Kısa Dalga Diatermi
KISA DALGA DİATERMİ
VAKIF GUREBA HASTANESİ
FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASTON KLİNİĞİ
DiatermiDiatermi: “ısı vasıtası”, 1907 : “ vasıtası”, 1907 NagelschmidtNagelschmidt
* Vücut derinliklerinde bulunan dokuların * Vücut derinliklerinde bulunan dokularn ısıtılmasılması
1. Kısa dalga 1. Ksa dalga DiatermiDiatermi
2. Mikrodalga 2. Mikrodalga DiatermiDiatermi
3. 3. UltrasonUltrasonDiatermiDiatermi
Yüksek Frekanslı AkımlarYüksek Frekansl Akımlar
* 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip * 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip alternatif akımlardır.alternatif akmlardr.
* Alçak ve orta frekanslı akımlar gibi dokuda * Alçak ve orta frekansl akmlar gibi dokuda uyarı meydana getirmezleruyarı meydana getirmezler
Kısa Dalga Diatermi
KISA DALGA DİATERMİ
VAKIF GUREBA HASTANESİ
FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASTON KLİNİĞİ
DiatermiDiatermi: “ısı vasıtası”, 1907 : “ vasıtası”, 1907 NagelschmidtNagelschmidt
* Vücut derinliklerinde bulunan dokuların * Vücut derinliklerinde bulunan dokularn ısıtılmasılması
1. Kısa dalga 1. Ksa dalga DiatermiDiatermi
2. Mikrodalga 2. Mikrodalga DiatermiDiatermi
3. 3. UltrasonUltrasonDiatermiDiatermi
Yüksek Frekanslı AkımlarYüksek Frekansl Akımlar
* 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip * 1 Mhz ve üzerindeki frekanslara sahip alternatif akımlardır.alternatif akmlardr.
* Alçak ve orta frekanslı akımlar gibi dokuda * Alçak ve orta frekansl akmlar gibi dokuda uyarı meydana getirmezleruyarı meydana getirmezler
* Boşlukta hızları 300.000 km/* Boşlukta hzlar 300.000 km/h’dırh’dır..
* Hızları sabittir ve dalga boyu=h/f (yani * Hzlar sabittir ve dalga boyu=h/f (yani dalga boyu ve frekans ters orantılıdır.)dalga boyu ve frekans ters orantılıdır.)
YFA ÖzellikleriYFA Özellikleri
* Bu akımlar çok kısa sürelerle yönlerini * Bu akımlar çok ksa sürelerle yönlerini değiştirdiklerinden insan vücudundan geçerken değştirdiklerinden insan vücudundan geçerken elektroliz olaylarına ve adeleadelekasılmalarına kasılmalarına neden olmazlar.neden olmazlar.
* Su içeriği yüksek kaslar ve iç organlar * Su içeriği yüksek kaslar ve iç organlar YFA’ıYFA’su içeriği düşük, yağ ve kemik dokularına göre su içeriği düşük, yağ ve kemik dokularna göre 10 kez daha iyi iletirler.10 kez daha iyi iletirler.
YFA’lardaYFA’lardaortaya çıkan ısıortaya çkan ısı::
* Akım gücünün karesi ile doğru orantılıdır* Akm gücünün karesi ile doğru orant
* İletkenin rezistansıyla doğru orantılıdır* İletkenin rezistansyla doğru orant
* Akımın * Akn geçtiğigeçtiğsüre ile doğru orantılıdırsüre ile doğru orantılıdır
* Etkili bir tedavi için doku ısısının 40-45 dereceye kadar yükseltilmesi gerekir.
* Subkutanyağ dokusu ısının derinlere iletilmesine engel olur.
* Diatermiyöntemleri ile cilt bariyerikolayca geçilir.
DiatermiDiatermiile dokularda oluşturulan ısıile dokularda oluşturulan değerlerideğerleri::
* Enerji kaynağının gücü* Enerji kaynağn gücü
* Uygulama yöntemleri* Uygulama yöntemleri
* Dokuların fiziksel özellikleri* Dokuların fiziksel özellikleri
* Dokuların kan dolaşımı ve refleks yanıt * Dokuların kan dolaş ve refleks yant
ile ilgilidir.ile ilgilidir.
Derin dokları ısıtmaya çalışırken dikkatDerin doklartmaya çalışırken dikkatedilmesi gerekenleredilmesi gerekenler::
*Uygulanan manyetik alanın büyüklüğü*Uygulanan manyetik alann büyüklüğ
*Manyetik alanın kesit yeri*Manyetik alanın kesit yeri
*Manyetik alanın doku yüzeyine olan *Manyetik alanın doku yüzeyine olan doğrultusudoğrultusu
Kısa Dalga Diatermi
1010-100 mHzfrekansa sahip YFA’ınderin dokuda ısı meydana getirmek amacıyla kullanılmasıdır.
Dalga boyu 3Dalga boyu 3-30 m arasındadır.
Tedavide genellikle frekansı 27,12 Tedavide genellikle frekans 27,12 mHzve dalga boyu 11,06 m akımlarla 22 frekanslı ve 7,5 m dalga boylu cihazlar kullanılmaktadır.
Kısa Dalga cihazının özellikleri
1)AkımKaynağı:Şehir akımıdırŞehir akımıdır
2)Makine Devresi(OssilasyonDevresi):Şehir Şehir akımını istenen kısa dalga frekansına yükseltir.akımını istenen kısa dalga frekansına yükseltir.
