akciğer ve karın iç zarları) serbest sıvının toplanması, ödemin tespitini mümkün kılar. Dolayısıyla ödem, klinikte hücre dışı ve damar dışı sıvı miktarının ışını ifâde eder. Seröz boşluklarında sıvı toplanması ile birlikte olan genelleşmiş ödemlere “anazarka” adı verilir. Derialtı ödemi, derinin şiş ve gergin hâliyle farkedilir, alt ucundaki kemik çıkıntısı üzerinde deriye parmakla bastırılır ve bir müddet beklenirse o bölgedeki doku aralıklarında bulunan sıvının itilmesinden dolayı parmak kaldırıldıktan sonra bir çukurluk kalır. Ödem aşikar hâle gelmeden evvel hücre dışı sıvı miktarı ve ağırlığı süratle artar. Bu ış beden ağırlığının % 10’unu geçtikten sonra parmakla bastırılmakla çukurluk teşekkülü görülür. Normalde de doku aralıklarında bulunan ve ışı ile ödemi husûle getiren sıvı, dolaşan kandan gelmektedir.Bu hastalığa “fil hastalığı” adı verilir ve tuttuğu organı aşırı boyutlara vardırmasıyla tanınır. (Bkz. Fil Hastalığı) 6. Böbrek faktörünün başta geldiği ödemler: Böbreğin normalde ıtrah edebileceğinden fazla tuz alınması, böbreğin tuz ıtrah vazifesinin bozulması veya hormonal sebeplerle böbreğin tüpçüklerinden aşırı tuz emilmesi de ödeme sebep olur. 7. Birkaç faktörün birlikte rol oynadığı ödemler: 8. Sebebi bilinmeyen ödemler. Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılabileceği üzere ödem bir hastalık değildir, bir belirtidir. Ödem görüldüğü zaman mutlaka sebebi araştırılmalı ve tedâvi edilmelidir. Dolayısıyla ödem sıvısı terkip ından kan plasmasına çok yakındır. Bikarbonat, klor, sodyum ve klor gibi elektrolitler, glikoz, üre, kreatinin, amino asitler ihtivâ eder. Protein muhtevası ise ödeme yol açan sebebe göre değişiklik gösterir. Ödem yaygın ve lokalize olur. Yaygın ödemlerin oluş mekanizmasını iki gruba ayırabiliriz: 1. Böbreklerin tuz ve suyu az ıtrah etmeleri sonucu plasmada birikime uğrayan su ve tuzun dokulara ve doku aralıklarına geçmesiyle meydana çıkan ödemler. 2. Plasma ile dokular arasında su ve molekülleri hareket ettiren kuvvetler dengesinde husûle gelen değişiklikler netîcesinde doku aralıklarında su ve tuz toplanmasına bağlı olan ödemler. Normalde kılcaldamarların arter (atardamar) kısmına suyu plasma ile doku arasında hareket ettiren kuvvetler plasma tarafı lehine bir fazlalık gösterirler ve bu kuvvetin tesiriyle su ve berâberinde birçok kristalloitler yarı geçirgen bir zar olan kılcaldamar ından doku aralıklarına sızar. Ödemleri oluş mekanizmalarına göre çeşitli sınıflara ayırmak mümkündür: 1. Kapillerdeki hidrostatik basıncın artmasına bağlı ortaya çıkan ödemler: Uzun süre ayakta durmak, tromboflebit, tümörler, damar balonlaşmaları gibi sebeplerle toplardamarların baskı altında kalması ödeme yol açar. 2. Kapiller geçirgenlik artmasına (doku sıvısında osmotik ç artmasına) bağlı ödemler: Normalde proteinleri geçirmeyen kapiller duvarları bakteri, kimyâsal ısı, mekanik etkilerden dolayı proteinleri daha fazla geçirir hâle gelirse damar dışı sıvı içerisine proteinler geçerek doku sıvısının osmotik basıncını arttırır. Doku sıvısında osmotik basıncın artması berâberinde doku dışına sıvı kaçmasını da getireceğinden ödem meydana gelir. Kılcaldamarların venöz (toplardamar) ucunda ise denge, doku lehine değişir ve