Dekorasyon ve Tasarım Fuarı

Geçen hafta sonu radikal bir fikir değişikliğiyle ailece fuara gittik. Ben mesleğimin verdiği karşı konulmaz arzu ile ımın bu tarz için küçük olması arasında gidip geldim. İçeride çok kalmamak üzere gitmeye karar verdik.

İzlenimlerimi sizinle paylaşmak istedim.

Fuar 1

En çok bu stantda durakladık. Cahide Erel seramik ve cam çısı. İşleri mükemmel. Bana iki tane CD verdiler, her birine bakmaya doyamıyor . Bu ürünün adı Çiçeği, her birinin de öyküsü var.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Dekorasyon ve Tasarım Fuarı

Geçen hafta sonu radikal bir fikir değişikliğiyle ailece fuara gittik. Ben mesleğimin verdiği karşı konulmaz arzu ile ımın bu tarz için küçük olması arasında gidip geldim. İçeride çok kalmamak üzere gitmeye karar verdik.

İzlenimlerimi sizinle paylaşmak istedim.

Fuar 1

En çok bu stantda durakladık. Cahide Erel seramik ve cam çısı. İşleri mükemmel. Bana iki tane CD verdiler, her birine bakmaya doyamıyor . Bu ürünün adı Çiçeği, her birinin de öyküsü var.

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Estetik Plastik Cerrahi Op.Dr.Teoman Doğan

Doktor: Op. Dr. Teoman Doğan ( Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı )

Estetik Cerrahi hızla gelişiyor. Uygulanan bazı operasyonlar : Burun estetiği , Göğüs estetiği , Meme estetiği , Kepçe kulak , Karın germe
Özellikle son 10 senede bir çok yenilik oldu ve ık eskiden hayal bile edilemeyen şeyleri yapmak mümkün. Gelişim baş gösterdiği dallar arasında  Jinekomasti  ,Göğüs büyütme ,Yağ aldırma ,Estetik burun estetik cerrahisi çok hızlı gelişen çok dinamik bir alan.
Read the rest of this entry »

Yorumlar

Estetik cerrahi

Doktor: Op. Dr. Yakup Avşar ( Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı )

Este Sağlık Hizmet Listesi:

Hydropeel cihazı ile peeling, ve antiaging (Suyla gelen mucize gençlik; hızlı acısız ameliyatsız yenileme)
Estetik olarak kişiye özel profesyonel ve analiz ı
Bölgesel tedavisi ( Diyetisyen gözetiminde )
Selülit tedavisi, lipoliz, mezoterapi, karboksiterapi, vakumterapi (Ultrasonografi cihaz uygulamaları ile)

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Tel Sarma

iki tane tel sarma tekniği ile işlenmiş örtü örneği. olrak oldukça güzel bir görüntü veriyor

Read the rest of this entry »

Yorumlar

Erkek Cilt Bakımı

Erkeklerin tüy dökme mevsimi

Doğu’dan bomba : Kıl örtüsü yönünden en zengin yörenin erkekleri akın akın epilasyona gidiyor. Kulak, urun, boyun, yanak, sırt, , omuz kıllarına son

Read the rest of this entry »

Yorumlar

BOTOX VE MUCİZELERİ

BOTOX VE MUCİZELERİ
Birçok kişinin kırışıklık tedavisinde en çok tercih ettiği yöntem olan botox, amacıyla da son yıllarda yaygın olmasına karşın, yanlış bilinen birçok noktası var.Botox, zamanla yüzde oluşan derin ve yeni başlamış mimik kırışıklıklarında, çizgilerde uygulanan cerrahi olmayan bir uygulamadır. Clostridum Botulinum adlı bakteriden üretilen , saflaştırılmış bir proteinin kırışıklığa yol açan kaslara çok ince uçlu bir enjektör iğnesi ile düşük dozlarda verilmesiyle uygulanır diyen ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu botox hakkında şu bilgileri verdi.-Botox Sadece Kozmetik Amaçlı Bir İlaç mıdır?İlacın ilk kullanım alanı değildir. Pek çok nörolojik hastalık , serebral palsi, göz tikleri ve şaşılıkta kullanılmıştır, kullanılmaya devam edilmektedir. Bu uygulamalar esnasında fark edilmiştir ki; kaş arasında ve göz çevresindeki kırışıklıklar yok olmuştur. Bunun üzerine araştırmalar yapılarak ve kozmetik alanlarda kullanımı başlamış ve alınan sonuçların son derece iyi olmasından dolayı yaygınlaşmıştır.-Botox Felce Sebep Olur mu?Enjekte edilen kasta sinir hücreleri aracılığıyla kasılma emri veren iletiyi geçici süre durdurmaktır. Yani felç eder bilgisi yanlıştır. Uygulanması son derece basittir. 5 dakika içerisinde yapılır. Etkisi ise 1 haftada tam olarak görülür. İlk uygulamada süresi 4 ay iken daha sonraki uygulamalarda süre 6 ay olur. Kırışıklığa yol açan kaslara serum fizyolojik ile seyreltilerek enjekte edilmektedir, enjeksiyondan sonra kas içinde yayılarak dağılır. Uygulama alanları alın, kaş arası, göz çevresindeki kaz ayağı dediğimiz çizgiler, üst dudak ve boyundaki çizgilerdir. Aynı zamanda koltuk altı, el ve ayak terleme probleminde de maksatlı uygulamalar yapılabilir. -Donuk ve İfadesiz Bir Görüntüye Neden Olur mu?Donuk surat ifadesi ise yanlış bilinen bir duyumdur. Bu hastanın isteği ve hekimin arasındaki diyoloğa bağlıdır. Her ın beklentisi ve doktorun kabiliyeti farklıdır. Örneğin bir hasta kaş çatmaktan memnun değilken bir diğeri işi yada çevresi gereği bu mimiğin kalmasını isteyebilir. Ya da biri için kaz ayaklarının yok olması bir diğeri kaşlarının kalmasını isteyebilir.Önemli olan hastanın isteği ve doktorun bunun bilincinde olarak uygulamayı ve dozu görünümü bozmadan ayarlamasıdır.-Botox Yapıldığı Belli Olur mu?Botox uygulamasını yaptıranlar genellikle anlaşılmasını istemezler. Bu yüzden teknikler gelişmiştir. Dozları düşük tutup bir yere enjekte etmektense birkaç azar azar enjekte ederek hem görüntüyü koruyup hem de kırışıklıkların yok olmasını sağlayabiliyoruz. Sizde yaptırmayı planlıyor ve belli olmasından endişe ediyorsanız, kaşlarınızın çok kalkmasını istemezseniz sonuç tam istediğiniz gibi olacaktır.