3)Hasta Devresi(Rezonans Devresi):Hastaya uygulandığında alanın kapasitesine göre makine devresi ile aynı frekansın elde edilmesini sağlar.
Doku düzeyinde gelişen olaylar:Doku düzeyinde gelişen olaylar:
1)1)İyonik Hareket İyonik Hareket
2)2)DipolDipolRotasyonuRotasyonu
3)3)Moleküler Moleküler DistorsiyonDistorsiyon
YFA YFA larlalarlameydana gelen ısı oluşumunda en meydana gelen oluşumunda en fazla fazla iyonik hareketiniyonik hareketinrolü vardır.rolü vardr.
Uygulama Şekli
*Önce cihaz test edilmelidir
-Floresanlamba tekniği
-Terapist elini elektrodlarınarasına sokarak sıcaklık duymayı bekler.
*Tahta masa kullanılmalıdır.
*Tedavi edilecek alan kuru ve çıplak olmalıdır.
*Hasta üzerinde herhangi bir metal olmamalıdır.
*Elektrodlaruygun şekilde yerleştirilmeli ve tedavi süresince konumları bozulmamalıdır.
Uygulama Yöntemleri
1)Elektrodlarınkarşılıklı yerleştirildiği ve tedavi edilecek dokunun elektrodlarınarasında bulunduğu uygulama şekli:şekli:Kondansatör(Kondansatör(KapasitörKapasitör))Alan YöntemiAlan Yöntemi
2)Kablo şeklindeki elektrodlarınekstremiteleresarılması veya kendi etrafında sarmal şekle getirilerek uygulanması:İndüksiyonİndüksiyonYöntemiYöntemi
Kondansatör Alan Yöntemi
Elektrotlar tedavi edilecek alanın iki yanına Elektrotlar tedavi edilecek alann iki yanna yerleştirilerek uygulanır.
Akım verilince Akm verilince elektrodlararasında hızlı değişim gösteren bir elektriksel alan oluşur.
Elektriksel alan içindeki dokularda iyon Elektriksel alan içindeki dokularda iyon hareketi,hareketi,dipoldipolhareketi ve moleküler hareketi ve moleküler distorsiyondistorsiyonortaya çıkarak ısı meydana gelir.ortaya çkarak meydana gelir.
Kondansatör alan yönteminde ortaya çıkan ısıKondansatör alan yönteminde ortaya çıkan ısı elektrik alanın içinde meydana gelen kuvvet elektrik alanın içinde meydana gelen kuvvet çizgilerine ve bunların dağılım özelliklerine çizgilerine ve bunların dağılım özelliklerine bağlıdır.bağlıdır.
En fazla ısı En fazla yüzeyelyüzeyeldokularla,düşük dokularla,düşük impedanslıimpedanslı((dielektrikdielektrikkatsayısı yüksek) katsayısı yüksek) dokularda meydana gelir. dokularda meydana gelir.
Isının Derin dokulardaIsn Derin dokulardaoluşumunun oluşumunun sağlanması için:sağlanması için:
*ElektrodlarınElektrodlaryerleşim şekline yerleşim şekline
*Dokuya uzaklığına*Dokuya uzaklğna
*Birbiri ile ilişkisine *Birbiri ile ilişkisine
*Büyüklüklerine dikkat edilmelidir. *Büyüklüklerine dikkat edilmelidir.
Elektrotları yerleştirirken dikkat Elektrotlar yerleştirirken dikkat edilmesiedilmesigerekenler:gerekenler:
*ElektrodlarlaElektrodlarlacilt arasında birkaç cm boşluk cilt arasnda birkaç cm boşluk olmalıdır.(7,5 cm yi olmalıdır.(7,5 cm yi geçmemelidirgeçmemelidir))
*Her iki *Her iki elektrodunelektroduncilde uzaklığı eşit olmalıdır.cilde uzaklğ eşit olmalıdır.
*ElektrodlarElektrodlartedavi edilecek alandan büyük olmalıdır.tedavi edilecek alandan büyük olmalr.
*Her iki *Her iki elektrodelektrodaynı büyüklükte olmalıdır.ayn büyüklükte olmalr.
*ElektrodlarElektrodlarcilt yüzeyine paralel yerleştirilmelidir.cilt yüzeyine paralel yerleştirilmelidir.
**ElektrodlarElektrodlararasındaki mesafe arasndaki mesafe elektrodlarlaelektrodlarlacilt cilt arasındaki toplam mesafeden büyük olmalıdır.arasndaki toplam mesafeden büyük olmalıdır.
ElektrodlarınYerleştirilme Şekilleri
Elektrodlarınçeşitli şekilde yerleştirilmesiyle farklı alanlar farklı biçimde ısıtılabilir.
a)Çapraz Atış Yöntemi
b)Eş Düzlemli Yerleştirme
c)Karşıt Düzlemli Yerleştirme
d)Tek Kutup Yöntemi
Çapraz Atış Çapraz Atş Yöntemi:ElektrodlarElektrodlarönce bir önce bir yönde yerleştirilir ve tedavi yönde yerleştirilir ve tedavi süresinin yarısında süresinin yarısında elektrodlarelektrodlarbir bir önceki konuma tam dik olacak önceki konuma tam dik olacak şekilde uygulanır.Bu şekilde şekilde uygulanır.Bu şekilde tedavi edilecek alan her yönden tedavi edilecek alan her yönden ısıtılmış olur.Ör:Diz eklemiısıtılmış olur.Ör:Diz eklemi
Eş Düzlemli ş Düzlemli Yerleştirme:ElektrodlarElektrodlartedavi tedavi edilecek yüzeyin aynı tarafına edilecek yüzeyin aynı tarafına yerleştirilir.Omurga için uygun yerleştirilir.Omurga için uygun tedavi şeklidir.tedavi şeklidir.
