Cilt Bakımı

Zen Cilası
Zen cilası cildinize benzersiz bir ışıltı verir. Ölü tuzları, sadece City Zen’de bulabileceğiniz birbirinden güzel kokulu masaj yağları harmanlarıyla karıştırılır ve muhteşem bir arındırma deneyimi için tüm vücudunuza uygulanır. Kan dolaşımını arttıran bu özel karışım aynı zamanda, topukları, dirsekleri, kuru ve sertleşmiş bölgeleri yumuşatır. Uygulama, size ışıltılı, tazelenmiş ve saten gibi bir bırakarak, rahatlatıcı ve yatıştırıcı bir masaj ile sona erer.
45 dakika

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Ömrü uzatan Gençlik iksiri


15.02.2008 günü Akşamı Atv Bülteninde Dünyaca ünlü kalp doktoru Mehmet ÖZ’ün Amerikada olay yaratan anti-aging-anti oksidan etkili bir iksir yarattığını hepimiz ettik. Ancak ben haberi kaçıranlar ve duymamış olanlar için yeniden sayfamda yayınlamaya karar verdim.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

BESİNLER VE FAYDALARI

BESİNLER VE FAYDALARI
, veJaponyada ise kültürleri yapılmaktadır.Aloe Veradan pek çok etken madde izole edilmiştir.Kılcal damarların genişlemesine ve yanıklardabölgeye kan akımının artmasına yardımcı olanmaddeler de bulunur.Japonyada Aloe Vera fazla mide asidi salgısına ve mide tahrişlerinekarşı yardımcı olarak kullanılmaktadır. Aloe Vera ın tipik kullanımlarındarbiri de bağırsak yumuşatıcı olması sayesinde laksatif olarak kullanımıdır.Aloe Vera ın hamileler ve emziren tarafından kullanılmastavsiye edilmez.
Aloe Vera yanıklarda güneş yanığı dahil, ufakyaralanma ve kesilmelerde, böcek sokmalarındakullanılır. Bunun yanında daha ciddi yaralanmalardave ameliyat sonrasında ise iyileşme sürecini kısalttığı bilinmektedir.Bunun yanında Aloe Vera çeşitli sindirim sorunlarında da kullanılır.Sağlıklı ve sorunsuz bir içinAloe Vera ın kullanımı M.Ö.1500leredek uzanır,Eski Mısır papirüslerinde problemleri içinkullanıldığı yazmaktadır. Bitkinin anavatanı GüneyAfrikadır, Afrika ın diğer bölgeleri veMadagaskarda yetişir

Yorumlar

KADINDA MENEPOZ DÖNEMİ

KADINDA MENEPOZ DÖNEMİ
Günümüzde bir ın ortalama süresi beklentisi 79.7 yıl, erkeğin 72.9 yıldır. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerin verdiği rakamlar olup ülkemizde daha düşüktür.İsveç ve İsviçre ortalama süresinin en uzun olduğu ülkelerdir.Dünya genelinde ın ortalama süresinin giderek artacağı ancak şu an için henüz öngörülmeyen bir rakamda sabitleneceği düşünülmektedir.
Menopoz tıpta nispeten yeni tanınmaya başlanan bir olgudur. Bu tabloda ın süresinin yıllar boyunca belirgin bir şekilde artmasına karşın menopoza girme yaşının sabit seyrettiği görülmektedir.
Gerçekten de tıbbi yayınlar ilk adet görme yaşının yıllar boyu düşme eğiliminde olmasına karşın menopoza girme yaşının değişmediğini doğrulamaktadır.İnsanın Ortalama SüresiMilattan Önce M.Ö. 1000 yılında süresinin ortalama 18 yıl olduğu bildirilmektedir. M.Ö. 100 yılında 25 yıla ulaşan ortalama süresi 1900 yılında Amerikada 49 yaşına çıkmıştır. ın menopoz dönemini yaşayacak yaşa ulaşması 19. yüzyılın sonlarına doğru mümkün olmuştur. Bu nedenle çağlar boyu menopoza girme yaşı yaklaşık 150 yıllık bir dönem boyunca incelenebilir durumdadır.Aşağıdaki resimde yükselen eğri ın ortalama süresindeki ışı gösterirken, yatay çizgi menopoza girme yaşını göstermektedir.

Yorumlar

MEME KANSERİ NEDEN OLUR ?

Yorumlar

STRES NASIL OLUR ?

