AYAKLARDAKİ MANTAR VE TEDAVİSİ
AYAKLARDAKİ MANTAR VE TEDAVİSİ
Görüntüsünün çirkinliği ise en belirgin yanıdır.Bulaşması doğrudan ayak ayağa sürtüşme yoluyla olabileceği gibi, terlik, çorap, ayakkabı, havlu gibi ortak kullanılan eşyalardan veya banyo, küvet, plaj, hamam ve benzeri ortak zeminlerden olabilir. Ayakların yıkandıktan sonra iyi kurulanmayıp nemli kalması mantar üremesi için çok uygun bir ortam yaratır.
Yani, sık görülen bir durumdur. Sık görülmesine ve çoğu kez yoğun kaşıntısına karşın genellikle ihmal edilen, fazla önemsenmeyen bir hastalıktır. Bu ihmalde belki de sık görülmesinin de payı vardır. İnsanlar birbirlerine sorarak diğerlerinde de ayaklarının aynı bölgelerinde kaşıntı, soyulma, sulanma vb. olduğunu öğrenince normal sağlıklı bir ayağın böyle olması gerektiğini de düşünüyor olabilirler. Bunun da ötesinde bazı hastalarımızda tedavi edilmesi durumunda, başka yerlerden başka hastalıklar (örneğin dizlerde, bacaklarda ağrılar) çıkabileceği gibi tamamen asılsız düşünceler de vardır. Genellikle çok kaşıntılı olan ayak mantar hastalıkları, bu kaşıntının verdiği rahatsızlığın yanısıra, bazen başka hastalıklara da yol açabilir.Ayak derisi için en az bir ay, ayak tırnakları için en az dört ay düzenli tedavi gerekecektir. Ayak parmak aralarının kuru tutulması, yani yıkamadan sonra çok iyi kurulanması ve hatta pudralanması yeni bulaşma ve yinelemeleri önlemek için çok önemlidir. Ortak eşya kullanımını önlemek ve mantar bulaştığı düşünülen ayakkabı, çorap vb. eşyaların dezenfeksiyonu çok önemlidir.
Kaşınma yoluyla deride yaralar ve sıyrıklar açılması diğer mikroplar için iyi bir giriş kapısı oluşturur ve değişik tiplerde ikinci bir mikrobik hastalık eklenebilir.Deride yerleşen mantar hastalıklarının en sık görülen şekli ayak mantar hastalıkları olduğu gibi, ayak derisinde en sık görülen deri hastalığı da ayak mantar hastalığıdır.
Ülkemizde ”Yılancık” adı verilen mikrobik hastalığın en sık, ayaklar ve bacaklarda görülme nedeni de tedavi edilmeyen mantar hastalıklarıdır. Bunların da dışında bazen bu mantar hastalıklarına karşı bazı allerjik reaksiyonlar gelişerek başka türden sorunlara yol açabilir.En sık görülen şekli, halk arasında ”Mayasıl” adı verilen ayak parmak arası yerleşimidir. Bu tip bazen kuru soyulmalar, bazen kabarcıklı, bazen de yaş, beyaz, peynirimisi bir manzarada görülebilir. Ayak tabanında ise genellikle kuru soyulmalar ve bazen kalınlaşmalarla görülebilir.Ayak tırnaklarına yerleştiğinde, tırnaklarda kalınlaşma, kabalaşma, renk değişikliği görülür. Bazen kalınlaşmalar çok aşırı olup, ağrıya yol açabilir, ayakkabı giyilmesini ve tırnak kesilmesini zorlaştırır.Tırnaklara bulaşma ise daha çok tırnak makası, törpü gibi tırnakta zedelenme de yapabilen ortak eşyalar aracılığıyla olur.Aynı bölgede yerleşebilen egzema, sedef hastalığı ve benzeri bazı hastalıklar bazen çok yanıltıcı olabilir. Ayrımı, bir Deri Hastalıkları Uzmanı tarafından sağlıklı bir şekilde yapılmalıdır. Gerekirse laboratuar tetkiklerinden de yararlanılır. Tedavisi de Deri Hastalıkları Uzmanının önerdiği şekilde düzgün uygulanırsa sanıldığından çok daha kolay ve etkili olacaktır.