Karşıt Düzlemli Yerleştirme:Karşt Düzlemli Yerleştirme:En sık En sık kullanılan yöntemdir.kullanılan yöntemdir.ElektrodlarElektrodlartedavi tedavi edilecek alanın iki yanına cilde paralel olacak edilecek alanın iki yanına cilde paralel olacak şekilde yerleştirilir.şekilde yerleştirilir.
Tek Kutup Yöntemi:Tek Kutup Yöntemi:Bir Bir elektrodelektrodtedavi tedavi edilecek alan üzerine yerleştirilir,diğeri ise edilecek alan üzerine yerleştirilir,diğeri ise ilgisi olmayan uzak bir yere konur.O alanda ilgisi olmayan uzak bir yere konur.O alanda yüzeyelyüzeyelısınma sağlanır.nma sağlanır.
İndüksiyon Yöntemindüksiyon Yöntemi
Uygulama indüksiyon bobini ile yapılır.Uygulama indüksiyon bobini ile yapr.
Bobini teşkil eden kabloya çeşitli şekiller verilebilir.Bobini teşkil eden kabloya çeşitli şekiller verilebilir.
En çok uygulanan bobin şekilleri:En çok uygulanan bobin şekilleri:
**MonodMonod:Kablonun bir bobinin iki ucuna bağlanmışKablonun bir bobinin iki ucuna bağlanmış şeklidir.şeklidir.
*DiplodDiplod:Monoda benzer.Ancak aynı kabloda Monoda benzer.Ancak aynı kabloda birbirinden ayrı iki sargı bulunmaktadır.birbirinden ayrı iki sargı bulunmaktadır.
*Sarmal:*Sarmal:KablonunKablonunorta kısmı kendi etrafında orta ksm kendi etrafında dolanarak dolanarak monodmonodgibi yada gibi yada ekstremitelereekstremiteleresarılarak sarılarak uygulanır.uygulanır.
İndüksiyon bobinini teşkil eden kablonun ndüksiyon bobinini teşkil eden kablonun uçları arasında kondansatör yöntemine benzer uçları arasında kondansatör yöntemine benzer şekilde alternatif şekilde alternatif karekterdekarekterdeelektrik alanıelektrik alanımeydana gelir.meydana gelir.
Orta kısım çevresinde ise değişken bir Orta km çevresinde ise değişken bir manyetik indüksiyon alanımanyetik indüksiyon alanıortaya çıkar.ortaya çıkar.
Manyetik alan içerisinde bulunan bir iletken Manyetik alan içerisinde bulunan bir iletken (kan,kas gibi) içinde oluşan elektron (kan,kas gibi) içinde oluşan elektron hareketleri hareketleri EDDY akımlarınıEDDY akmlarınımeydana getirir.meydana getirir.
EddyEddyakımı ile,akımın iletkenliğiyle doğru orantılı ak ile,akımın iletkenliğiyle doğru orantılı olarak bir ısı meydana gelir.Örneğin olarak bir ısı meydana gelir.Örneğin kaslarkaslaren fazla en fazla ısınır.ısınır.
LigamentLigament,tendontendongibi yapılar ısıtılmak isteniyorsa gibi yapılar ısıtılmak isteniyorsa Kondansatör Yöntemi Kondansatör Yöntemi kaslarkaslarısıtılmak isteniyorsa ısıtılmak isteniyorsa İndüksiyon Yöntemiİndüksiyon Yöntemitercih edilmelidir.tercih edilmelidir.
Tedavi edilecek alanda Tedavi edilecek alanda kontraktürkontraktürvarsa,geniş veya varsa,geniş veya girintili çıkıntılı ise kondansatör yöntemi girintili çntılı ise kondansatör yöntemi kullanılamaz,kullanılamaz,indüksiyonindüksiyonyöntemiyöntemitercih edilir.tercih edilir.
Kısa dalga sa dalga ditermiditermiuygulamalarında süre 10 uygulamalarında süre 10 dkdk.dan kısa olmamak üzere 20.dan kısa olmamak üzere 20–30 30 dkdkarasındadır.arasındadır.
KDD tedavileri KDD tedavileri hergünhergünyada haftada 3 kez yada haftada 3 kez yapılmalıdır.yaplmalıdır.
Kesikli Kısa Dalga
‘‘AtermikAtermikDiatermiDiatermi’’
Isı oluşturmayacak dozda kısa dalga Is oluşturmayacak dozda ksa dalga uygulamasıdır.
Uyarılar arasında bir zaman periyodu olması Uyarlar arasnda bir zaman periyodu olması nedeniyle ısı etkileri görülmez,etki daha çok mekanik veya biyolojik değişikliklere bağlıdır.
Saniyede 80Saniyede 80-600 pulsverilir.Pulssüresi 65 mikrosaniyedir.
Ortalama doz 170 Ortalama doz 170 wattwattolmalıdır.olmalr.