-Botoxun Yeni Kırışıklıklara Neden Olduğu Doğru mu?Botox un bazı kırışıklıkları yok edip başka yerlerde yeni kırışıklara neden olduğu söylenmekte, olan ise; yatay çizgiler yok olduğundan dikey çizgilerin göze çarpmasından ibarettir. Yani yeni olduğu söylenen kırışıklıklar zaten var olan fakat diğer çizgiler daha derin olduğu için göze batmayan çizgilerdir. Bir de hastanın isteğine bağlı olarak yapılan kaş kaldırma işleminde uygulandığında alın çizgileri oluşabilir. Bunun haricinde yeni kırışıklıklara neden olduğu bilgisi yanlıştır.-Yan Etkileri Var mı?Botox un bilinen hiç yan etkisi yoktur. Botox, tüm dünyada amaç ve sonuçları öğrenildikçe kullanımı artan, en kolay kırışık yoketme yöntemi olarak biliniyor. Ancak ismi sık duyulsa da ve her zaman gündemde olsa da botox hakkında bilinmeyen çok şey var. ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu botox hakkında bilinmeyenleri, merak edilenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.Kısa bir zaman öncesine kadar pek çok nörolojik hastalığın tedavisinde kullanılan botox, son yıllarda amacıyla kullanılmaya başlandı.Etkisi sadece uygulama bölgesiyle sınırlıdır, 24 saat içerisinde vücuttan atılır ve en önemlisi maksimum etkisi yani kaslardaki gevşeklik 6 aydır. Uygulama anında iğneye bağlı kızarıklıklar ise gündelik hayatta kullandığımız malzemeleriyle kolayca kapatılabilir. Etkisi geçtikten sonra yeniletmenizde hiçbir sakınca yoktur ve herhangi bir sınırlama olmaksızın ömür boyu kullanabilirsiniz.-Dudak ve Yüz Dolgunlaştırmada Kullanılır mı?Botox un işlevi kas hareketlerini zayıflatmak olduğundan dolgu maddeleriyle kıyaslamak yanlış olacaktır. Dudak üzerindeki ince çizgilerde kullanılmakta ancak dolgu maddesi gibi dudak ya da yüz dolgunlaştırmakta kullanılmamaktadır. Yani botox ı şişirir demek tamamen yanlıştır.-Sahte Botox Var mı?Botox la ilgili en önemli konulardan biri de botox un belli bir kalitesi ve dozunun olmasıdır. Piyasada bazı uzakdoğu ürünü kopya ilaçlar olduğunu ve bunların çok ucuza yapıldığını duymakla beraber bu ürünleri doktorların kullandığını düşünmüyorum. Her ne kadar basit bir işlem gibi görünsede Botox uygulayabilmek için muhakkak anotomi bilgisi gerekmektedir. Sadece ve sadece bu işin uzmanı olan doktorlar tarafından uygulanmalıdır.-Bazı Kremlerin Botox Etkisine Sahip Olduğu Doğru mu?Son dönemde botox etkisine sahip olduğu söylenen pek çok krem ve benzeri ürün görmekteyiz. Nitekim botox kesinlikle kremlere katılabilecek ve yüze sürülerek etki edecek bir madde değildir. Botox verilen bir bölge şişmez. Botox dolgu maddesi değildir. Dolgu maddeleri ayrı bir gruba giriyorlar.6. Botox değil ve sağlığa zararlı.Bilinen hiçbir yan etkisi ve zararı yok. Aspirin ne kadar değilse botox da o kadar değil. Ya da yılan zehiri olmasına karşın bir ı öldürebilir. Her iyi, her olmayan kötüdür denemez!7. Botox yaptıranlar şeytan gibi görünüyor.Bu da tamamen ilacı veren kişiye bağlı. Botox kaşları kaldırabilir ama bu kontrollü bir şekilde olur.Tamamen doktorun elindedir.Kaslara enjekte edilmelidir, oysa kremler tamamen yüzeyine uygulanırlar, dolayısıyla sadece yüzeysel ince kırışıklıklarında etkili olabilirler. Botox ise dinamik kaslara bağlı derin kırışıklarda etkilidir. Bunlarda alındaki, göz çevresindeki, dudak ve boyundaki kırışıklıklardır. Kısaca söylemek gerekirse hiçbir krem botox un etkisini sağlayamaz.-Bağımlılık Yapar mı?Tüm bunlara ilaveten botox un insanların üzerinde son derece olumlu etkileri vardır. İnsanlar uygulamanın ardından yavaş yavaş kırışıklıklarının yok olduğunu, sinirlenseler de kaşlarını çatamadıklarını fark ederler. Ve sonuçta çok daha iyi hissederler ve sürekli yaptırmakta hiçbir sakınca olmadığından 6 ayda bir yenilemektedirler.Botox la İlgili Yanlış Bilinenler1. Botox yılan zehridir.Botox bakteriden elde edilen sıradan denebilecek bir ilaç. Neredeyse bütün antibiyotikler aynı yöntem ile elde ediliyorlar ve hepsi bakterilerin kendilerini korumak için salgıladıkları maddeler. Yılanlar ile bir alakası yoktur.2. Botox felç yapar.Felç ile bir kasın hareket yeteneğini sonsuza kadar kaybetmesini ifade ediyorsak yanlış. Botox verilen kaslar dört ile altı ay arasında sinirlerden uyarı alamaz ve hareketsiz kalır. Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi eski hareketlerine devam ederler.3. Botox ifadesiz bir yüz yapar.Botox büyük ölçüde alında uygulanıyor. Buradaki hareketsizlik de sadece kaşlarınızı çatmanıza olur ki bu sadece ifadenizi yumuşatır. Karakter rolleri oynayan bir ya da aktris değilseniz ifadenizdeki bu değişiklik kimseyi rahatsız etmez.4. Botox sadece güzellik amacıyla kullanılan kozmetik bir ilaçtır.Çok yanlış. Botox yıllarca felçli hastaların tedavisinde kullanıldı. amaçlar ile kullanılması çok yeni. de kullanılan ilaç miktarının hala 70 i gerçek hastalara kullanılıyor.5. Botox bir dolgu maddesi gibi dudakları yüzü şişiriyor.