GÜNEŞ IŞIĞINDAN KORUNMA
GÜNEŞ IŞIĞINDAN KORUNMA
Güneş ışığının deri üzerindeki olumlu etkisi yok denecek kadar azdır. Bazı mikropları öldürmesi, sedef hastalığı gibi bazı hastalıklara iyi gelmesi olumlu etkilerindendir. Fakat en yararlı ve en etkileyici yanı sıcak ve aydınlık yüzüyle verdiği moral etkisi ve çevremize ne kadar iyi yandığımızı ve tatilimizi nerelerde geçirdiğimizi göstererek hava atma olanağı sağlamasıdır. Oysa 1950′li yıllara kadar yanık ten yalnız güneş altında çalışanlarda (inşaat işçisi, çiftçi, balıkçı vb.) görülür ve pek makbul sayılmazdı.Yeni ürünler, belli ölçülerde suya dayanıklı olmakla birlikte, denizde çok uzun süre kalındığında da yenilenmesinde yarar vardır
Bu etkiler beyaz ırk için geçerlidir ve ten rengi açıldıkça zarar oranı artar.Uzun yıllar güneş ışığı altında kalındığında, alınan toplam doza bağlı olarak deride hasar oluşur, incelme, yer yer lekelenmeler görülür ve daha sonra deri kanseri oluşur.
Hayat kaynağı, ısı, ışık ve enerji kaynağı olan, bir zamanlar adına tapınaklar yapılıp, kurbanlar verilen güneş, son 30-40 yıldır deri üzerindeki olumsuz etkilerinin farkedilmesinden sonra, sakınılması gereken bir güç olarak da gündemde yerini almıştır. Yönetici yıldızı güneş olan bir ”Aslan Burcu” erkeği olarak güneş hakkında olumsuz şeyler yazmak bana çok zor gelmekle birlikte, görev sorumluluğum gerçekleri yazmamı emrediyor.
Yüz ve kolların alt kısım veya atletin dışında kalan alanlarda yanık ”amele yanığı”, sol kolda yerleşeni ”şoför yanığı”, yüz ve el sırtlarında yerleşen ”çiftçi yanığı” diye adlandırılırdı.Yanık ten modasından on yıllar sonra zararlı etkiler daha çok ortaya cıkmış ve anlaşılmaya başlanmıştır.Güneş ışığının içerisindeki Ultraviyole (morötesi) bölümü deri üzerindeki zararlı etkilerin sorumlusudur. Başlangıçta tüm zararlı etkilerden Ultraviyole B (UVB) Ônin bir sorumlu tutulmuşsa da son zamanlarda UVA’nın da daha düşük güçte olmakla birlikte aynı zararlı etkilere sahip olduğu farkedilmiştir. Bunlar en çok yüz ve dudakta görülür. Aralıklı ve yüksek dozlarda, ani güneş yanıkları ise (özellikle çocukluk yaşlarında daha çok etkilidir) bir başka deri kanserine zemin hazırlar. Deride leke ve ben oluşumu ile bu benlerin bir kısmının kanserleşmesi de söz konusudur. Ayrıca uzun süreli, yüksek doz güneş ışığı, vücudun bağışıklık sistemini de zayıflatır. Fakat, hepsinden daha önemlisi derinin erken yaşlanmasına yol açar. Deri, ince, gevşek, mat, buruşuk, kırış kırış, lekeli ve çabuk zedelenir bir durum alır ki bu dayanılası bir durum değildir.Güneşin Zararlarından Korunmanın YollarıBilinmesi gereken ilkeler:1. Korunma ne kadar erken başlarsa o kadar yararlı olur.2. Kızarma, su toplama, soyulmalara neden olacak yanıklara hiçbir zaman yol açılmamalıdır.3. Kuru ve sık dokulu giysiler iyi koruyucudur.4. Bulutlu havalarda, gölgede, şemsiye veya saçak altında güneş ışınlarının %50’sinden fazlası süzülür, yansır ve yine zararlı etkilerini yaparlar.5. Yüksek yerlerde, denizde, kumda, karada etkilenme daha fazladır.6. Yüz ve eller için güneşten korunma yalnız tatilde, plajda değil, gündelik yaşamda, sokağa çıkılırken de yapılmalıdır.7. Güneşin dik olduğu saatlerde güneş altında mayo ile kalınmamalıdır. Bu saatler, gün ortasının 2 saat öncesi ve sonrası olarak kabul edilir, fakat bölgelere gore değişebilir. Pratik olarak saat 11 ile 15 arası sakınılması uygun olur.Güneşten korunmak için krem veya losyon şeklindeki koruyucu ürünler kullanılır. Bunlar, koruma güçlerine göre derecelendirilir ve bu derecelerin adı ”güneşten korunma faktörü”dür (Sun Protecting Factor = SPF) 1′den 100′e kadar değişik güçte koruma faktörlü ürünler bulunmaktadır. Kullanımda önemli olan nokta, ışığın altına çıkılmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve en az 3 saatte bir yenilenmesidir.
yemeyi nasil azaltirim
Yememizin tek nedeni açlık mı?