Kesikli Kısa Dalga
GenellilleGenellillesürekli kısa dalga sürekli ksa dalga diatermiile aynı endikasyonlar
Yüksek ısının sakıncalı olduğu durumlarda Yüksek n sakncalı olduğu durumlarda ör:Akut ve subakutyumuşak doku lezyonlarındaönerilmektedir.
Yumuşak doku zorlanmaları,yaralanmalarında Yumuşak doku zorlanmalar,yaralanmalarnda ve periferiksinir rejenerasyonlarındadaha iyi sonuç(özellikle SudeckAtrofisi)
DiatermininFizyolojik Etkileri
VazodilatasyonVazodilatasyon
Biyolojik Biyolojik membranmembranfiltrasyonfiltrasyonve ve difüzyondifüzyonözelliğinde artmaözelliğinde artma
KapillerKapillerdamarlarda damarlarda permeabilitepermeabiliteartışıartş
Dokularda metabolizma artışıDokularda metabolizma artş
Enzimlerle ilgili reaksiyonlarda hızlanmaEnzimlerle ilgili reaksiyonlarda hzlanma
Proteinlerin parçalanması sonucu Proteinlerin parçalanmas sonucu polipeptitve histaminaçığa çıkması
Kas dokusunda Kas dokusunda tonusutonusudüzenleyen gama düzenleyen gama liflerinin aktivitesi azalır.liflerinin aktivitesi azalr.
Bağ dokuların Bağ dokularn elastisitesielastisitesiartarartar
Isı artışı ağrı eşiğini yükseltir Is artışı ağrı eşiğini yükseltir
ENDİKASYONLAR
DejeneratifDejeneratifeklem hastalıkları(eklem hastalklarOsteoartritteyangı belirtisi varsa kontrendike)
Kalça eklemi gibi derin eklemlerin Kalça eklemi gibi derin eklemlerin ısıtılmasındalmasnda
RomatizmalRomatizmalHastalıklar(Kronik dönem)Hastalklar(Kronik dönem)
RA ve AS RA ve AS ninnininaktifinaktifdönemleridönemleri
PosttravmatikPosttravmatikeklem eklem lezyonlarılezyonlar
DejeneratifDejeneratifdisk hastalığı disk hastalğ
BursitBursit,tendinittendinit
KrKr. Bronşit,. Bronşit,KrKr.Sinüzit.Sinüzit
KrKr.AdneksitAdneksit
PeriferikPeriferikarter yetmezliği(tıkanmanın arter yetmezliği(tkanmanın proksimalineproksimaline))
Eklem Eklem KontraktürlerindeKontraktürlerinde(EHA (EHA yıarttırmak arttırmak için egzersize hazırlık amacıyla)için egzersize hazırlık amacıyla)
KONTRENDİKASYONLAR
Akut Akut inflamasyoninflamasyon(A. ve (A. ve subakutsubakuttromboflebittromboflebit,A.,A.adneksitadneksit,parametrit, A.omuz periartriti)
Akut Akut travmatiktravmatikyaralanmalaryaralanmalar
Ateşli Ateşli enfenf.hastalıkları.hastalklar
NeoplastikNeoplastikhastalıklarhastalklar
Isı duyusunda Is duyusunda bozukluk(Siringomiyeli,Polinöropati,Lepra)
Şuur bozukluğuuur bozukluğu
Gebelik(Gebelik(EmbriyoletalEmbriyoletalve ve teratojenikteratojeniketki),etki),menstrüelmenstrüelsiklussiklus
Kanama veya kanama eğilimiKanama veya kanama eğilimi
Doku içinde metal bulunması(dokuda aşırıDoku içinde metal bulunması(dokuda aşırı ısınma ve buna bağlı yanık riskiısınma ve buna bağlı yanık riski!!!!))
PacePacemakermaker,işitme cihazı,RİA,işitme cihaz,RİA
Göze direkt uygulama(KataraktGöze direkt uygulama(Katarakt!!!!)
TEŞEKKÜRLER
AĞIZ KURULUĞU VE NEDENLERİ NELERDİR ?
AĞIZ KURULUĞU VE NEDENLERİ NELERDİR ?