kılcaldamarlardan süzülmüş olan su ve diğer moleküller damarlara geri döner. Doku aralıklarında kalan su ve diğer maddeler lenf sıvısını teşkil eder ve dokudan lenf damarları ile uzaklaşırlar. Bu, su ve elektrolit inde rolü olan faktörler ve süzülme-emilme olayını ayarlayan kuvvetler şunlardır: 1. Kılcaldamarlardaki kan basıncı: Tansiyona yâni sistemik kan basıncına bağlı olarak azalıp çoğalabilir. Eğer kan basıncı değişmezse küçük atardamarların kasılması kılcaldamarlardaki kan basıncının ve kan akımının azalmasına sebep olur. 2. Plasma kolloitlerinin (dağılmış haldeki moleküllerin ve maddelerin) osmotik basıncı: Buna onkotik ç adı da verilir. Molekülleri büyük olan proteinler kılcaldamar ından geçemez ve % 95’i damar içinde kalarak plasma ve hücreler arasının onkotik çları arasındaki önemli farkı husûle getirir. Bu fark su alış-verişini sağlayan başlıca faktördür. Kapiller sıvı basıncı onkotik basıncı geçtiği zaman dokulara sıvı geçişi, onkotik ç galip geldiği zaman ise sıvının dokulardan damara geçişi söz konusudur. Plasmada protein miktarının azalması sıvının damar dışına çıkışının artmasına ve doku aralıkları sıvısının artmasına ve böylece de ödeme sebep olur. 3. Hücrelerarası sıvının kolloit osmotik basıncı: Normalde plasma protein muhtevâsı doku sıvısındakinin 20 katıdır. Damar ını geçirgen hâle getiren durumlarda veya doku aralıklarındaki proteinlerin lenf ile uzaklaştırılmasında bir k ortaya çıktığı zaman doku sıvısındaki protein miktarı artar ve buna bağlı olarak doku aralıklarında sıvı toplanması olur. 4. Doku aralıklarındaki mekanik ç: Damar dışı sıvıyı alacak olan doku aralıklarının hacmi sınırlıdır. Bu hacim sınırlılığı belli miktardan fazla sıvı toplanmasına izin vermez. Ancak birçok kereler vücûdunda ödem husûle gelmiş olan kişilerde doku aralıklarının mekanik direnci de azalacağından, ödemin yeniden teşekkülü kolay olur. Dokuların alış-verişinde bu dört faktörden başka, lenf akımının da rolü vardır. Çünkü hücrelerarası sıvı miktarı kısmen lenf drenajına da bağlıdır. Böbrekteki süzülme bozuklukları eğer emilmedeki buna mütenasip bir değişmeyle berâber değilse vücuttaki su miktarının önemli derecede ış veya azalışına sebep olur. O halde vücuttaki toplam su miktarının ayarlanmasının yapıldığı başlıca organ olan böbreğin hastalıklarında birçok ödemlerin ortaya çıkması gâyet tabiîdir. İlâç allerjileri, böcek sokmaları, yanma ve donma sonrasında ortaya çıkan ödemler bu tip ödemlerdendir. 3. Plasma onkotik basıncının azalmasına bağlı ödemler: Uzun süren açlık halleri ve böbreklerden protein kaybının fazla olduğu böbrek hastalıklarında onkotik basıncı düşen plazmadan dokulararası sıvıya su kaçışı olur. 4. Doku mekanik direncinin azalmasına bağlı olanlar: Kısa zamanda fazla kilo kaybedenlerde ve ihtiyarlarda ortaya çıkan bâzı tip ödemler böyledir. 5. Lenfa drenajının bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan ödemler: Lenf damarlarının kanser hücreleri tarafından işgali, iltihaplanması, parazitlerle tıkanması gibi durumlarda ortaya çıkar. Ödem tıkanan lenf damarları grubunun akımını sağladığı bölgede sınırlıdır. Bunlardan en enteresan olanı lenf damarlarının “Filaria Bancrofti” adlı parazitle tıkanması netîcesinde meydana gelen ödemdir.