STRES NASIL OLUR ?
Bunun nedenini araştırmak için geniş bir alan çalışması yapılıyor. alışkanlıklarından tarzına kadar pek çok değişken araştırılıyor. Ülke geneline göre tespit edilen farklılıklar şunlar: Cadillac arabalar ve lükse düşkk, tüketim çılgınlığı daha az. Hızlı yaşantı tarzı benimsenmemiş. Muhafazakârlığa ve geleneklere önem veriliyor. destekleri çok güçlü, yaşlılar içerisinde çok büyük saygı ve görüyorlar. 60’lı yılların sonunda değişkenler tekrar inceleniyor. 55 yaş grubunda kalp krizi ölüm oranı ABD geneline yaklaştığı gözleniyor. Değişen bir şey daha var, insanlar daha lükse düşkün, bireysellik ve bağımsız yaşama isteği bencillik boyutuna ulaşmıştır. Bilimsel sonuç: “kültüre bağlı destekleyici özelliklerin değişmesi.”1 ve İnanç birbirlerini tamamlayan unsurlardır. ü tarzına dönüştüren şey de inanç gücüdür. STRES NEDİR? İnsanın iç dengesini ve uyumunu bozan zorlama olarak tanımlanır. Fakat kedisi öldüğü için depresyona girecek derecede incinebilir bir kişi, kimsenin dayanamayacağı bir acıya dayanabilmektedir. Bu nedenle stres kişiden kişiye değişebilen bir kavram olarak kabul edilmelidir.Günümüzde midesi yanan, başı ağrıyan, kalbi çarpan, göğsü sıkışan, endişe ve tedirginlik içindeki insanlar, rahatsızlığı ile stres arasındaki ilişkinin genellikle farkındadırlar. . Bu salgılar kısa ve geçici durumlarda dokuları koruyucu, uzun salgılamalarda ise hastalık yapıcıdırlar (hipertansiyon, ülser…) Son yapılan araştırmalar tolere edilemeyen stresin vücutta savunma sistemini zayıflattığı, savunma sisteminin zayıflaması gizli ve bastırılmış önemli hastalıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği görüşünü doğrular niteliktedir. İran Şahı’nın, İsmet İnönü’nün, Nixon, Faruk Gürler’in siyasi kayıplarından kısa süre sonra ağır hastalıklara yakalanmalarında, yaşadıkları yoğun stresin büyük rolleri olmuştur. Stresi tanımak onu kontrol edebilmenin ilk adımıdır.Stresin Kaynağı: Bireyin herhangi bir uyarana verdiği anlam o uyarının stresör olup olmadığını kararlaştıracaktır. Bir kişi düşününüz ı çok seviyor ve ölümden çok korkuyor. Bir gün kalbinde bir çarpıntı olur ve vücudunun bir tarafı uyuşur. Kalp krizi ihtimali veya felç geçirme korkusu içinde uyanmaya başlar. En büyük olan ı tehdit altındadır. Hekim hekim dolaşarak ikna olmaya çalışmaktadır. Fakat evrenin nı beş duyu ile çözemeyen pozitif ölüm konusunda çaresizdir. Yapılabilecek iki şey vardır: 1) İçki ve eğlenceyi yoğunlaştırarak devekuşu rolüyle gerçeklerden kaçmak. 2) Gerçek inancın verdiği teslim ve tevekkülle kadere sığınmak. İnançtaki lezzet o kişi için mânevî bir ilâç gibi edici olmuştur. Strese vücudun cevabı: Geçici kısa süreli stresle uzun süreli tekrarlayan stresin bedendeki tesirleri farklı olmaktadır. Bir durum beyin tarafından alınır ve tehlike olarak değerlendirilirse stres reaksiyonu başlar. Beyinde kortizol ve betaendorfin hormonları böbreküstü bezinden Adrenalin maddesi salgılanır Aşağıdaki belirtilerin bir kısmını kendisinde gören onunla baş edebilmek için çalışmaya başlamalıdır. Birleşik Devletlerinin Pensilvanya Eyaletinin Roseto isimli kasabasında 1960 yılındayız. İtalyan asıllı Katolik Amerikalıların oturduğu bu kasabanın özelliği koroner kalp hastalıklarının ABD geneline göre düşük olması. ABD’de kalp krizinden ölüm oranı 1000 kişide 3,5 olmasına karşılık bu bölgede 1000 kişide sadece 1 olarak bulunmaktadır. Roseto’da ülser başta üzere bir çok hastalık da, ülke ortalamasının altındadır. -Saldırganlık veya kayıtsızlık. -Sıkıntı, gerilim hali, sinirlilik -Neşesizlik, durgunlaşma -Dinlenmekle geçmeyen yorgunluk -Unutkanlık, korkulu rüyalar -Karamsarlık, yalnızlık hissi -Yersiz suçluluk duyguları -Organik bir açıklaması olmayan: Ağız kuruluğu, üşüme titreme, vücutta uyuşma, karıncalanma hissi; sebepsiz çarpıntı soğukluk veya hisleri, baş ağrısı, baş dönmesi, idrar sıklaşması, mide bulantısı, kusma, ishal, uyku ve bozuklukları, konuşma kleri, uykuda diş gıcırdatma, gürültü ve sese karşı aşırı duyarlılık. “Bu belirtiler 3 günden fazla sürerse hekime gidilmelidir.” Diğer insanlara yardım edebilmek için onlardaki stres belirtilerini bilmemizde fayda vardır. 