Sindirim ağızda başlarGıda olarak aldığımız tüm nişastalı maddelerin sindirimi öncelikle ağızda başlamaktadır. Bu da tükürük içindeki Pityalin adı verilen bir enzim ile gerçekleşmektedir. Sağlıklı bir insan günde ortalama 1000 mililitre kadar tükürük salgılamakta olup bu salgı ihtiyaç halinde günde 1500 mililitreye kadar çıkabilmektedir.Bakterilere karşı ilk savaşTükürük içinde var olan iyonlar (tiyosiyanat iyonları) bakterilerin içerisine girerek onları yok ederler.Enzimler ise (lizozom enzimleri) ağız içindeki bakterilere saldırıp onları yok ederken aynı zamanda ağız içinde kalan gıda artıklarını sindirip temizleyerek, bakterilerin lojistik gıda desteklerini keserler. Bir anlamda bakterileri açlığa mahkum ederek yok olmalarını sağlarlar.Yine tükürük içinde mevcut olup antikor adı verilen bazı proteinler de bakterilere saldırarak onları yok etmeyi hedefledikleri özel koruma görevlerini fedakarca yerine getirirler.Eğer yeterli tükürük salgısı olmazsa ağız içinde sık sık ülserler ortaya çıkar, bu ülserler iltihaplanır ve diş çürükleri oluşur.Tükürük bezlerinin salgılama kontrolü esas olarak beyin sapındadır. Sevdiğimiz gıdaları koklama yada tatmayla refleks olarak çoğalan tükürük salgısı yada sevmediğimiz gıdalara karşı azalan tükürük salgısı ile görünen yanıtlar burada yer alan iştah merkezimiz tarafından düzenlenir.Ayrıca mide ve bağırsaklarımızda oluşan tahriş edici hastalık durumlarında da tükürük salgısı çoğalarak bu sıkıntıyı gidermeye yönelik bir tepki örgütler ve aşağıya akarak “kaynayan asitin yaktığı ateşe” müdahalesini yapar. Ağız kuruluğu yaşayanlarda mide sorunlarının daha inatçı ve sık olmasının nedenlerinden biri de işte budur.Konuşma zorluğuKonuşma zorluğu, biyolojik sürece ya da ruhsal duruma mal edilip, ağız kuruması gözden kaçabilir. Bu da kişinin kendisini haksız yere sineye çekmesine neden olur. Bu nedenle konuşma zorlukları “Nüfus kağıdından o canım…” veya “Takma kafana kardeşim…” diyerek hafife alınmamalı, tükürük salgısında yetersizlik akla getirilmelidir.Ağız kuruluğunun bir diğer bulgusu, tat alma duygusunda bozulmadır. ” Yediklerim ve içtiklerimden eskisi kadar tat alamıyorum, ağzımın içi yangın yerine döndü” türünden serzenişler olur. Hatta bu keyifsizlik, iştahsızlık ile birlikte kilo kaybı ve zayıflamaya kadar götürebilir. İlginçtir; alt tarafı bir ağız kuruması, kilo kaybına kadar götürsün. Öyle ama gerçek!“Dilim yanıyor. Öyle böyle değil, bayağı acıyor. Görünmediğim uzman kalmadı, çaresi yok mu bunun?”. Bu şekilde dile getirilen dilde yanma duygusu, az ama yetersiz tükürük salgısına işaret edebilir. Bu nedenle “Dilde yanma”, ağız kuruluğu adına mutlaka hatırda tutulması gereken bir gerçektir. Aksi takdirde gereksiz ve uzun süren tedavilere mal olabilir.Pek çoğumuzun sorunu olmuş yada olmaya devam eden ağız kuruluğu. Hiç de hoş olmayan bir duygu durumuyla en olmadık zamanlarda ifade etmek istediklerimizi dile getiremeyiş, kimi zaman da dil sürçmeleriyle yaşanan bir gerginlik! Sürekli su içerek yada ağız çalkalayarak rahatlama çabalarıyla, ir anlamda mutsuzluk ve huzursuzluk koordinatları içerisinde kalmaya mahkum oluş!”Alt tarafı tükürük” işte deyip de geçiştirmemek gerek bu önemli salgıyı da, işlevini de.Başlıca her iki yanak içinde, çene altında ve dil altında bulunan tükürük bezleri tarafından sağlanan bu salgı ağız içi, dil ve yutak için ıslaklığı ve kayganlığı sağlarken aynı zamanda mikroorganizmalara karşı koruyucu-savaşçı bir görev yapmaktadır.Ağız içi, dil ve dudakların kuruması, açık-seçik olan ağız kurumasıdır. Görünen ve hissedilen bu kuruluk, bol su içerek telafi edilmeye çalışılır. Yani susama duygusu ve çok su içme ön plana çıkar. Açık-seçik olan bu kuruluğa dudak çatlamaları da iştirak eder. Bu durumda olan, dudaklarını sürekli ıslatmak ya da krem sürmek ihtiyacı duyar.Ağız kuruması halinde kullanılan ilaçların prospektüs bilgileri gözden geçirilmeli, doz ve değişimle ilgili olarak, doktora danışılmalıdır.Hafife almayınVe yine her derde deva olduğunu iddia ederek milyonları fetişe edebilme gücünü(!) elinde tutabilen yüzlerce ilacın ve “ben ilaç değilim,doğal ürünüm” diyen ” doğalların” sebep olduğu ağız kuruluklarıHiçbiri de hafife alınacak cinsten değil!Hele sağlık,”sağlık olsun” diye geçiştirilecek basit bir olay hiç değilO halde uyanık ve tedbirli olmak gerek!Bunun için de “kendini bilmek” yadsınmayacak bir gerçek ise, tam ve sistemik bir kontrolden geçerek ilgili uzman hekimin tedavisi ve desteğini sağlamak izlenmesi gereken akıl yolu olmalıdırNe yapmalıyız?