Yorumlar

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ

Doğum Kontrol Yöntemleri Nasıl Yapılmalıdır.?
-1 PREZERVATİF (KAPUT,KILIF,KONDOM)En zararsız ve en kolay kullanılabilecek yöntemdir. Prezervatif yani kondom erkeğin penisine sertleştikten sonra takılan, kauçuk ve benzeri maddelerden yapılmış çok ince bir kılıf olup,meninin vajene boşalmasını engelleyerek gebeliği önler.Her cinsel ilişkide yeni bir prezervatif kullanılmalıdır.Bu şekilde kullanıldığında etkisi son derece yüksek güvenilir bir yöntemdir.Başta AIDS üzere cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklara karşı da koruyucudur. Cinsellik yaşamamak dışında yüzde yüz koruyucu bir yöntem yoktur, bütün koruyucu yöntemler %99 korurlar.Doğum kontrol yöntemlerini A-Geçici ve B-Kalıcı yöntemler C-Güvenilirliği az olan yöntemler olarak ayırabiliriz.A-Gerçek anlamda koruyucu olan ve kullanımı kolay olan geçici yöntemlerA-1-PrezervatifA-2-HormonlarA-3-Spiral (rahim içi araç)B-Kalıcı yöntemlerB-1-Kadında tüplerin bağlanması- Tüp LigasyonuB-2-Erkekte Tüplerin bağlanması- VazektomiC- Güvenilirliği az olan yöntemler: Diafram, sperm öldürücü köpükler ve diğerleri; Son yıllarda geliştirilen prezervatifler,haplar ve spiraller yüzünden vede güvenilirlik yüzdelerindeki düşüklükler yüzünden ık pek kullanılmamaktadırlar.A-Gerçek anlamda koruyucu olan ve kullanımı kolay olan geçici yöntemlerA
Bazı ve prezervatif kullanımından hoşlanmadıklarını, bunun aldıkları zevki azalttığını, tam olarak hissedemediklerini söylerler, bu psikolojiktir, özellikle vajen yapısının özelliği olarak prezervatifi hissetmezler.Prezervatif kullanılırken dikkat edilmesi gereken şey; herhangi bir cinsel yaklaşım olmadan prezervatifin takılmasıdır, nadirde olsa erkeğin penisinden gelen ıslanma suyu (mezi) içinde sperm bulundurabilmektedir.Birde boşaldıktan sonra penisini vajende beklemeden çıkarmalıdır aksi taktirde penisin sönmesinden sonra penisi çıkarırken prezervatif vajinada kalıp hem riski hemde yaratabilir, nadir olarak kalitesiz prezervatiflerde yırtılma, delinme olabilir.Hormonlarla ilgili sıkıntılar eczaneden eczacıya sorup, arkadaş tavsiyesi ile veya kendi duyduklarına göre alındığı zaman olur.Hormon vermeden önce kişi muayene olmalı, ultrasonu yapılmalı, meme muayenesi yapılmalı, çeşitli sorun yaratacak hastalığı varmı araştırılmalıdır(mesela migren veya meme kisti gibi) gerekiyorsa karaciğer ve böbrek testleri yapılmalıdır.Her kişiye uygun hormon çeşidi ve kullanımı farklıdır.Biz hekimler olarak hormon verirken bunlara dikkat ederken bazıları nasıl oluyorda kendi başlarına bunları kullanabiliyorlar merak ediyorum.A-2-a- sonrası alınan haplar;Bu haplar ’de yeni piyasaya çıkmış haplar olup ,acil korunma dediğimiz prezervatif yırtılması, sperm kaçması, cinsel tecavüz gibi durumlarda doktor önerisi ile kullanılır, eczaneden kendi başınıza alıp kullanırsanız sorun yaşarsınız.Gene doktor önerisiz ve yanlış kullanımlar yüzünden sorun yaratmışlardır, kısa zamanda kanama bozuklukları, istenmeyen oluşumlarına neden olmuşlardır. Gelişen ile alerji yapmayan, geciktirici krem içeren, ekstra koruyucu olarak vücuda zarar vermeyen sperm öldürücü içeren, renkli veya kokulu prezervatiflerde vardır. Son zamanlarda prezervatifi isimli vajene yerleştirilen torba gibi prezervatiflerde çıkmış ama fiyat ve kullanımdaki sorunlar yüzünden tercih edilmemişlerdir.A-2-Hormonlarıa- sonrası alınan haplarb-gk kullanılan haplarc-aylık