1 yaşında bir çocuk düşününüz, en mutlu anının ne olduğu sorulduğunda konuşa bilse herhalde şunu söyleyecektir: “Herhangi birşeyden hatta annemden korkup onun kucağına sığındığım andır.” İşte insanda dua ile yalnız olmadığını anlayacaktır. Duanın üç önemli psikolojik faydası vardır: 1. Problemlerini kelimelerle ifade etmeye imkan verir. Problemin karışık ve belirsizlikten kurtulmasına yardım eder. 2. Dua kişiye yükünün paylaşıldığı, yalnız olmadığı duygusunu verir. En çaresiz ve ümitsiz durumlarda her şeyi duyan, her şeyi bilen ve gücü yeten bir kudrete inanmak, sığınmak ve güvenmek o kişiye sakinlik ve huzur verir. Güven duygusunun gelişmesine ve korkularını yenmesine yardımcı olur. 3. Çaresiz kişi pasiftir, bir şey yapamamaktadır. Böylece “yapmak” konusunda bir adım atmış olur. Gittikçe artan içki, sigara, hap kullanımı, kolay heyecana kapılma, ani patlamalar, öfke hali, yetersiz , çocuksu tepkiler, huzursuzluk, gereksiz riske girme, eleştiriye aşırı duyarlılık.2 DEĞİŞEN YÜCE DEĞERLER Ergenlik dönemine yaklaşmış bir genç düşününüz kimlik duygusu gelişmek üzere ve idealleri ile özdeşim kurmaya başlayacak. Bu gencin önüne sunulan Batı tarzı yaşantı biçiminin önerisi ile bu genç diyecektir ki: “Zengin olmalıyım, meşhur olmalıyım, dünyaya bir defa geliyorum ın tadını çıkarmalıyım, evim, arabam, larım olmalı, kimse bana karışmamalı.” Ego idealinde hedef değer olarak bu öneriyi benimseyen gencin ını şu davranış ve düşünce kalıpları şekillendirecektir: “Amacıma ulaşmam için en önemli aracım paradır” “Toplumda beğenilen, kabul gören kişiler gücü olanlardır.” “Parasız rahat yaşamak mümkün değildir.” “Parası olan nasıl ırsa kazansın saygın duruma gelmektedir” Bunlar gibi kabul gören günümüzde ön plana çıkarak değişen değerlerin hem bireysel hem toplumsal sonuçları olacaktır. İnsanlar farkında olmadan bir yarışma ortamında kendilerini bulmaktadırlar. Bireyler daha bencil, çıkarcı ve tüketim çılgını hâline gelmektedir. Sevgisiz ve acımasız insanlar daha başarılı olabilmekte, insanlar zengin olabilmekte ama mutlu olamamaktadır. Batı tarzı yaşantı biçiminde tahtından inen yüce değerler; “Emek, çalışmak, dürüst , insanlara faydalı , iyilikte yarışmak, yardım sever , kavgacılığı değil acıma duygusunu ön plana çıkarmak, tüketim çılgınlığı değil yetinme duygusu” değil midir? Bugün batı toplumlarında neticelere göre stresin ve depresyonun anlamlı biçimde ışında yüce değerlerin geri plana itilmesinin rolü yok mudur? İnsanlardaki dizginlenemeyen hırs, düzeyinin yükseldiği kişinin gücünü aştığında ne kadar varlıklı olursa olsun fakir konumuna düşer ve böylece önlenemez stres başlar. Yetinme duygusu ne büyük şans ve zenginliktir. İNANÇLARIN ROLÜ Yirmi birinci yüzyıla doğru hızla yol alan dünyamızda ozon tabakasının delinmesinden çok çevreyi kaplayan kabul edilebilirliğin çok üstündeki stres atmosferlerinin önemi gündemimizdedir. Batı adamları insanları hem zengin ve hem mutlu yapabilmek için büyük projeleri yürütmektedirler.3 ABD Morrishtown Stres Tanı ve Merkezi müdürü Dr. William Rosenblatt, yapılan uzun araştırmaların sonuçlarını şöyle özetlemektedir: Evli insanlar bekârlardan, dengeli beslenenler bozukluğu olanlardan, içki ve sigara kullanmayanlar tiryaki ve alkoliklerden, yapanlar hantal insanlardan, sağlam î inanca sahip olanlar sızlardan daha az strese maruz kalmaktadırlar. İnanan ın en önemli sığınağı duadır.