Yorumlar

SEZERYAN İLE DOĞUM

SEZERYAN İLE DOĞUM
Tedaviye dirençli vajinismus olgularında son çare olarak sezaryana başvurulur. Vajinismus dışında anne adayında normal doğumu engelleyecek psikiyatrik bozukluklar, anne adayının normal doğumdan aşırı korkması ve ikna edilememesi sezaryan ile doğum kararı verilmesinde etkili olur.Diğer bir grup elektif sezaryan ise, kesin ve bilimsel bir gerekçe olmamasına karşın doktorların sağlığı için daha uygun olacağı hissini taşımalarıyla uygulanan sezaryanlardır.
Elektif acil olmayan sezeryan adını alan ve randevu verilerek gerçekleştirilen bu uygulama aşağıdaki durumlarda tercih edilir.Placenta PreviaPlasentanın serviksi tümüyle ya da kısmen kapatmasıdır. Kısmi kapatma durumlarında doğum eylemi esnasında serviks açılırken aşırı kanama olabileceğinden, tümüyle kapatma durumunda ise hiçbir şekilde kanala giremeyeceğinden doğum mutlaka sezeryanla gerçekleştirilir. Tanı 36. haftasından sonra yapılan ultrason incelemesiyle konur. Bazı gebelerde gebeliğin erken dönemlerinde yapılan ultrasonlarda plasentanın servikse yakın yerleştiği, bazen de serviksi tümüyle kapattığı gözlenebilir. Bu dönemlerde sezeryan kararının hemen verilmesi doğru değildir, zira gebeliğin sonlarına doğru 36. haftasına kadar plasenta uterusun büyümesiyle yukarı çıkarak normal yerleşimine ulaşabilir.Bebeğin ters ya da yan durmasıFetuslar gebeliğin erken dönemlerinde sıklıkla yan ya da makat pozisyonunda baş yukarıda dururlar ve pozisyonlarını sık sık değiştirirler. Belli bir haftasından sonra, özellikle de 36. haftasından sonra yeri daraldığından pozisyonunu değiştirmesi zorlaşır. 36. haftasından sonra bebeğin uterus içinde enlemesine durması sezaryan için mutlak bir neden teşkil eder. Makat ile gelen fetusların dikkatli bir inceleme sonrasında vajinal doğumuna izin verilebilir. Ancak önde gelen kısım yani doğum kanalına ilk giren kısım ayak ise doğum mutlaka sezeryan ile gerçekleştirilir. İlk doğumunu yapacak anne adaylarında makat gelişi ile doğum mümkün olmakla beraber bebeğin doğumu esnasında oluşabilecek muhtemel riskler yüzünden sezeryan ile doğum sıklıkla uygulanmaktadır.İribebekDoğumu yakın olan bir bebeğin ultrason ve klinik incelemelerle 4500 gramdan daha ağır olduğunun saptanması durumunda sezeryan ile doğum tercih edilir. Ortalama bir boyda ve kiloda olan bir anne adayında iri bebekte doğum eyleminin birinci ya da ikinci evresinde anne adayı ya da bebekte istenmeyen bazı durumlar oluşabilir. Bunlar arasında en sık görülenler doğumun ilerlememesi ve ikinci evrenin sonunda omuz takılmasıdır. Bu risklerin gerçekleşmesini önlemek için sezeryanla doğum tercih edilebilir.Pelvis Darlığı çatı darlığıBu duruma genellikle anne adayının çocukluk çağında geçirdiği ve kemik pelvis yapısını bozan hastalıklarda rastlanır. Hangi durumlarda sezeryan ile doğum kararı verilir?Sezeryan ile doğum kararı muayeneleri esnasında verilebileceği gibi, doğumu induksiyon suni sancı ile başlatma girişimi başarısız olduğunda, ya da doğum eylemi başladıktan sonra birinci ya da ikinci evrede verilebilir.Sezeryan kararı en sık doğum eylemi başladıktan sonra doğumun ilerlememesi ve fetal distres geliştiği durumlarda verilmektedir.Şu unutulmamalıdır: Bebeğin vücudu çıkana kadar herhangi bir dönemde normal doğumdan vazgeçilerek bebeğin sezeryan ile doğması kararı verilebilir! muayeneleri esnasında sezeryan kararı verilmesi :Doğumu sezeryanla gerçekleştirme kararı henüz doğum eylemi başlamadan önce, antenatal incelemelerin herhangi birinde verilebilir.Şüpheli durumlarda antenatal dönemde yapılan dikkatli bir pelvik muayene ile tanı koyulur. Pelvis yapısı uterus içindeki bebeği doğurmaya uygun değilse sezeryan ile doğum kararı verilir.Herpes Simpleks EnfeksiyonuHerpes simpleks virüsü HSV enfeksiyonunun bulaştırıcılığının devam ettiği dönemde anneden bebeğe doğum esnasında virüs bulaşma riski vardır. HSV bebekte ciddi santral sinir sistemi enfeksiyonuna neden olabileceğinden doğum sezeryan ile gerçekleştirilir. Ancak bazen sezeryan bile bulaşmayı engelleyemeyebilir.Daha önce sezeryanla doğum yapmış olanlarDaha önce sezeryan ile doğum yapmış olanlar neden tekrar sezeryan ile doğum yaparlar?Sezeryan esnasında uterusa bir kesi yapılır. Bu kesi çıkarıldıktan sonra usulüne uygun bir şekilde dikilerek kapatılır. Ne kadar iyi kapatılırsa ve ne kadar mükemmel iyileşirse iyileşsin kesi bölgesinde uterus kasının bütünlüğü bozulmuştur. Daha sonraki gebeliklerde uterus ve tekrar büyümeye başladığında bu eski kesi yerinde bir gerginlik oluşur. Bu gerginlik kesi bölgesinin kendi kendine açılmasıyla dehisans ya da bölgede yırtık oluşmasıyla uterus rüptürü sonuçlanabilir. Böyle bir durum kanamaya yol açarak ve plasentanın işlevlerini bozarak anne adayı ve için ciddi bir tehlike oluşturabilir.Sezeryan ile doğum yapmış olanlarda şimdiki gebelikte uterusta dehisans ya da rüptür oluşma riski nedir?Bu sorunun cevabını verebilmek için uterustaki kesinin yerini bilmek gerekir: Sezaryanda uterusa duruma göre iki ayrı kesi türünden biri uygulanır. Birinci ve en sık uygulanan, uterusun serviksle birleştiği alt kesime alt segment uygulanan yatay kesidir. İkinci kesi şekli ise uterusun yukarısında gövde kısmına uygulanan dikey kesidir. Klasik insizyon kesi adı verilen bu dikey kesi bebeğin alt segment kesisinden çıkmasının zor olduğu durumlarda uygulanan nadir bir kesi şeklidir. Alt segment yatay kesilerde esnasında uterusun ya da doğum eylemi esnasında bu kesi yerinden yırtılma olasılığı binde 2 civarındadır. Klasik insizyonda ise uterus gövdesi ciddi hasar gördüğünden oran tam olarak bilinmemekle beraber çok yüksektir.Sezaryan ile doğum yapmış olanlarda şimdiki gebelikte vajinal yoldan doğum yapma şansı varmıdır?Önceki doğumunu sezaryanla yapmış olanlarda şimdiki doğumun da sezaryanla gerçekleştirilmesi uygundur, ancak ş değildir. Özel koşullar yerine getirildiğinde önceden sezaryanla doğum yapmış bir anne adayı normal doğum yapabilir Bu özel koşullar arasında en önemlisi doğum eylemi esnasında acil olarak ameliyata alınmaya uygun şartların varlığıdır. İstisna oluşturabilecek tek durum önceki sezaryan operasyonunda klasik insizyon kullanılmış olmasıdır. Bu durumda sonraki doğumların hepsinin sezaryanla gerçekleştirilmesi çok daha uygundur. Sezaryanla doğum yapmış annelerin ameliyatlarının ne şekilde yapıldığını bilmeleri ve taburcu olurken bu konuda bir belge almaları daha sonra vajinal yolla doğum yapmak isteyebileceklerinden önemlidir.Doğum kanalını tıkayan myomlar ya da kanalda yer alan diğer kitlelerDoğum kanalına yerleşmiş büyük miyomlar ya da diğer kitleler, nadiren de perinede yer alan HPV enfeksiyonuna bağlı büyük kondilom lezyonları bebeğin kanaldan geçişine ve doğumuna teşkil edebilir.Anne adayının doğumun ikinci evresinde ıkınmasının sakıncalı olduğu durumlarBazı kalp ve beyin hastalıkları olan anne adaylarında kafa ve karın içi basıncını ıran ıkınmalar sakınca teşkil eder. Bu durumda anne adayı hastalığın uzmanı ile konsulte edildikten sonra doğum sezaryan ile gerçekleştirilir.Bebekteki bazı anormalliklerBebekte yaşamla bağdaşan ancak doğum kanalından geçişi engelleyecek omfalosel, hidrosefali gibi fiziksel kusurlarda sezaryan tercih edilir. Doğan bebeğe ilgili uzman doktor tarafından kısa zamanda müdahale yapılır.Diğer durumlarYukarıda sayılanlar henüz doğum eylemi başlamadan önce sezaryan kararı verilen durumların tümüne yakınını kapsar. Bunun dışında bebekle ya da anne adayıyla ilgili gebeliğin