iğnelerd-3 aylık iğnelere-yıllık altına takılan kapsüllerf-5 yıllık altına takılan kapsüller (norplant) olarak tanımlayabiliriz.Bilinenin aksine hepsi hormon içerir, bazı hasta ve okuyucularımız hap-hormon kullanmak istemiyorum, iğne kullansam veya altına takılan koruyucu yöntem kullanamaz mıyım derler ,bunu gk alışveriş veya toptan e benzetebilirsiniz, bir tanesinde gk alıyorsunuz diğerinde toptan alıyorsunuz, yani hepsinde hormon almış oluyorsunuz.Hormonların doktor kontrolünde ve kişiye uygun ve gerekli zamanlarda kullanıldıkları zaman hiçbir zararı yoktur, aksine faydalıdırlar
Bazı kişiler bunlardaki hormonun az olduğunu zannederler, kabaca bir ayda alınan gk hapa yakın hormon içerirler ve normal ilişkide kullanılması tavsiye edilmez çünkü farklı bir mekanizma ile adet düzenini bozarak acil durumlarda gebeliğin oluşmasını engellerler, ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılırlarsa koruyucu etkileri oluşabilir.Gündelik haplara göre koruyucu etkileri azdır.A-2-b-gk kullanılan haplarDoktor tavsiyesi ile kullanılırsa zararsız ve güvenilir bir yöntemdir.Yüzde 99 koruma sağlar.En sık kullanılan doğum kontrol yöntemidir,uygun koşullarda kullanılırsa gebeliği korumaktan başka adet düzeni sağlamak,adet sancılarını azaltmak gibi faydaları da vardır.Doğum yapmamış kadınlarda kullanabilir.Bıraktığınız zaman hemen gebe kalabilirsiniz.Düzgün kurallara uygun kullanılmalıdır.İlk kullanımda güvenirliğinin düşük olduğu düşünüldüğü için ilk ay ektra korunma önerilir.Kişilere göre farklı etkiler gösterirler.Bilinen aksine kilo aldırmaz, ama bazı bünyelerde açabilirler, emzieren annelere uygun olanları vardır.Faydaları:gebelikten korurlar,adetleri düzeltirler,adet sancısını yok ederler,adet öncesi gerginliği azaltırlar,%10 kadar göğüslerde dolgunluk yaratırlar (bu bazılarına göre iyi,bazılarına göre kötüdür)bırakılınca bu geçerkist oluşumunu engellerler genelde,kansere karşı koruyucu etkileri vardırOlabilecek yan etkileri:ara kanam yapabilirler,lekelenme tarzı kanam yapabilirler, açabilirler,depresyon yapabilirler%10 kadar göğüslerde dolgunluk yaratırlar (bu bazılarına göre iyi,bazılarına göre kötüdür) bırakılınca bu geçerbulantı yapabilirler ,bunlar belli başlı ve kişilere göre değişen yan etkileridir.migren ağrılarını arttırırlarKullanmaması gereken durumları doktorunuz belirleyecektir.A-2-c- d- f -e: aylık iğneler,3 aylık iğneler, yıllık altına takılan kapsüller,5 yıllık altına takılan kapsüllerDepo hormon içerirler, hapı kullanamayan kişilerde alternatif olabilmektedir,iğneler fiyat ve kullanım zorluğu yüzünden, altı kapsülleri ise uygulama yöntemi ve adet düzenini bozabildikleri ve kanama yaptıkları için yaygın değildirler.
A-3-RAHİM İÇİ ARAÇLAR (RİA)
Muayenede bir durum yoksa herkes kullanabilir, doğum yapmamış genç bayanlarda kullanır.Rahim içi araç küçük,plastik,çoğu kez bakırda içeren bir araçtır,rahim içine konur ve tohum hücrelerinin tüplere geçmesini engelleyerek veya döllenmiş yumurtanın rahim ına yapışmasını engelleyerek gebeliği önler.Yüzde 98 koruma sağlar.Bir kere uygulanınca,gebelikten korunmak için bir şey gerektirmez.Cinsel ilişkiyi etkilemez.Rahim içi araç kansere neden olmadığı gibi,rahim iç ı kanserine karşı önleyicidir.Eğitilmiş sağlık personeli tarafından,rahim içine yerleştirilir.Uygulama için en uygun zaman, adet gördüğü günlerdir.Doğumdan sonraki kırkıncı gün,kürtajdan hemen sonra veya ilk iki hafta uygulama için uygun