Yorumlar

SÜNNET NEDİR NASIL OLUR?

SÜNNET NEDİR NASIL OLUR?
Sünnet sonrası çocuk ne zaman oynayabilir? Sünnet sonrası yaklaşık 2-4 hafta sonra oynamasına müsaade edilmektedir. Erken dönemde oynamaya başlayan çocuklarda yara iyileşme süreci içinde şişlik, kanama ve iltihaplanma riski artmaktadır. Sünnet sonrası çocuk ne zaman bisiklet kullanabilir? Sünnet sonrası bisiklet kullanmasına sünnetten 4 hafta sonrasında izin verilmektedir. Sünnet sonrası çocuk ne zaman denize girebilir? Sünnet sonrası denize girme yapılan sünnetin tipine ve çocuğun yara iyileşme sürecine bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık 7-10 gün sonra izin verilmektedir. Türklerin İslam ile tanışmalarını takiben bu geleneği de yaşattıkları bilinmektedir. Zaman içerisinde dini ve toplumsal bir seramoni haline getirilmiş ve Osmanlı döneminde kutsal bir dini tören olarak kabul edilmiştir. Sünnet konusunda dünya çapında en geniş ve tek kaynak olan Vehbi’ nin Surnamesi’ nde (Surname-i Vehbi) belirtildiğine göre III. Ahmet zamanında (1720) hazırlıklar hariç sadece kutlamalar yaklaşık 15 gün sürmekteydi. Sünnet zamanla yalnızca dini bir tören olmaktan çıkmış, kutlama, şenlik, güç gösterisi, aşiret yada eşraf genişliğinin sergilendiği toplumsal bir tören haline gelmiştir. Sünnet toplum geleneğinde oldukça geniş yankı bulmuştur. Sünnet olmanın faydaları nelerdir? - Sünnet idrar yolu iltihabı oluşumunu azaltmaktadır. Bu nedenle tekrarlayan idrar yolu iltihabı olan bazı çocuklarda sünnet derisinin enfeksiyona zemin hazırlayabileceği düşünülerek sünnet önerilmektedir.- Doğuştan ürolojik organ anomalisi olanlarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu oluşma ihtimalini azaltmaktadır.- Sünnet derisinin penis baş kısmına yapışarak idrar akım hızını yavaşlatması (fimozis) yada sünnet derisi iltihabı riski azalmaktadır.- Penis kanseri oluşma ihtimalini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.- Çocuğun ileri yaşamda cinsel yönden erken boşalma riskini azalttığı bilinmektedir.- Sünnet derisinden salgılanan sıvı ortadan kalkacağından kişide yeterli hijyen sağlamaktadır.- Sünnetli erkeklerin eşlerinde rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) daha az görülmektedir.- Cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülmesini azaltır.- İçinde bulunduğumuz toplumda olmanın şartlarından kabul edildiğinden ileriki yaşamda cinsel yeterlilik duygusu ve psikolojik tatmin hissi sağlamaktadır. Sünnet için en uygun yaş hangisidir? Sünnet yaşı çok çeşitli bilimsel kaynaklarda değişik rakamlarla ifade edilmiştir. Son zamanlarda yeni doğan çocukluk döneminde yapılması gerektiğini savunan adamlarının sayısı giderek artmaktadır. Bununla birlikte genel kabul yada görüş, çocuğun 2 yaş altında veya 6 yaş üzerinde yapılması gerektiği yönündedir. İki yaş altı çocukların gerek ağrı kontrolü ve gerekse sünnet sonrası ı nispeten daha kolay olmaktadır. 3-6 yaş arası çocuklarda özellikle psikolojik travma oluşturacağı endişesi ile sünnet önerilmemektedir ancak tıbbi zorunluluk varsa her yaş grubunda yapılabilmektedir. Altı yaş sonrası çocukla iyi diyalog kurulabileceğinden ve çocuğun iyi ile kötüyü ayırt edebilir kabul edildiğinden yapılması uygun olacaktır. Sünnet öncesi çocuğa neler yapılmalıdır? Sünnet öncesi çocuk psikolojik yönden mutlaka hazırlanmalıdır. Bu nedenle çocuğun konuşulanları anlayabilir yaşta ve olgunlukta olması idealdir. Çocuğa sünnet hakkında doğru tıbbi bilgilendirme yapılmalıdır. Sünnet ile penisinin tamamının kesileceği, bıçakla kesileceği, şiddetli ağrı duyacağı, sünnet sırasında ağzına lokum tıkılarak boğulacağı gibi korkuların yersiz olduğu aktarılmalıdır. Çocuğun sünnet ile ilgili zihninde oluşturduğu anlaşılmalı ve burada yanlış bilgilenme varsa mutlaka düzeltilmelidir. Sünnet kararı çocuğun rızası alınarak yapılmalıdır. Sünnet öncesi bir ürolog muayenesi uygun olacaktır. Doğuştan görülen penis bozukluklarının bir kısmında sünnet yapılması sakıncalıdır. Bu nedenle doğuştan bir bozukluk olup olmadığı, çocuğun yumurtalarının torbada olup olmadığı, penis derisinin yapışıklığı gibi pek çok durum muayene sırasında anlaşılmakta ve gerekirse ailenin sünnet talebi reddedilerek mevcut hastalığın tedavisi önerilmektedir. Çocuğun muayene esnasında ürologla kuracağı