seyrininde sezaryan kararı verilen nadir durumlar da mevcuttur. Vajinismus vajina girişinin kasılarak penisin girişine izin vermemesi-bu durum vajinal muayene ile doğumun gidişatını takibi imkansız kılacağından sezaryan için bir neden teşkil eder bunlardan biridir. Uzun süren bir kısırlık döneminden sonra IVF tüp ya da diğer yöntemlerle gebe kalan, daha önceden çok sayıda düşük ya da erken doğum kayıpları nedeniyle çocuk sahibi olamayan, daha önce ya da doğum eylemi esnasında bir ya da daha fazla sayıda bebeğini kaybeden anne adaylarına çoğunlukla sezaryan ile doğum önerilmekte ve bu öneri anne adayı tarafından da genelde olumlu karşılanmaktadır. Burada temel düşünce anestezi ve sezaryanın anne adayına getirdiği riskin normal doğumdan çok daha fazla olduğunun bilinmesi, ancak zorluklar sonunda elde edilen bebeğin canlı doğmasının garanti altına alınması için bu risklerin kabullenmesidir. Bebeğin sağlığı açısından normal doğum ve sezaryan ile doğumu karşılaştıran çalışmalar mevcut olmakla beraber çelişkili sonuçlar çıkmaktadır. Riskli olmayan bir gebelikte büyük bir olasılıkla vajinal yoldan doğum için en uygun olanıdır. Çünkü bu yolu seçmiştir.Sezaryan ile doğumun elbette ki çok önemli avantajları vardır:Plasenta previa olgularında vajinal yoldan doğum girişimini anne ve için ölümle sonuçlanması mutlaktır ve bu durumda uygulanan sezaryan kurtarıcıdır. Bu konuda kimsenin bir yorum yapması söz konusu değildir. Üzerinde durulması gereken konu vajinal yoldan doğması mümkün olan bebeğin sezaryan ile doğurtulmasında sağlığını korumada olumlu etkisi olup olmadığının tam bilinmemesidir.Böyle durumlarda da sezaryan önemli avantajlar sağlayabilir: her türlü yoğun şartları hazırlandıktan ve uygun koşullar yerine getrildikten sonra sezaryan ile planlı bir şekilde doğurtulur. Vajinal doğumda ise doğum şartların tam uygun olmadığı beklenmedik bir zamanda olabilir. Sezaryanda olgun olduktan hemen sonra 39. haftada doğurtulur. Doğum eyleminin başlaması beklendiğinde ise süresi 42. haftaya kadar uzayabilir. Bu ek 3 hafta içerisinde beklenmedik bir şekilde ölebilir. Bu sayılan durumlar çok nadir rastlanan durumlardır. O yüzden sezaryan yanlızca kesinlikle gerekli olan durumlarda previa gibi uygulanmalıdır. Kesin gerekli olmayan durumlarda ise her gebe ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hastalıkları ve Doğum Uzmanının doğum şekli konusundaki hissi ve tecrübeleri doğum şekline karar verilmesi konusunda ön plana alınmalıdır. Sezaryan aşırı ve gereksiz yere uygulandığında sürecin tersine gidildiğinden kitlesel düzeyde bakıldığında anne ve ına olumsuz etki etmesi kaçınılmazdır.Elektif sezaryanın uygulanmasıSezaryan ile doğumu elektif olarak gerçekleştirmek için anne adayının haftası kesin olarak belirlenmiş olmalıdır. Diabet gibi bebeğin akciğerlerinin geç olgunlaştığı durumlar hariç, 39. haftasından sonra olgunlaşmış kabul edilir. Bu nedenle elektif sezaryan sıklıkla 39. haftası içinde uygulanır. haftasının kesin olarak belli olmadığı durumlarda nadir de olsa akciğerleri olgunlaşmamış prematüre bir doğurtulma riski vardır.Gebeliğin seyrinde bazen doğum eylemi başlamamasına rağmen acil sezaryan kararı verilen durumlar da vardır. Bunlar genellikle beklenmedik durumlardır. Bebeğin kalp seslerinin bozulmuş olması ve fetal distres ortaya çıkması, ablatio gelişmesi plasentanın erken ayrılması ya da nadiren suların gelmesi esnasında kordonun sarkması durumunda doğum eylemi başlamadan acil sezaryan uygulanır.Doğum eyleminin başlatılma girişimlerinin başarısız olması başarısız indüksiyon girişimi durumunda sezaryan kararı verilmesi:Beklenen doğum eyleminin başlamadığı durumlarda anne adayına serviksi olgunlaştıran ilaçlar ve suni sancı verilir. Buna indüksiyon adı verilir. İndüksiyon doğum eylemini başlatmada başarısız olursa sezaryanla doğum gerçekleştirilir. İndüksiyon en sık miad geçmesinde uygulanır. Anne ının ya da ının tehlikede olduğu durumlarda da ağır preeklampsi ve fetal distres gibi fetus miadında olmasa bile indüksiyonla doğum eylemi başlatılmaya çalışılır.Doğum eylemi başladıktan sonra sezaryan kararı verdiren durumlar :Düzenli olarak takibe giden gebelerde yukarıdaki sayfalarda anlatılan durumlar söz konusu olduğunda doğum eyleminin başlaması beklenmez ve sezaryan ile doğum gerçekleşir. Gebelerin büyük kısmında bu yukarıdaki durumlar söz konusu olmadığından bu gebelerin doğum eylemine girmesi beklenir.Ancak doğum eylemi esnasında aşağıda anlatılan beklenmeyen durumlar söz konusu olduğunda doğum eylemi yarıda kesilerek sezaryan ile doğum kararı verilir. Yukarıda bahsedilen ve elektif planlı sezaryan kararı verdiren durumların tümü, bu durumlar önceden belirlenememişse düzenli kontrollere gidilmemesi durumunda doğum eylemi başladıktan sonra da sezaryan ile doğum kararı verdirir.Doğum eyleminin birinci evresinde sezaryan kararı verdiren durumlar:Düzenli olarak antenatal takiplere gittiniz. Antenatal takiplerinizde hiç bir saptanmadı. Doğum eylemi başladı. Henüz servikste açılma tam değil, sancılar devam ediyor. Ne gibi durumlarda sezaryan gerekir?Birinci evrenin uzaması: Doğum eyleminin evreleriServiksteki açıklık uygun şekilde ilerlemezse durum değerlendirmesi yapılır. Uterus kasılmaları zayıflamışsa ya da düzensizleşmişse ve bunun için bir neden bulunamıyorsa anne adayına durumu gidermek amacıyla damardan uterus kasılmalarını düzene sokmak amacıyla oksitosin verilir. Yeterli dozda oksitosine rağmen serviks açıklığı ilerlemiyorsa sezaryan kararı verilir. .Bir sezaryan operasyonu tipik olarak şu şekilde seyreder:Ameliyat hazırlıkları:Aşağıda genel anestezi ile gerçekleştirilen elektif bir sezaryan operasyonu anlatılmaktadır.Planlı bir sezaryan için doktor tarafından genellikle 39. haftasına rastlayan bir günde randevu verilir. Gebeliğin başından itibaren antenatal kontrollere düzenli olarak gelen bir gebede haftası konusunda yanılma riski yoktur. Randevu gününden bir kaç gün önce anesteziyi verecek doktor anne adayının muayenesini yapar. Randevu gününden önceki gece yarısından itibaren birşey yiyip içilmemeli, sabah kalkınca da kahvaltı etmeden ve hiç bir şey içmeden hastaneye gidilmelidir. Hastanede rutin muayeneler yapılır ve eksik kalan tetkik varsa tamamlanır. Pelvik muayene tuşe yapılmayabilir.Anne adayına lavman yapılır ve ameliyat kıyafetleri giydirilirKasılmalar düzenli olmasına, hatta normalden daha kuvvetli olmasına rağmen serviksteki açıklık ilerlemiyorsa bebeğin pelvisten geçmeye uygun olup olmadığının tekrar değerlendirilmesi gerekir. Baş pelvis uygunsuzluğu durumunda kasılmalar ne kadar düzenli ve şiddetli olursa olsun serviksteki açıklık ilerlemez. Baş pelvis uygunsuzluğu tanısı konamamış bir iri durumuna bağlı olabileceği gibi, bebeğin doğum kanalına alın gelişi ile girmeye çalışması gibi diğer bazı anormal durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tüm bu durumlarda kasılmalara rağmen serviksteki açıklık ilerlemez. Bu durumda ık normal doğum imkanı kalmamıştır ve sezaryanla doğum gerçekleştirilir.Fetal distres ortaya çıkması: Fetal distresBirinci evrede fetus kalp seslerinde bozulma saptanırsa bu durum anne adayı sol yanına yatırılarak, oksijen ve sıvı verilerek giderilmeye çalışılır. Fetal distres normal doğumu bekleyemeyecek kadar ağırsa ve önlemlerle düzelmiyorsa doğum sezaryanla gerçekleştirilir.Kordon sarkması:Makat ile doğumda sık rastlanır. Bazen de baş gelişinde su kesesinin kendiliğinden açıldığı durumlarda ya da doktor tarafından açılması durumunda kordon sarkabilir. Doğumun dakikalar içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiği ender durumlardan biridir. Acil sezaryan uygulanır.Ablatio placentaya bağlı fetal distres ya da aşırı kanama: Ablatio placentaPlasenta erken ayrıldığında ayrılmanın şiddetine göre kanama ya da fetal distres bulguları ortaya çıkar. Anne ı kanama nedeniyle, fetus da fetal distres nedeniyle tehlikeye girerse doğum sezaryan ile gerçekleştirilir.Doğum eyleminin ikinci evresinde sezaryan kararı verdiren durumlar: Doğum eyleminin ikinci evresiBirinci evreyi atlattınız. Serviks tam açık, doğuma çok az kaldı. Doğumun bu kadar yaklaştığı bir dönemde sezaryan hangi durumlarda gereklidir?