*Az ve sık arayla su için*Şekersiz sakız çiğneyin*Şeker kullanmayın*Sigarayı bırakın*Alkolden uzak durun Ağız kurutan ilaçlar*Tansiyon ilaçları*İdrar söktürücüler*Alerji ilaçları *Depresyon ilaçları. Ağız kurumasının önü alınmadığında bu, başta ağız içi hastalıklar olmak üzere pek çok hastalıkların davetçisi olur. Ağız içinde diş ve diş eti hastalıkları ortaya çıkar. Diş çürümeleri, diş eti iltihapları bunların başında gelir.Tükürük salgısı olmayınca yeterli beslenme olmaz, yetersiz beslenme ise hücre ve doku kayıplarına neden olur. Böylesine bir süreçte beden direnci düşer. Şeker hastalığında ağız kuruluğu, sık idrara çıkma ve bol su içme ile birliktedir. Vücut genel olarak kurudur. İhmal edilir ya da yüksek şeker kontrol altına alınamazsa zayıflamaya neden olur.Romatizma ve şekere dikkatBöylesine önemli işlevi olan bu salgının gereğince salgılanmadığı ya da hiç olmadığı durumlar; ya tükürük bezlerini de içine alan lokal rahatsızlıklar veya tüm sistemimizi etkileyen hastalık halleridir.Ağız boşluğuna ait nedenlerin başında tükürük bezlerinin çalışmalarını da olumsuz etkileyebilecek ağız içi enfeksiyonlar yada hastalıklar gelmektedir. Diş,diş eti enfeksiyonları, tükürük bezi enfeksiyonu,taş yada çok nadir olarak tümoral oluşumlar gibi.Sistemi etkileyen hastalıkların başında da Şeker Hastalığı gelmektedir.Ağız kuruluğu’nun yanırsa çok su içme, çok idrara çıkma ile karakterize olan bu hastalık kan ve idrarda şeker yüksekliğinin gösterilmesiyle kolayca tanınır.Şüpheli durumlarda ağızdan şeker yükleme testleri ve kanda insülin tayini ile teşhis konur.Ülkemizde romatizmal hastalıkların görülme sıklığı azımsanmayacak yüksekliktedir. Romatoid Artrit diye adlandırılan romatizmanın bir alt türünde (Sjögren sendromu) eklem ağrıları ile birlikte ağzı kuruluğu ve göz yaşı salgısının bulunmayışı karakteristik bir durumdur.Sinir sistemi hastalığı olan Parkinson hastalığında ağız kuruluğu kullanılan ilaçlarla birlikte dramatik bir durum yaratabilmektedir.Romatizma Müzmin romatizma hastalıklarından Romatoid Artrit’in bir çeşidi “Sjögren Sendromu” olarak bilinir. Bu hastalık, yalnızca tükrük bezlerini değil gözyaşı bezlerini de etkiler. Yani göz ve ağız kuruması birliktedir. Bu kuruluğa değişik şiddette kas ve eklem ağrıları iştirak eder.Böbrek ve karaciğer çalışması aksar. Bu ise vücudumuza zararlı ve atılması gereken pek çok maddenin atılamamasına, birikmesine neden olur. Kanda üre ve diğer zararlı maddelerin artışı başlar. Vücut direnci düşer ve pek çok hastalıklara karşı dayanaksız bir yapı oluşur. Ağız kuruması; başta şeker hastalığı olmak üzere Parkinson hastalığında, Romatoid Artrit’in bir türünde, enfeksiyon hastalıklarında, ateşli durumlarda, su kayıplarında, burun tıkanıklıklarında karşımıza çıkar. Hastalık, büyük oranda kadınları etkiler. Bu oran %90ları bulur. Kuruluk, kadınlarda cinsel organları da etkileyerek cinsel sorunlara yol açabilir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmek için suni gözyaşı damlaları ve nemlendirici kremler kullanılır. Pek çok ilaç ağız kuruluğu yapabilir. Ağrı kesicilerden tansiyon ilaçlarına kadar.
MİLLET KÖKENLİ AŞI NEDİR TEDAVİSİ VARMDIR ?
MİLLET KÖKENLİ AŞI NEDİR TEDAVİSİ VARMDIR ?
Kimler aşı olmalı?
* Müzmin akciğer hastaları
* İleri kalp hastaları
* Şeker hastaları
* Müzmin böbrek yetmezliği
* Lenf hastaları
* Organ nakli yapılanlar
* 65 yaş üzerindekiler
Pnömokok aşısı 2 yaşın üzerinde çocuklar için, kan hastalığı (orak hücreli anemi), böbrek yetmezliği ve HIV taşıyıcısı olanlara önerilmektedir.
DİZ AĞRILARI VE DAVİLERİ
DİZ AĞRILARI VE DAVİLERİ
Spor nedeniyle oluşan diz ağrıları en çok, ön çapraz bağların zedelenmesi yada kopması nedeni iledir. Ağrının yanı sıra, yürürken dizinde takılma hissi ve şişme de görülebilir.
UÇUK VE ÇÖZÜMÜ
UÇUK VE ÇÖZÜMÜ
Tedavi edilmezse beş ila yedi günde kendiliğinden geçer, fakat kaşıntı ve sızlama yaparak rahatsız edebilir. Genellikle seyrek görüldüğünde, yalnızca belirti varken yerel ilaçlar uygulamak yeterli olur. Şiddetli ve sık yineleyen şekillerde ise yerel tedavi yetmeyebilir ve ağız yollu ilaçlar da eklenir.
Uçuk, virüslerin etkisiyle oluşan, kızarık bir zeminde minik su kabarcıkları şeklinde kendini gösteren, halk arasında çok iyi tanınan bir hastalıktır. Halk arasında tanınmak bir yana hangi nedenle ortaya çıktığı konusunda dahi yorumlar hemen yapılır: ”Kötü bir rüya görmüşsündür.”, ”Korktun mu?”, ”Güneşte çok kalmayaydın.”, veya ”Kız, yine malum zamanın mı?” gibi. Bu yorumlarda kısmen gerçek payı da vardır. Bu tip uçuk, AIDS’in zuhurundan önce en çok dedikodusu yapılan ve ayrılıklara neden olan zührevi hastalık olma özelliğini taşımaktaydı. Bugün ise sıradan bir hastalık durumuna düşmüştür. Tedavi de benzer şekilde yapılır ve benzer şekilde etkisi zayıftır. Bu nedenle korunma öne planda gelir.