diyalog da önemlidir. ve hoşgörü ile çocuk bir yandan bilgilendirilirken öte yandan muayene edilmelidir. Sünnet öncesi ailenin çocuğu hazırlığı oldukça önemlidir. bu hazırlığı tamamlayarak hekime başvurduğunda ürolog ile çocuk arasındaki diyalog ve sonrasında uygulanacak sünnet işlemi daha kolay olmaktadır. Aşırı ajitasyon, korku ve saldırganlık gösteren çocuklar için düşük dozlarda sakinleştirici ilaçlar kullanılabilmekle birlikte buna nadir durumlarda ihtiyaç duyulmaktadır. Sünneti kimin yapması idealdir? Ülkemizde sertifika sahibi sağlık memurları da dahil üzere pek çok sağlık çalışanı tarafından uygulanmaktadır. Sünnet öncesi ve sonrası oluşabilecekler dikkate alındığında bir ürolog tarafından yapılması en ideal olanıdır. Sünnet sadece küçük bir cerrahi işlem olarak algılanmamalı bir “penis ameliyatı” olarak düşünülmelidir. Penis hastalıklarını çocuklarda ve erişkinlerde cerrahi yöntemle deneyimine en çok sahip olan da ürologlardır. Bu nedenle sünnet sonrası oluşan bir problemle birlikte sizi ürologa göndermelerinden önce sünneti başından itibaren bir ürolog yardımı ile gerçekleştirmeniz en uygun olanıdır. Unutmayın ki bir çıktığında tedavisini yine ancak bir ürolog yapabilecektir. Sünnet en uygun hangi ortamda gerçekleştirilmelidir? Sünnet sırasında ideal hijyenik ortamın sağlanması, cerrahi ve tıbbi malzeme tedarikinin kolaylığı, oluşabilecek her türlü problemin rahatlıkla çözümlenebilmesi dikkate alındığında en ideal ortam ameliyathanedir. Ameliyathane koşullarında yapılan sünnet en güvenilir ortam olarak kabul edilmektedir. Sünnet için hangi anestezi yöntemi uygundur? Sünnet genel yada lokal anestezi ile yapılabilmektedir (Dorsal penil sinire ilaç uygulaması yoluyla ağrı blokajı, penis kökünde veya gövdesinde halka tarzında ağrı blokajı, çeşitli kremler yada speryler yardımıyla topikal anestezi uygulaması). Çocuğun yaşına, mevcut hastalıkları olup olmadığına, ailenin tercihine ve mevcut imkanlara göre en uygun anestezi yöntemi kararı birlikte belirlenmektedir. Her iki anestezinin de komplikasyon riskleri ile birlikte tartışılmakta ve birlikte bir karara varılmaktadır. Sünnet için uygulanan hangi yöntemler vardır? Açık (klasik) cerrahi yöntem : Bu yöntemde sünnet derisi bir klemp yardımıyla sıkıştırılmakta ve bistüri yada cerrahi makas ile sünnet derisi kesilerek çıkarılmakta ve kanayan damarlar bağlanarak kanamalar kontrol altına alınmaktadır. Sonuçta birkaç adet dikiş de atılarak işleme son verilmektedir. Diğer tüm tanımlanan yöntemlere karşı en etkili ve kabul gören yöntem klasik cerrahi yöntemdir.Soyarak çıkarma yöntemi : Sünnet derisi önce bir bistüri yardımıyla çizilmekte ve takiben künt makas yardımıyla deri kesilmeksizin soyularak çıkarılmaktadır. Kanamanın daha az görülüyor olması ve daha olması bir avantaj gibi görülse de işlem süresinin uzunluğu bir dezavantaj olarak kabul edilmektedir.Koter yöntemi : Sünnet derisi makas yada bistüri ile kesilmez. Deri bir elektrikli koter yardımı ile yakılarak, dağlanarak çıkarılır. sünnet nasıl uygulanmaktadır? Klitorisi örten derinin çizilip kısmen koparılması en hafif şeklini oluşturmaktadır. Genellikle sünneti denildiği zaman klitorisin kesilip çıkarılması anlaşılmaktadır (klitorektomi). Bunun yanı sıra klitoris kesildikten sonra labium minusların dikilip kapatılması ve sadece adet kanının akabileceği bir boşluk bırakılması gibi yöntemler de uygulanmaktadır. Bu yöntemlerle ın cinsel haz alması önlenmektedir. Bu işlemin yapıldığı ülkelerde ın evleninceye kadar sadakatini koruması için yapıldığı inanışı hakimdir. Tecavüzden korunma maksatlı olarak da uygulanabilmektedir. Firavun’un daha çok üremeyi önleme ve cinselliğini köreltme maksatlı olarak bu işlemi yaptırdığı bilindiğinden “Firavun Sünneti” olarak da adlandırılmaktadır. Hiçbir semavi dinde önerilmemesine rağmen Somali’de % 99, Etyopya’da % 90, Sudan’da ise % 85 oranında bu yöntemler uygulanmaktadır. Geçmişte denenmiş olmakla birlikte yara iyileşmesi ile görülen problemler nedeniyle günümüzde terkedilmiş bir yöntemdir. Sünnet derisinin kesilmesi değil de kanamanın kontrolu için koter kullanılmasının sakıncası yoktur. yöntemi : Özel geliştirilmiş cihazları ile kanama olmaksızın geçmişte yapılmış ancak günümüzde terkedilmiştir.