- Bebeğin doğum kanalında sıkışması: başının doğum kanalının tam ortasında yer alan dikensi çıkıntıları aşmak için ön-arka doğrultuda olması gerekir. Bu dönüşü başaramaz ve baş yatay konumda bu dikensi çıkıntılara ulaşırsa burayı aşması oldukça zor olur. Derinde transvers duruş adı verilen bu nadir durumda vakum ile bebeği çekmek çok travmatik olabileceğinden sezaryan ile doğum gerçekleştirilir.- Vakum ekstraksiyonunun başarısız olması:İkinci evrede bazı durumlarda vakum uygulamak gerekebilir vakum ekstraksiyonu ile doğum. En sık fetal distres ve ikinci evrenin uzaması nedeniyle vakum uygulanır. Vakum uygulaması ile doğum gerçekleştirilemezse doğum sezaryan ile gerçekleştirilir.SEZARYAN NASIL BİR AMELİYATTIR?Yukarıda anlatıldığı gibi gebeliğin herhangi bir döneminde çok önceden elektif sezaryan kararı verilebilir ya da veya doğum eylemi esnasında acil sezaryan kararı verilebilir. Acil sezaryan demek, bebeğin ya da anne adayının ının tehlike altında olması nedeniyle kısa süre içinde bebeğin doğurtulması demektir. Bu süre kordon sarkması gibi çok acil durumlarda dakikalarla ifade edilebilir. Bu durumlarda ameliyat ekibin hızla toparlanması, anestezinin hızla verilmesi ve bebeğin hızla doğurtulması gerekir. Anestezi ve ameliyatla ilgili istenmeyen durumların en sık oluştuğu durumlar bu acil durumlardır. Diğer acil sezaryan şekillerinde ise sezeryana bağlı istenmeyen durumları engellemek için yeterli süre genellikle vardır. Sezaryan operasyonunun kendisinden ve anesteziden kaynaklanan istenmeyen durumların en az görüldüğü durumlar ise elektif olarak uygulanan operasyonlardır. Ancak günümüzde anestezi teknolojisi ve ameliyat tekniğinin ilerlemiş olması ve anestezi ve ameliyat ekibinin tecrübesiyle en acil ameliyatlar bile başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Barsaklar tümüyle boşaltıldıktan sonra anne adayı son kez tuvalete gider ve ameliyathaneye alınır. Bazı durumlarda idrar sondası takılması gerekebilir. Ancak genellikle bu sonda ameliyattan sonraki ilk gün çıkarılır.Ameliyathane nasıl bir yerdir?Ameliyathane, içinde ortada bir ameliyat masası, masanın baş kısmında anestezi vermeye yarayan bir cihaz ve çok sayıda dolap ve çekmecenin bulunduğu bir odadır. Masanın tam tepesinde ameliyat sahasını aydınlatmaya yarayan büyük lambalar bulunur. Genellikle ameliyathanede hafif bir çalar. İçeride anestezi verecek olan doktor hazırlıklar yapmaktadır. Maskeli ve steril yeşil ameliyat kıyafeti giymiş bir hemşire ameliyatta kullanılacak olan malzemeleri hazırlamakta ve yine maskeli bir personel oraya buraya koşuşturarak istenen malzemeleri temin etmektedir. Anestezi doktoru ve ameliyathane personeli sizi ameliyat masasına yatırır. Anestezi doktoru size bir serum takar, kafesinizin üzerine kalp monitörüne bağlanmanız için yuvarlak bantlar yapıştırır ve bu bantlara bağlantı kabloları iliştirilir. Birden ameliyathanede kalp atışlarınıza tekabül eden sinyaller duymaya başlarsınız. El işaret parmağınıza da bir alet takılır ve bu aletten de kanınızdaki oksijen durumu kontrol edilir. O sırada operatör ve yardımcısı maskeli bir şekilde ve ellerini yıkayarak içeri girer. Ameliyathane hemşiresi onlara ellerini kurulamak için birer havlu uzatır. Daha sonra operatör ve yardımcısı da steril yeşil kıyafetlerini giyer.Personel sizin karnınıza kadar olan kısmınızı açar. Karnınız ve bacaklarınızın üst kısımları antiseptik bir maddeyle boyanır. Bu işlem ameliyatlarda genelde hasta uyuduktan sonra yapılmasına karşın sezaryanda bebeğin anestezik ilaçlara gereksiz yere maruz kalmasını engellemek için siz uyumadan önce yapılır. Bu işlemde biraz üşüyebilirsiniz. Daha sonra üstünüz steril yeşil örtülerle kaplanır. Operatör genellikle sağınıza, yardımcısı solunuza geçer. Anestezik maddelerin ıkları bazı hoş olmayan kokular duymanıza neden olabilir ve boğazınızda entübasyon tübünün takılmasına bağlı olarak bir dolgunluk hissedebilirsiniz. Eliniz genellikle ameliyat bölgesine dokunmak ister, bu bölgede bir sızlama duyabilirsiniz. Ancak servis hemşiresinin yaptığı ağrı kesicinin etkisi dakikalar içinde başlayacak ve bu rahatsızlık hissi azalacaktır. Daha sonra odanızda sizden başka birilerinin olduğunu görürsünüz. Bu kişiler sizin ameliyattan çıkmanızı dört gözle bekleyen sevdiklerinizdir. Bir de ağlayan oldukça ufak birisi daha vardır. Anestezinin etkisinde olduğunuzdan rüya gördüğünüzü sanabilirsiniz ama bu sizin bebeğinizdir Anestezi doktoru size damardan bir iğne yapar, gözleriniz ağırlaşır ve uyursunuz.İyi uykular .Siz damardan verilen ilaçla uyuduktan sonra daha derin uykuya dalmanız amacıyla anestezi doktoru tarafından ağzınızdan nefes borunuza uzanan entübasyon tübü adı verilen özel bir tüp yerleştirilir ve yine damardan verilen bir ilaçla kaslarınızın tümünün işlevi durdurulur. Kas işlevleri durunca ık sizin solunum faaliyetlerinizi elindeki siyah balon ile anestezist devralmıştır. Entübasyon tübünden size anestezik madde ve oksijen verilir. Kalp fonksiyonlarınız ve kanınızdaki oksijen düzeyi tamamen kontrol altındadır. Anestezist operatöre tamam başlayabilirsiniz mesajını verince operasyon başlar.Ameliyat tekniği:Karnınızın alt kısmına, iç çamaşır izinize gelen yerde cilde yaklaşık 15 santimetre uzunluğunda yatay bir kesi yapılır. Bu kesiye Pfannenstiel insizyonu adı verilir. Eğer uterusta klasik insizyon planlanmışsa bu durumda göbeğin hemen altından başlayan dikey bir kesi yapılır. kesildikten sonra ciltaltı yağ tabakası da kesilerek kasları saran koruyucu kılıfa ulaşılır. Kılıf kesilir ve karın kasları kesilmeden yanlara doğru ayrılarak periton a karıniçi organları örten zar ulaşılır. Periton da kesilir ve uterusa ulaşılır. Uterusun alt segmentine yatay olarak bir kesi yapılır ve bebeğin çıkmasına yetecek büyüklükte yaklaşık 10 cm ye genişletilir. Bu kesiden doğurtulur. Bazı özel durumlarda uterus gövdesine dikey kesi klasik insizyon uygulanır. kordonu kesildikten sonra bebeği almaya gelen çocuk doktoruna ya da hemşiresine teslim edilir. Plasenta elle çıkarılır. Daha sonra kesilen katlar tek tek dikilir ve tabakasının içine dıştan sadece uçları görünen dikiş konarak operasyona son verilir. Bazı durumlarda dikiş yerine tek tek dikiş koymak gerekebilir. Cildin dikilmesi esnasında anestezist sizi çoktan uyandırmaya başlamıştır. Lütfen nefes alın, ameliyatınız bitti gibi sözler duyarsınız. Tümüyle ayılıp kendi kendinize rahat nefes alabilir hale geldikten sonra odanıza götürülmek üzere servis personeli tarafından alınırsınız.Tebrikler!!Bu işlemler karışık gibi gözükse de uyuduğunuz andan itibaren özel durumlar oluşmazsa yaklaşık 20-30 dakika gibi bir sürede ameliyatınız tamamlanmış olur.Servise yarı uyanık bir halde geldikten yaklaşık bir saat sonra ık olayları algılamaya başlarsınız.