Genellikle bebeklik yaşında bulaşan virüsler, vücutta yerleşir ve direncin düştüğü uygun zamanları kollarlar.Yukarıdaki örneklerin hepsi geçerli olmasa da, organizmanın direncini düşüren ateşli hastalık, aşırı yorgunluk, aşı sonrası, stres vb. durumlarda hastalık halinde karşımıza çıkar. Genellikle ilk bulaşmada belirti olmaz, ancak yüz kişide bir ilk bulaşma belirtileri görülür, çok şiddetli ve uzun sürelidirler. Yineleyen uçuklarda yineleme sıklığı, kişilere göre değişir. Bazılarında yılda bir - iki kez çıkarken bazılarında ayda bir - iki kez olabilir. En sık ağız kenarında görülmekle birlikte ağız içinden, parmak ucuna kadar her yerde görülebilir. Çıkışını önlemek ise olanaksız gibidir, ancak aylarca ilaç kullanılarak baskılanabilir ve sıklığı azaltılabilir. Basit uçuk hastalığının bir de kırmızı noktalı tipi vardır. Cinsel ilişkiyle bulaşan ve doğal olarak cinsel organlarda görülen bu tipte (Herpes Genitalis) genel özellikler, diğerine çok benzer.
SAÇ DÖKÜLMESİ VE SAÇ SAĞLIĞI
SAÇ DÖKÜLMESİ VE SAÇ SAĞLIĞI
Halk arasında tanınan, iz bırakmayan dökülmelerdir. İz bırakanlar; yanıklar, kellik hastalığı ve daha az tanınan, çok sık görülmeyen bir grup deri hastalığıdır ve çoğu kez saçlı deri içerisinde bölgesel dökülme alanları şeklinde görülür. İz bırakmayan dökülmelerde ise; dökülme nedeni ortadan kaldırılabilirse saçların tekrar çıkma şansı yüksektir.Saç dökülmesi, insanoğlunun en eski ve en önemli güzellik sorunlarından biridir ve deri hastalıkları uzmanlarına başvuru nedenleri arasında önemli yer tutar. Tıbbi olarak saç dökülmesi, saç köklerini tam olarak yıkıma uğratarak; iz bırakan, yani saçın yeniden çıkma şansı olmayan dökülmeler ve iz bırakmayan dökülmeler olarak ikiye ayrılabilir.
Bunların arasında en iyi tanınanı, erkekler için neredeyse kader olarak kabul edilen doğal dökülmedir (fizyolojik veya androjenik dökülme). Bu dökülme tipinde kalıtımın önemli payı olmakla birlikte etkileyen diğer faktörler pek bilinmemektedir. En çok üzerinde durulan ve tartışılan konu, erkeklik hormonlarının (androjen) etkileridir. Bir şekilde bilinmeyen bir mekanizmayla etkileri olabilecek gibi görünmekle birlikte, doğrudan bu hormonun fazlalığına bağlı değildir. Erkeklik hormonlarının kel erkeklerde fazla olduğu varsayımı uzun süre gündemde kalmış ve en güçlü savunucuları da kel kafalı erkekler olmuşlardır. Bu kişilerde erkeklik hormonlarında fazlalık saptanamamış olmakla birlikte, kadınlık hormonları (östrojen) verildiğinde veya erkeklik hormonlarının etkisini azaltılıp, ilşevlerini engelleyen ilaçlar verildiğinde gerçekten saçlarda yeniden çıkmalar olabilmektedir; fakat bununla birlikte göğüs ve kalça büyümesi gibi bazı kadınsı özelliklerin oluşması da müessesenin hediyesi olarak gelen kaçınılmaz bir sonuçtur. Psikolojik faktörlerin etkisi ise çok açık değildir. Erkek tipi dökülmede, seyrelme alnın iki yanı ve tepenin arka kısmından başlar ve yavaş yavaş ilerleyerek aradaki saçlar dökülmezler. Bu tip dökülmelerde kesin bir çözüm bulma olanağı yoktur. Dökülme ağız yoluyla alınan bazı ilaçlar ve dıştan uygulanan bazı ilaç veya kozmetiklerle yavaşlatılabilir.Günümüzde ilaç araştırıcılarının en önemli araştırma konularından biri, promosyonlarından arındırılmış bir saç ilacıdır. Saçların yağlı ve kepekli olmasının da saç dökülmesi üzerinde etkili olduğu düşüncesi çok uzun zamandan beri vardır ve neredeyse her on yılda bir, etkiliyor - etiklemiyor şeklinde gündeme gelmektedir.Son zamanlarda güneş ışınlarının da saç dökücü etkisinden söz edilir olmuştur.