Çan yöntemi : İki metal çan parçası arasına yerleştirilen sünnet derisi metallerden birinin diğeri üzerinde kaydırılarak dokuyu koparması prensibine dayanmaktadır. Dokuda oluşan hasar ve ödem fazla olduğundan tercih edilmemektedir. arasında “doğuştan peygamber sünnetli” olarak bilinen çocuklar sünnet edilmeli midir? Peygamber sünneti olarak bilinen durum tıpta “Hipospadias” olarak bilinen doğuştan görülen bir idrar deliği anormalliğidir. Burada idrar deliği normalde penisin baş/orta kısımda bulunması gerekirken daha aşağıdadır. Doğumsal bir bozukluk olup mutlaka ürologa muayene ettirilmeli ve bu çocuklar sünnet edilmemelidir. Ürolog ile idrar deliğini normal yerine taşır ve akabinde de sünnetini gerçekleştirir. Hastalığın tedavisi için sünnet derisi gerekebileceğinden ürolog dışındaki kişilerin bu hastalara sünnet uygulaması yasal olarak da sorumluluk doğurmaktadır. Sünnet sonrası ne gibi sorunlarla karşılaşılabilir? Kanama: Sünnet sonrası nadiren de olsa erken yada geç dönemde görülebilir. Çoğunlukla herhangi bir müdahale gerekmeksizin baskılı pansuman ile kanama durur. cinsel organı penisin baş kısmını kapatan ve prepisyum olarak bilinen derinin cerrahi yöntemlerle kesilerek çıkarılması işlemine sünnet (sirkumsizyon, circumcision) denilmektedir. A.B.D.’de en sık uygulanan pediatrik cerrahi işlemdir. Dünyada bulunan nüfusunun yaklaşık 1/6’i sünnetlidir. Sünnetin çesi Sünnet tarihinin milattan önceki dönemlere ait olduğu tarihi eserlerdeki görsel yapıtlarda, eski Mısır mezarlarından anlaşılmaktadır. Eski ve Yeni Ahit’te, sünnete çok sayıda atıf yapılmaktadır. İlahi dinler dönemlerinde de uygulanmış olup Musevilik ve İslam’da dini bir gelenek halini almıştır. İbrahim peygamberin torunu olan İslam peygamberi Hz. Muhammed kendi çocuklara sünnet yapılmasını ısrarla tavsiye etmiştir. Arap geleneklerine göre peygamberin önerisi ile o dönemde doğumdan sonraki 7 gün içerisinde sünnet yapıldığı bilinmektedir. Hz. Muhammed oğlu Kasım’ı ölmeden önce sünnet ettirdiği rivayetler arasındadır. Yine sünnetle birlikte ikram edilmesi de o dönemin arab gelenekleri arasında bilinmektedir. Aileleri en çok endişelendiren durumdur. Kanama olduğunda tedirgin olmaksızın ürologunuza başvurunuz. Gerekli müdahale ile altta yatan bir kanama bozukluğu olmadığı sürece kolayca kanama kontrol altına alınacaktır.Ağrı: Sünnet sonrasında yapılan lokal anesteziğin etkisine bağlı olarak 1-3 saat içerisinde başlar. Ağrı kesicilerle rahatlama sağlanabilir. Ürologunuz siz ayrılırken reçetenizi düzenlediğinde bir ağrı kesici de ilave edecektir. Ağrı sünnet sonrasında giderek azalır ve çocuk penisini bir yerlere sürtmedikçe bir daha tekrarlamaz.Enfeksiyon: Sünnet sırasında (genellikle ameliyathane dışında yapılan sünnetlerde, toplu sünnetlerde, steril malzeme kullanılmadığı durumlarda) veya sonrasında (yeterli temizlik kurallarına riayet edilmediğinde, iç çamaşır uzun süre kullananlarda, pansuman yapılmayanlarda) görülebilmektedir. Yara iyileşmesinde gecikme, yarada aşırı şişlik ve kızarıklık, yara üzerinde sarı renkli irin tabakası bulunması yada akması durumunda vakit geçirmeksizin bir ürologa başvurulmalı ve başlanmalıdır.Şişlik (ödem): Penise yapılan cerrahi işlem yada bağlanan damarlara bağlı olarak görülebilir. Çocuk sünnet sonrası erkenden ayağa kalkacak olursa daha sık görülür. Yaklaşık 7-10 gün içerisinde şişlik azalarak kaybolur.Penis başının kesilmesi sonucu kısmi yada tam kopma: Acil ve önemli bir durumdur. Mutlaka bir ürolog muayenesi gerektirir. Gecikmiş yara yeri iyileşmesi: Normal sünnet yarası 7-10 gün içinde iyileşir. Gecikmiş yara yeri iyileşmesi olan çocukların değerlendirilmesi ve sorunun araştırılması gerekir.