Yorumlar

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
Periodontoloji: Dişeti hastalıklarının tedavisi amacı ile diştaşlarının temizlenmesi, cerrahi tekniklerle hastalığın tedavisi….Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri çevreleyen destek dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Dişeti hastalığının en önemli sebebi “bakteri plağı”dır. Hergün düzenli ve yeterli fırçalama yapılmazsa, tükrük içinde bulunan kalsiyum, bakteri plağıyla birleşip sertleşerek dişler üzerine yapışır ve diştaşı (tartar) dediğimiz yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine” gingivitis” denir. Bu dönemde dişetleri kırmızıdır,kanamalıdır ve hacim olarak büyümüştür.Bu hastalık tablosunun ilk sinyallerini fark eden hasta hemen hekime başvurursa bu aşamada yapılacak diştaşı temizliğiyle dişetlerinin tedavisinde yüksek başarı sağlanır. Belirtilerin ihmal edilmesi durumunda hastalık ilerler, dişetindeki iltihap çene kemiğine ulaşır ve erimesine neden olur. Bu durumda cerrahi tedaviler gerkebilir. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından daha fazladır. Periodontal problemlerin önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir.Gk ağız işlemleri (diş fırçalama ve diş ipi kullanma) diştaşı oluşumunu en alt düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Dişler sabah akşam 2 dakika süreyle fırçalanmalı ve düzenli olarak diş hekimi tarafından kontrol edilip temizlenmelidir.Konservatif : Çürük tedavileri, amalgam ve dolgular…Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerin ağızda kalan ıklarından asit oluşturur. Bu asitler dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına neden olurlar. Konservatif , çürüklerin erken dönemde tedavilerinin yapılarak ilerlemelerinin durdurulmasını ve oluşan diş maddesi kayıplarının , fonksiyonel ve ağız dokularına uyumlu bir şekilde edilmesini amaçlar.Endodontik : Kanal tedavileri…Dişin sert dokusunun içinde, kökün en ucundan giren kan damarları ve sinirlerin (pulpa) bulunduğu dişe veren küçük bir odacık vardır. Dişlerin büyümesini ve sürmesini sağlayan bu yapı, çürüme meydana geldiğinde alarm görevi de görmektedir. Erken safhada edilmeyen diş çürükleri ilerleyerek pulpaya ulaşır ve burada iltihabi değişimlere neden olarak şiddetli ağrılar oluşturur. Daha sonraki aşamada bakterilerin salgıladığı asitler pulpayı öldürür. Böylelikle ortaya çıkan toksinler (zehirler) kök ucundan sızarak çene kemiğine yayılır. Çene kemiğinde oluşan iltihap dişin kaybına, çevre dokularının da harabiyetine neden olur. Bu safhaya gelmeden önce dişi ve çevre dokuları koprumak için hastalıklı pulpa dokusunun alınmasıyla diş kurtarılabilir. Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten sonra, kanallar genişletilip dezenfekte edilir. Tüm bu işlemlerden sonra pulpa odasının içi özel maddelerle kök ucuna kadar doldurulur. Sanıldığının aksine bu işlemler ağrısız gerçekleşmekte ve edilen diş uzun yıllar ağızda kalmaktadır.Cerrahi: Diş çekimleri, komplikasyonlu ve gömük diş çekimleri, kist operasyonları, rezeksiyon, vb. cerrahi operasyonlar…Gömük 20 yaş dişleri: Bu dişler akıl dişleri olarak da adlandırılır ve tam ya da yarım gömülü kaldığında iltihaplanmaya ya da bir kiste sebep olabilir. Ya da diğer dişleri öne doğru iterek dişlerde çapraşıklıklara yol açabilir. Uzun süre hiç belirti vermezken, aniden şiddetli ağrılara, çenelerde kitlenmeye ya da yüzde şişmeye sebep olabilir. Bu dişler kontrol edilmeli ve gerekli ise çekilmelidir. Çekim küçük bir operasyonla gerçekleştirilir.Protez: Kuron ve köprü protezleri, total (tam) ve iskelet (kancalı) protezler, Hassas tutuculu protezler…Protez; eksik bir organı yerine koyma anlamı taşımaktadır. Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli sebeplerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen kaybedildiği durumlarda, hastaya kaybolan fonksiyonlarını geri kazandırmak ve bozulan görünümü düzeltmek, protezin amacıdır.Eksik bir diş diğer dişler için ciddi bir tehlikedir. Estetiği bozduğu tartışılmazdır, ancak daha önemlisi, dişin kaybından kısa bir süre sonra boşluğu sınırlayan dişler olarak boşluğa doğru eğilir. Ayrıca karşı çenedeki boşluğa denk gelen dişler üzerindeki basıncın ortadan kalkması, zamanla onların boşluğa doğru uzamasına ve hatta dökülmesine sebep olur. Sadece komşu dişler değil, diğer dişler de bu konumdan etkilenir ve çene eklemi, baş ve kas ağrıları ortaya çıkabilir. Kısacası boşluk ne kadar kısa sürede kapatılırsa o kadar iyidir.Protezler genel olarak iki türlüdür: Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan (dişler küçültülerek) ve hasta tarafından çıkarılamayan kuron, köprü gibi sabit protezler Hasta tarafından takıp çıkarılan hareketli protezler (tam ve yarım protezler gibi) Tam protezler, hastanın ağzında hiç diş bulunmadığı zaman yapılan protezlerdir.Yarım protezler, hastanın mevcut dişlerine kroşe dediğimiz kancalarla tutturulur. Ya da olması için ağızdaki dişler kaplanarak onlara yerleştirilen çıt çıt, sürgü gibi hassas tutucular kullanılarak yapılır.Ortodonti: Diş çapraşıklıklarının ve çene anomalilerinin düzeltilmesi…Kalıtım, gelişim yetersizliği, çeşitli yanlış alışkanlıklar (parmak emme, biberon ve yalancı meme gibi faktörler) sebebiyle oluşan bozuklukların tedavisi ortodontinin konusudur. Sadece dişlerde çapraşıklık varsa, yaş faktörü önemli değildir. Her yaşta dişlerin düzeltilmesi mümkündür. Ancak kişinin kemik yapısıyla ilgili (iskeletsel) bir söz konusu ise, tedavisi ergenlik çağına kadar yapılır.Dental Implantlar: Diş implantları, kaybedilen dişlerin yerine çene kemiği içine yerleştirilen ve kemik ile kaynaşarak diş kökü görevini gören metal yapılardır. Bu metal yapılar doku dostu olan titanyumdan yapılır ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tek diş kayıplarında boşluğun doldurulması için yandaki dişleri küçültüp 3üye köprü yapmak yerine, diğer dişlere dokunulmadan boşluğa implant yerleştirilir ve üzeri 1üye kuronla kaplanabilir..Azı dişlerinin kayıplarında, takıp çıkartılan protez kullanmak yerine bu bölgeye uygun sayıda implant yerleştirilerek sabit köprü yapılabilir… Dişsiz ağızlarda, özellikle alt protezi ağızda durmayan kişilerde meydana gelen çiğneme, konuşma ve psikolojik bozuklukların giderilmesi için de implant uygulanır. Bu bağlamda porselen laminate, empress, kozmetik dolgular, diş beyazlatma (bleaching) gibi uygulamalar yapılmaktadır.Diş beyazlatma (Bleaching): Diş beyazlatma, dişlerin yapısındaki renklenmeleri ortadan kaldıran bir işlemdir. Diş renklenmelerinin çeşitli sebepleri olabilir. En yaygın nedenleri; kahve , çay, kola ve sigara gibi leke yapıcı maddelerin kullanılması, travma, yaşlılık, tetrasiklin renkleşmesi, eski kaplamalar, sinir dejenerasyonu vb. gibi nedenlerdir. Diş beyazlatma işlemi uygun şekilde ve diş hekimi kontrolünde yapıldığında diş ve dişetlerine zararsızdır.Ancak sırasında dişlerde hassasiyet (özellikle soğukta), dişetlerinde kızarma ve hassasiyet meydana gelebilmektedir. Fakat bu geçicidir ve tedavinin bitimiyle birlikte, birkaç gün içinde bu şikayetler ortadan kalkmaktadır. Ağartma işlemi için iki yöntem vardır: Ev ağartması (home bleaching) denilen yöntemde, hekim ağızdan ölçü alır, bunlara uygun kalıplar hazırlanır. Hasta bu kalıbın içersine ilacı yerleştirerek dişlerin üzerine takar (en az 6-8 saat ve tercihen uykuda). Işlem dişin rengine bağlı olarak 1-4 hafta içinde