Kadınların saç dökülmelerinde ise çok farklı bir durum vardır. Kadınlarda, cinsiyet özellikleri nedeniyle erkeklerdeki gibi doğal kabul edilen ve kaçınılmaz dökülmeler yoktur. Erkeklerdekine benzer bir dökülme söz konusu ise, muhakkak altında bir neden aramak gerekir. Kadınlarda sık karşılaştığımız sorunlardan birisi ”yalancı dökülmelerdir”. Bu hastalar, genellikle bize avuç avuç, topak topak, ”lavabo lavabo ve küvet küvet” saç dökülmesinden yakınarak gelirler. Bunlar arasında gerçek saç dökülmesi olanlar çok fazla değildir. Çünkü tanımlanan dökülmeler saç yıkama ve fırçalama sırasında olan dökülmelerdir, yani dökülme aşamasında olan saçların doğal dökülmesidir; yerlerine yenileri gelecektir. Daha önceki derslerimizde (özür dilerim! sohbetlerimizde) bu konudan söz etmiştirk. Bir tutam saç alınarak bunların incelenmesiyle (trikogram) gerçek saç dökülmesi olup olmadığına karar verilebilir. Bazen saçların aniden son faza geçmeleri görülebilir ki, bunlar çok özel hastalık durumları veya ilaç yan etkilerine bağlı olarak seyrek görülen olaylardır. Gerçek dökülmenin bir başka belirtisi de saçlarda seyrelme görülmesidir. Seyrelmenin genel veya belirli bir bölgede olması da yol göstericidir. Özellikle tepede, erkek tipi dökülmeye benzer seyrelme varsa, bu hormonal bir bozukluğun işareti olabilir ve bulgular bu yönde araştırılmalıdır. Beraberinde adet görme (menstrüasyon) bozuklukları, kıllanma artışı görülüyorsa bu hormonal bozukluk olasılığını arttıran bir durumdur. Bir başka önemli neden kansızlığın bazı şekilleri, özellikle demir eksikliği anemisidir. Doğum yaptıktan 3 - 4 ay kadar sonra başlayan ve tam nedeni anlaşılaamış bir özel dökülme şekli daha vardır ve 6 ay kadar sonra düzelir. Özellikle dertli olmanın meziyet sayıldığı ülkemizde, dert ve sıkıntı bolluğu bu nedeni biraz daha ön plana çıkartmakta ve olayı daha romantik bir hale getirmektedir. Üstelik bu dökülen saçlar, eşlerin ve çocukların yoluna süpürge edilmiş saçlar olduğu için durum daha da vahimleşmektedir.
Uzun süren çok sıkı zayıflama rejimleri de saç dökülmelerine neden olabilir. Bu neden erkekler için de geçerlidir, fakat gerek erkeklerde doğal dökülme nedeniyle gözden kaçması, gerekse kadınların fazla diyetsever olmaları nedeniyle, kadınlardaki saç dökülme nedenleri arasında yer almaktadır. Kadınlarda saç dökülmesine neden olan üçüncü önemli etken ise psikolojik nedenlerdir. Psikolojik neden aslında erkekler için de geçerli olması gereken bir nedendır; fakat erkeklik gururu böyle şeylere izin vermez. Erkekler güçlüdür, sağlamdır, ağlamaz, açık vermez, bağırlarına taş basarak sıkıntılara erkekçe göğüs gerer.Hem kadınlarda hem erkeklerde geçerli olan bazı saç dökülme nedenleri de vardır, fakat bunlar daha seyrek görülürler ve neden ortadan kalkınca durum düzelir. Bu tip dökülmelerde, genellikle saçlı derinin her tarafında eşit oranda seyrelmeler görülür.Başta kanser ilaçları olmak üzere bazı ilaçlar ve kimyasal maddeler, tifo gibi yüksek ateşli, ağır seyreden ve uzun süren hastalıklar, tiroid bezinin guatr gibi hastalıkları böyle dökülmelere neden olabilir. İz bırakmayan, parçalı dökülmelerin en önemlisi ”pelade-alopecia areata” adı verilen ve kesin nedeni belli olmayan hastalıktır. Halk arasında, mantarlara bağlı olan ”kellik” hastalığı ile karıştırılarak ”saçkıran” veya ”saçkesen” gibi adlarla anılmaktadır. Akşam saçlı yatılıp, sabah saçsız kalkma diye tanımlanabilecek bir şekilde ani dökülme olur. Başlangıç genellikle 1 - 2 cm. çapında kılsız, parlak bir alan şeklindedir, bazen yavaş bir yayılma da görülebilir. Psikolojik nedenlere bağlı saç koparmalar, saçları sürekli gererek toplamalar da önceleri geçici, zamanla kalıcı dökülmelere neden olabilir.
Genellikle tedavi edilmese bile 3 - 6 ayda kendiliğinden iyileşir (sirke veya sarımsak sürülmese de iyileşebilir).Ender olarak, hızla ilerleyen ve tüm saçı, hatta kaş, kirpik ve vücut tüylerini de döken daha şiddetli türleri de görülebilir. En çok üzerinde durulan nedenler, psikolojik gerginlik ve sıkıntılardandır. Bununla karışabilecek bir hastalık da, saçlı derinin yüzeysel mantar hastalıklarıdır. Bunlarda da parçalı dökülmeler vardır, fakat üzerindeki kepekler ve kırık saçlar sayesinde ayırdedilir.
Erkek güzeli Serkan tan ‘dan ateşli pozlar
2006 Erkek Güzeli Serkan Tan, Polonyalı model Patricia Laufer ile birlikte Danile Stern’in katolog çekimi için kamera karşısına geçti.
« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası
POT-Creation-Date:
PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200
Last-Translator: Hasan Karaboga