İdrar deliğinin ağız kısmında iltihap oluşması (meatit)Sünnet derisinin çok çıkarılması, aşırı kaybıYetersiz doku çıkarılmasıKesi yapılırken idrar kanalının hasar görmesi ve normal deliğin dışında ikinci bir delikten idrar akması (fistül) Sünnet hangi çocuklara yapılmamalıdır? Doğumsal penis anomalisi olan çocuklara kesinlikle sünnet yapılmamalıdır (Hipospadias, epispadias gibi). Bunun yanı sıra ciddi solunum yetmezliği olanlara, kalp yetmezliği olanlara, sistemik hastalığı bulunanlara, kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlara, gününden erken dünyaya gelen çocuklara (prematüre) yapılmamalı yahut doktor gözetiminde yapılmalıdır. Sünnet sonrası ne zaman çocuk ayağa kalkabilir? Sünnet işleminden hemen sonra ayağa kalkabilir ancak oldukça erken dönemde uzun süreli ayakta kalma sonucu, iyileşme sırasında peniste aşırı şişkinlik oluşabilir. Bu nedenle özellikle sünnetten sonraki ilk 24 saat içerisinde mümkün olduğu kadar yatak istirahati tavsiye edilmektedir. Sünnet sonrası çocuk banyo ne zaman yapabilir? Sünnet sonrası yara iyileşmesi yaklaşık 7-10 içerisinde tamamlanmaktadır. Bu nedenle çocuk, sünnetten bir hafta sonra rahatlıkla banyo yapabilecek duruma gelmektedir. Sünnet sonrası dikişler ne zaman alınacak? Sünnet işlemi sırasında konulan dikişler eriyebilir özelliktedir. Bu nedenle dikişler alınmaz, kendiliğinden eriyip düşmesi beklenir. Sünnet sonrası sargı ne zaman çıkarılmalıdır? Sünnet sonrası sargı genellikle 24 saat sonra çıkarılmaktadır. Daha erken dönemde düşen sargılar için tedirgin olacak bir durum yoktur. Kanama ve sargıda idrardan dolayı aşırı ıslanma yoksa sargıyı erkenden çıkarmaya gerek yoktur. Sargı kendiliğinden düşecek olursa aşırı kanama olmadığı takdirde yeni sargı koymaya da gerek yoktur. Sünnet sonrası pansuman ne zaman, kim tarafından yapılmalıdır? Sünnetten 24 saat sonra (şayet sargı konulmuşsa sargı çıkarılarak) pansuman önerilmektedir. İlk sargıyı sünneti yapan ürologun çıkarmasında fayda vardır. Böylelikle yara yerini de rahatlıkla değerlendirecektir. Bundan sonra yeniden sargı konulmamaktadır. Bu nedenle pansumanı doktorun önereceği ilaçlar ile uygun biçimde hasta yakınları da sonrası yapabilmektedir. Sünnet yarası kaç gün içerisinde iyileşmektedir? Sünnet sonrası yarada tam iyileşme yaklaşık 7-10 gün içerisinde gerçekleştmektedir. Yapılan sünnetin tipi de bu iyileşme süresi üzerinde etkilidir. Yine her çocukta yara iyileşme süreci farklılık arz edebilmektedir. Bu süreden daha kısa yada daha uzun sürede yara iyileşmesinin tamamlanması mümkündür. “Bugün sünnet yarın ” tarzındaki yaklaşımlar, tercih edilen sünnet şekline göre değişmekle birlikte, bilimsel dayanağı olmayan ticari bir yaklaşımı çağrıştırmaktadır. Yenidoğan bebeklere sünnet yapılması uygun mudur? Günümüzde Birleşik Devletleri dahil üzere pek çok batılı adamı tarafından yenidoğan döneminde sünnet önerilmektedir. Yine bu ülkelerde ve yurdumuzda bazı üniversite hastaneleri yenidoğan kliniklerinde zorunlu olarak sünnet uygulaması uygulanmaktadır. Buna karşın yenidoğan döneminde yapılmasının kısmi sakıncalarını dile getiren yayınlar da bulunmaktadır. Yenidoğan döneminde sünnet uygulamasını savunan ürologların sayısı her geçen gün artmaktadır. Toplu sünnet uygulamalarının tıbbi ve etik boyutları açısından değerlendirilmesi…. Toplu sünnet uygulamaları son zamanlarda belediye ve hayır kurumlarının destekleri ile giderek yaygınlaşmıştır. Dini bir görevi yerine getirmenin mutluluğunu çocuklarla paylaşan bu kuruluşların sünnet öncesi belli koşulları sağlamaları tıbben zorunludur. Bu işe girişen kurum yada kuruluşlar; - olabildiğince steril bir sünnet ortamı- yeterli steril tıbbi malzeme- yeterli sayıda hekim - yeterli sayıda yardımcı sağlık personeli - çocuklar için psişik destek sağlamaları zorunludur. Toplu sünnet uygulamaları esnasında genellikle yukarıda sayılan kuralların ihlal edildiğini gözlemleyen hekimlerin büyük bir bölümü, bu uygulamaya karşı çıkmaktadırlar. Toplu sünnet uygulamaları Deontologlar ve Tıbbi Etik uzmanları arasında rağbet görmemektedir. sünnet olur mu? Dünyada; - her yıl iki milyon yeni kadına sünnet yapıldığını- her gün altı bin Afrika’lı çocuğuna sünnet yapıldığını- sünnetli sayısının toplam 80-132 milyon civarında olduğunu biliyor muydunuz? (WHO:Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre) Bazı toplumlarda gelenek gereği sünnet edilmektedir. Eski Mısır uygarlığından beri uygulanan bir yöntemdir. Burada genital uyarı organı olan klitoris kesilerek koparılmakta ve cinsel haz organı köreltilmektedir. “Mutilasyon” olarak isimlendirilen bu durum tıbben önerilmemektedir. Buna rağmen Afrika’da yaklaşık 30 farklı ülkede, Arap yarım adasında bulunan Mısır ve Sudan gibi birkaç ülkede, Güneydoğu Asya’da yerleşik yaşamakta olan bazı toplumlarda ve bu ülkelerden ve ’ya göç eden etnik topluluklarda illegal olarak uygulanmaktadır.