biter. Office bleaching denilen, muayenehanede hekim tarafından yapılan ağartmadır. Hekim ilacı dişler üzerine uygular, ışık kaynağı kullanılarak dişlerin beyazlaması sağlanır.Yine dişlerin durumuna göre bir veya birkaç seansta dişler beyazlar. Diş beyazlatma işlemi, hamile ve çocuklar hariç herkese uygulanabilir…Ağız ve Diş SağlığıAğız ve diş sağlığı; , Konuşma ve açıdan önem taşır. Ağız ve diş sağlığı bozulan kişi yiyecekleri yeterince öğütemez, konuşurken sesleri çıkarmakta zorlanır ve (kaybedilen dişlerin yerine göre) olarak hiç hoş olmayan bir görünüm söz konusu olur. Bu nedenle sistemli ve yeterli bir ağız - diş ı gereklidir. Ağız ında en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Yeterli zaman ayırarak, sistemli bir şekilde yapılan ile birçok sorunun oluşmasını engelleyebilirsiniz. Biz diş hekimlerine düşen görev ise 6 ayda bir yapılan kontrollerle yapılan ı denetlemek, gözden kaçan - ihmal edilen - bölgeleri izleyip temizlemektir. Günümüzde, çş ülkelerde edici hekimliğin yerini Koruyucu hekimlik almıştır. Özellikle dişhekimliği gibi mecbur olunmadıkça gitmekten kaçınılan, ancak son ana gelindiğinde de sevimsiz ve pahalı bir yığın gerektiren bir dalda, Koruyucu - Önleyici hekimliğin ne denli faydalı ve başarılı olacağı ortadadır.Ağız ında neler, nasıl kullanılmalıdır? 1. Diş fırçası : İyi bir diş fırçası baş kısmı kısa, düz saplı ve orta sert naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Elektrikli diş fırçalarının dişleri daha iyi fırçaladığı söylemek doğru olmaz. Doğru Diş Fırçalama: Diş temizliğini asıl diş fırçası yapar, diş macunu değil. Diş macunu, aşındırıcı ve köpürücü özelliği ile bakteri plağını gidermeyi kolaylaştıran, ağıza hos bir koku veren ve fırçalamayı zevkli hale getiren bir yardımcıdır. Diş fırçanızı kullandıktan sonra iyice yıkayın ve bir bardak içine, fırça başı yukarıda olacak sekilde koyup açıkta kurumasını sağlayın. Doğru bir şekilde kullanıldığında, bir diş fırçasının ortalama ömrü 2,5 - 3 ay dır. Diş Macunu seçiminde en ideali piyasada bulunan tadı ve kokusu hoşunuza giden bir ürünü kullanmaktır.Ancak öyle reklamlarda sunulduğu gibi birkaç santim değil her fırçalamada sadece bir nohut büyüklüğünde macun kullanmanız yeterlidir. Diş fırçalamada hedef, dişlerin yüzeylerindeki besin ıklarını ve bakteri plağını tümüyle ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla diş fırçası diş ile dişetinin birleştiği yere 45 derece açıyla yerleştirilir. Dişetinden dişe doğru ( üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede aşağıdan yukarıya doğru ) dairesel hareketler yapıldıktan sonra fırça döndürülerek, kılların süpürme hareketi yapması sağlanır. Agız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın çok önemli bir parçasıdır. Düzenli yapılan çürük kontrolleri ve diştaşı temizliği, oluşabilecek sorunların erken teşhisini ve dişlerin ağızda uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacaktır. Pedodonti: Çocuklarda çürük önleyici izolasyon dolguları (fissür sealant), flor uygulamaları, oluşabilecek ortodontik problemlerin erken teşhisi ve önlenmesi…Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve şeklinin düzenlenmesinin yanısıra, düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır. Topikal flor uygulamasıyla çocuğun daimi dişlerini güçlendirebilir, küçük ve büyük azı dişlerine uygulanan fissür örtücü denilen izolasyon dolgusuyla çürümeyi engelleyebiliriz. Geçici olduğu için pek fazla önemsenmeyen süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir. Süt dişlerindeki çürükler, hem ağrıya sebep olmakta hem de daimi dişlere zarar vermektedir. Erken süt dişi kaybı, çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli sebeplerinden biridir.Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır. Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı? Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar. Uygulama Süresi Ne Kadardır?Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ancak ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınabilir. Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar dır?Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelenmeye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir defa 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler. Sonra, bir fırça boyu öne getirilerek aynı hareket tekrarlanır ve diğer tarafın sonuna kadar ilerleyerek çenedeki bütün dişlerin dış yüzeyleri temizlenir. Ancak, ayni şekilde dişlerin damak taraflarının da fırçalanması unutulmamalıdır. Son olarak, dişlerin çiğneyici yüzeyleri, ileri geri hareketlerle fırçalanır. Bu fırçalama yönteminde, genellikle ilk birkaç gün bilek ve ön kol kasları döndürme hareketinden dolayı yorulabilir, fakat kısa sürede alışkanlık ılır. Diş fırçalarken yapılan en önemli hata, diş fırçasını çok sert ve aşırı bastırarak kullanmaktır. Fırçalama sırasında dişetini zedelememeye özen göstermek gerekir.2. Diş macunu : Diş fırçasının mekanik fırçalamasının etkisini arttırır. Burada çok sık sorulan bir soruya da cevap vermek gerekiyor. Bize göre “En iyi” ya da “İdeal” bir diş macunu yoktur. En iyi diş macunu size diş fırçalamayı bir zevk haline getiren,tadı ve kokusu hoşunuza giden diş macunudur. Ancak zaman zaman diş macununuzu değiştirmeniz devamlı aynı aşındırıcı maddeye maruz kalmanızı önleyecektir. 3. Diş ipleri : Diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır.4.Ağız gargaraları : İçerdikleri maddelere göre ağızda (özellikle fırçanın ulaşamadığı yerlerde) bulunan mikroorganizmaların aktivasyonunu engeller, ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır ve buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırırlar.Ancak unutmayın ağzı çalkalamak, bakteri plağını yerinden oynatmaz. Ağız gargaraları diş fırçalamanın ve diş ipi kullanımının yerini tutamaz, sadece ı bir koruma ve yöntemidir. 5. Diş arası fırçaları: Diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılan özel yapılı fırçalardır. DİŞ BEYAZLATMA NEDİR?Diş minesi ve dentinde oluşan renklenmeyi, temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel’in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir. Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir? Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak; Yaşlılık Kahve Çay, kola Sigara Çarpma Bazı antibiyotikler (tetrasiklin) Fazla florid kullanımı Sinir dejenerasyonu Eski kaplamalar Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir. Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir. Yöntem Güvenli midir? Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve diş etleri için zararsızdır. Sistem Nasıl Etki Ediyor? Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır. Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik, ağıza yerleştirilir.Iki seçenek vardır: Ya ağıza yeterli sayıda (6-8) implant yerleştirilip sabit köprü yapılır, ya da çenenin ön bölgesine 2-4 implant yerleştirilerek protezin daha stabil oması sağlanır. Implant uygulaması için öncelikle bir çene filmi çekilir ve uygulama için yeterli kemik olup olmadığı incelenir. Uygun şartlar varsa implant yetişkin her insana yapılabilir ve başarı şansı çok yüksektir. Diş Hekimliği: Ayrık dişlerin kapatılması, gülme sırasında görünen dişetinin uzunluğunun ayarlanması, koyu renkli dişlerin renklerinin açılması, kısacası estetiği olabildiğinin en iyisine ulaştıracak uygulamalar, diş hekimliğinin konusudur.