zamandır.3ve 5 yıllık tipleri vardır, smera testi yaptırılmadan takılmamalıdır.Avantajları:gebeliği engeller,kullanımı kolaydır,unutma derdi yoktur,yan etkisi yoktur;maliyeti düşüktüruzun süreli kullanımı vardırsistemik hastalığı olanlarda rahatlıkla kullanılır,çıkarılır çıkarılmaz gebe kalabilirsiniz.Bir başka yanlışta geri çekme dediğimiz dışarı boşalma yöntemidir ki koruyuculuğu hiçe yakın yoktur.Ayrıca takvim yöntemi diye bilinen gün sayma yöntemide gebe kalmaya en uygun günü belirler, gebe kalmamaya değil, bu yüzden istenmeyen yaşayan çok vardır.Cinsellik ımızın vazgeçilmez bir parçası olup sağlıklı bir cinsellik için hastalıklardan ve istenmeyen gebeliklerden korunmak gerekir (vede cinsel yolla bulaşan hastalıklardan) buda muayene sonucu size en uygun yöntemin bulunması ile olacaktır.
Kişiye göre olabilen olumsuzlukları:adet sancısını arttırabilir,ara kanama yapabilir,rahim ağzında sorun yaratabilir,ender olarak dış oluşma şansını arttırabilirilirB-Kalıcı yöntemlerB-1-KADINDA TÜPLERİN BAĞLANMASI (TÜP LİGASYONU)
Kadınlarda,yumurtalıktan çıkan yumurta hücresi,yumurtalık kanallarından geçerek rahme ulaşır.Yumurtalık kanalları (tüpler) kapatılırsa,yumurta rahme geçemez ve tohum hücreleriyle karşılaşmaz.Yumurta tarafından yok edilir.Tüplerin bağlanması gebelikten kesin korur.Kolay bir işlem ile gerçekleştirilir.Bu uygulama ın cinsel isteğinde,adet düzeninde, yapısında herhangi bir değişiklik meydana getirmez,bütün bu olaylar eskisi gibi devam eder.Basit bir cerrahi operasyonla ya karından küçük bir kesi ile veya laparoskopi dediğimiz göbek deliğinden girilen optik bir gözle yapılır.Hiç bir yan tesiri yoktur.Geri dönüşümü mikrocerrahi operasyonu iledir,başarı şansı çok düşüktür.
B-2-ERKEKTE TOHUM KANALLARININ BAĞLANMASI (VAZEKTOMİ)
Bu yöntem tohum kanallarını kapatarak sperm geçişini engelleyen basit bir cerrahi işlemdir.Lokal anestezi ile bir kaç dakikada yapılır ve hastane de yatmak gerekmez.İşlem sonrası kişi hemen işinin başına dönebilir.Tohum kanallarının bağlanmasından sonra,erkeğin cinsel istek,sertleşme ve boşalmasında herhangi bir değişiklik meydana gelmez,İlişkide meni atılımı devam eder,ancak meni içinde tohum hücresi yoktur,bu nedenle döllenme olmaz.Unutmayınızki kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir, çok basit bir operasyonda olsa riskleri vardır, maddi boyutunun yanında vede içinde psikolojik yıpranma yaratır,cinsellikten soğumaya dahi yol açarlar.

Yorumlar

Tatiana Tsikeviç, evlilik hakkındaki düşüncelerini açıkladı

Tatiana Tsikeviç, evlilik hakkındaki düşüncelerini alışveriş merkezi ziyaretçileri ile paylaştı.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Rachel Bilson’ın alışveriş çılgınlığı

xmagazin.blogspot.comUzun zamandır ortalarda görünmeyen Rachel Bilson ‘ı paparazziler bir ayakkabı mağazasında alışveriş yaparken görüntülemişler. Keyfi yerinde görünen Rachel, çıkışta çılara ile biraz sohbet edip uzaklaşmış.

Yorumlar

Suri hem cici hem uykulu!

xmagazin.blogspot.comTom ve Katie Holmes, Suri’yi de yanlarına alarak e çıktılar. Armani’ye uğrayan çift, Suri’yi devamlı kucaklarında taşıdılar. Altından tüller görünen eteği ve dünyayı inceleyen sevimli bakışları ile Suri yine paparazzilerin odak noktası oldu. Babasının kucağındaki ayısı ise Suri’nin boyundan büyük!

Yorumlar

« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0; Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0;

eXTReMe Tracker