Yorumlar

TAMOOXİFEN İLACI NEDİR YAN ETKİLERİ NELERDİR ?

TAMOOXİFEN İLACI NEDİR YAN ETKİLERİ NELERDİR ?

Pek çok ilacın bu konuda ne denli etkili olduğunu kanıtladı.Özellikle son günlerde ABD’de 13.000 ın katılımı ile gerçekleştirilen bir , ilacın yararları konusunda hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak sonuçlar verdi.Bunun sonucunda bugün Amerikalı doktorlar ilacı yalnız kanseri hastalarına değil, sağlıklı kadınlarda da önlem olarak tavsiye ediyor.ABD’deki uygulamanın etkisiyle gelişmiş ülkelerde pek çok doktor ilacın önlem olarak kullanılmasına bakıyor.Ancak Kanadalı araştırmacıların ortaya çıkarttığı sonuçlar, bugün bu uygulamanın düşünüldüğü kadar tehlikesiz olmadığını gösteriyor. Ottawa’ da bulunan Sağlık Analizi ve Modelleme Grubu, çok gelişmiş bir modelinden yola çıkarak, Tamoxifen kullanan ın geleceklerine ilişkin bir projeksiyon geliştirdi.İlacın bugüne değin bilinen yan etkilerinden kanama,kemik yoğunluğunda azalma ve ateş basması başka tehlikeleri de tetiklediği anlaşıldı.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

MİLLET KÖKENLİ AŞI NEDİR TEDAVİSİ VARMDIR ?

MİLLET KÖKENLİ AŞI NEDİR TEDAVİSİ VARMDIR ?

Kimler aşı olmalı?
* Müzmin akciğer hastaları
* İleri kalp hastaları
* Şeker hastaları
* Müzmin böbrek yetmezliği
* Lenf hastaları
* Organ nakli yapılanlar
* 65 yaş üzerindekiler
Pnömokok aşısı 2 yaşın üzerinde çocuklar için, kan hastalığı (orak hücreli anemi), böbrek yetmezliği ve HIV taşıyıcısı olanlara önerilmektedir.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

DİYABET NEDİR NASIL MEYDANA GELİR NASIL OLUŞUR ?

DİYABET NEDİR NASIL MEYDANA GELİR NASIL OLUŞUR ?

Read the rest of this entry »

Yorumlar

« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0; Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0;

eXTReMe Tracker