Yorumlar

BEBEKLERDE AĞIZ SAĞLIĞI NASIL OLMALI?

BEBEKLERDE AĞIZ SAĞLIĞI NASIL OLMALI?
Süt dişlerinin erken kaybı ; alttan gelen daimi dişlerin yönünü bulamamasına , yeterli yer kalmadığı için çıkamamasına yada çarpık çıkmasına neden olabilir . Bu da ileride veya fonksiyonel bozukluklara neden olur. Bu sorunların ileride halledilmesi daha zor , uzun süreli ve masraflı olabilir. Bu nedenle erken dönemde sorunlar saptanmalı ve diş hekimi tarafından gerekli önlemler alınmalıdır. Bebeği çürükten korumanın yolları ; Biberona veya emziğe , bal , pekmez , şeker gibi tatlandırıcılar ilave etmemek. Bebeği , ağzında biberonla beslenirken uyutmamak. sonrası , dişlerin temiz ve ıslak bir tülbent veya gazlı bez ile silinmesi Çocukların parmak emme alışkanlığı , dilin aşırı büyük olması veya çeneyi kapatırken dilin dişlerin arasında kalması gibi yutkunma sorunlarının olup olmadığı dikkatle incelenmelidir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise kalıcı sorunlara yol açmadan gerekli müdahaleler yapılmalıdır . Aksi taktirde çenesel veya dişsel bozukluklar veya konuşma problemleri oluşabilir. Bu da gelecekte uzun süreli ve masraflı tedavilerin yapılmasına neden olur . Süt dişleri toplam 20 tanedir. Süt dişlerinin aralarının açık olması normaldir . Süt dişleri zamanından önce çekilirse , alttan gelen daimi dişe yer kalmaz ve yer darlığı oluşur. Kalıcı dişlerin çıkmaya başlaması ; genellikle 6-12 yaş arasıdır.( 1 yıl gecikebilir. ) İlk daimi diş 1.molar ( altı yaş dişi ) dir ; Altı yaş civarlarında çıkmaya başlar. Bu dönemde ağız ı yeterince bilinçli yapılmadığından bu dişler çok fazla çürüme riski taşımaktadır. Halbuli bu dişler bütün bir boyu ağızda kalacaktır. Bu nedenle ağız ının en iyi şekilde öğretilerek bu dişlerin çürümesinin önlenmesi gerekmektedir. Kalıcı dişler çıktıktan sonra ağız ı ; çocuğun kendisi tarafından düzenli olarak yapılmalıdır. .Bu dönemde çıkan dişler boyu kullanılacağı için çok dikkatli bir şekilde korunmalıdır . Süt dişlerinin çıkmaya başlaması ; genellikle 6-24.cü aylar arasıdır .Bunun nedeni yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağlamaktır. Süt dişlerinde de çürük oluşabilir. Bu çürüklerinde mutlaka edilmesi gerekir. Süt dişleri iltihaplanmış ise önce kanal tedavisi denenmeli , mümkün olmazsa diş çekilmelidir. ( 6 aylık gecikme normaldir ). Bu dönemde çocuk, tarafından edilmeli ve gerekiyorsa diş hekimine götürülmelidir. Bebeğin beslenmesi ; çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu dönemde şekerli besinlerin ağırlıklı olduğu bir ( ballı biberon vs.. ) önerilmez . anne sütü veya katkısız süt en iyisidir. Çocuk , şekerli gıdalardan hoşlansa bile bu gıdalar süt dişlerinde çürüklere neden olabilir. Süt dişlerindeki çürükler ; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir . Ayrıca bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir. Bu yaşlarda doğru bir şekilde öğretilen ağız ı , yıllar boyunca korunmayı sağlaması nedeniyle çok önemlidir. Çocuklarımıza ellerini yıkamayı nasıl bir refleks gibi çok küçük yaşlardan itibaren öğretiyorsak diş fırçalamayı da aynı el yıkama gibi çok küçük yaşlarda öğretmeli ve devamlılığını sağlamalıyız. Kalıcı dişlerin çıkmasında gecikme veya çarpıklık ( yer darlığı ) olması ; durumunda diş hekimine başvurulmalıdır. Çarpık dişler , genellikle tüm kalıcı dişler sürdükten sonra ( 12-13.ncü yaşlarda ) , Ortodontik (tel ile çapraşıklık tedavisi ) ile düzeltilebilir. Çenesel uyumsuzluklar var ise büyüme bitmeden edilmelidir. Çocukların diş hekimine alışabilmeleri için ; bir sorunları olmadan önce çocukların , ebeveynleri tarafından diş hekimi muayenehanelerine götürülerek diş hekimine alışmaları sağlanmalıdır. Böylece çocuğun ilk izlenimi , diş hekimine gittiğinde canının yanmadığı olacaktır. Daha sonra ise ( özellikle tedavinin ilk seansında ) mümkün olduğunca çocuğun canını yakmayacak işlemler yapılmalıdır. Çocuğun dikkatini dağıtmak ve muayenehaneyi sevdirmek için bazı oyuncaklar bulundurmakta fayda vardır. Dişsel çarpıklıklar ise büyümenin bitmesinden sonra da düzeltilebilir.Yine de bu , büyüme esnasında daha hızlı ve başarılı olmaktadır. Kontrol : 12-13 yaşlarda , kalıcı dişlerimizin tamamı çıkmış olmalıdır. Bu yaşlarda yapılacak kontroller çok önemlidir. Çocuğun ağzında süt dişi kalmış olabilir , çeneler arası uyumsuzluk veya çarpık dişler mevcut olabilir. Zamanında yapılan teşhislerle tüm sorunları , kısa sürede ve daha masrafsız bir şekilde halletmek mümkündür. Yaş ve problemler ilerledikçe , halletmek daha zor ve masraflı olmaktadır. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis için 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gidilmelidir. : 0-12 yaşlar arasındaki , dişlerin gelişimini etkileyebileceğinden büyük öneme sahiptir . Bu dönemde flor , kalsiyum ve vitaminler yeterli miktarlarda alınmalı , gerekiyorsa takviye edilmelidir . ( 2-12 yaşlar arasında flor tabletlerinin kullanımı tavsiye edilmektedir.) Tatlı besinlerden ve dişlerin yüzeylerine yapışan gıdalardan uzak durulmaya çalışılmalıdır. Tatlı olarak meyve gibi besinler.tercih edilmelidir. Tükürük salgısını arttırdığı için şekersiz sakızların da kullanılması önerilmektedir. Ağız ı : Çocukların ağız ı ilk önceleri ebeveynler tarafından sağlanır. sonrasında ağzın çalkalanması , dişlerin silinmesi veya mümkünse fırçalanması gerekir. Bunlar yapılamıyorsa son gıda , süt veya peynir olmalıdır. Bunların içerisindeki kalsiyum ve kazein dişlere faydalıdır. Sonraki dönemlerde çocuklar kendi ağız ını sağlayabilir. Ağız ının doğru bir şekilde yapılabilmesi için dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanımı mutlaka bir diş hekimi tarafından öğretilmelidir.

Yorumlar

« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0; Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası POT-Creation-Date: PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200 Last-Translator: Hasan Karaboga Language-Team: WordPress Türkiye MIME-Version: 1.0 Content-Type: text/plain; charset=utf-8 Content-Transfer-Encoding: 8bit X-Poedit-Language: Turkish X-Poedit-Country: TURKEY X-Poedit-SourceCharset: utf-8 Plural-Forms: nplurals=1; plural=0;

eXTReMe Tracker