Elbetteki aç olduğumuzda yemek yemeyi arzularız.Bu, yaşayabilmemiz için en doğal gereksinimimizdir. Ancak, ne yazık ki birçoğumuz aç olmadığımız zamanlarda bile, çeşitli nedenlerden dolayı bir şeyler yemekteyiz.Bu nedenleri dış ve iç etkenler olarak ikiye ayırabiliriz.Açlık hissi duymadığımız halde yeme arzusu hissettiğimiz durumları anlamaya çalışırsak, bu istekle başa çıkmamız kolaylaşabilir.
yemeyi nasil azaltirim
Yememizin tek nedeni açlık mı?
Elbetteki aç olduğumuzda yemek yemeyi arzularız.Bu, yaşayabilmemiz için en doğal gereksinimimizdir. Ancak, ne yazık ki birçoğumuz aç olmadığımız zamanlarda bile, çeşitli nedenlerden dolayı bir şeyler yemekteyiz.Bu nedenleri dış ve iç etkenler olarak ikiye ayırabiliriz.Açlık hissi duymadığımız halde yeme arzusu hissettiğimiz durumları anlamaya çalışırsak, bu istekle başa çıkmamız kolaylaşabilir.
En popüler ruh ve vücut bakımları
Stresten kurtulmak, rahatlamak ve bakım yaptırmak isteyenlerin başvurduğu SPA’ların sayısı gün geçtikçe artıyor. Modern birer kaplıca gibi olan bu merkezlerde çeşitli masaj ve bakım teknikleri uygulanıyor. İşte onlardan bazıları…. Vücut Peeling’i: Cildi ölü hücrelerden arındırmayı sağlayan bu yöntem hafif bir şekilde masaj yapılarak tüm vücuda uygulanır. Özellikle plajlarda yıpranan ve sertleşen topukların yaz sonunda bu bakıma çok ihyitacı var. Ozon terapisi: Tüm vücudumuzu toksinlerden temizleyen ve bağışıklık sistemini
Read the rest of this entry »
Ulkeler Neleri ile Meshurdur?
Ülkeler Neleri İle Meşhurlar?
ABD
Hawai Adaları, Kolarado Kanyonu (Büyük Kanyon), OSCAR Ödülleri (Hollywood), Dısneyland, Florida’daki Cap Canavarel Uzay Üssü (NASA), New York Şehri, Superior Gölü, Beyaz Saray, Pentagon, Yellowstone Milli Parkı, Kızılderililer, ABD’nin Simgesi Deniz Kartalı, San Fransisko Havaalanı, Yosemite ve Niagara şelaleleri,San Fransisko Köprüsü (Golden Gate) , Las Wegas, New Orleans (Caz müziğinin merkezi) Los Angelos (Hollywood) şehirleri, Harward,Yale üniversiteleri,Wall Street (New York Borsası) , Coca Cola,Pepsi, Mac Donalds,General Motors,Ford,Microsoft firmaları,Valley Kayalıkları (Arizona Çölü),Güney Dakotadaki dört Amerikan Başkanının büstünün bulunduğu Rushmoure Dağı,Jack London,Ernest Hemingway,John Steinbeck gibi yazarlar, Marilyn Monroe,Jane Fonda,E.Taylor,M.Brando,M.Streep,D.Hofmann,R.de Niro, Steven Spielberg,Michael Jacksen gibi sanatçıları,Times ve Neewsweek dergileri,Metropolitan Sanat Müzesi,Özgürlük Anıtı,Kaliforniyadaki Sekoya Ağaçları
illerimizin Neleri Meshur - Eklemeli * Yeni
İllerimizin Neleri Meşhur? Genelde biliriz neresinin neyi meşhur ama hepsi birbirine karışır fark etmeyiz bile.. Örnek olarak Ihlara Vadisi’nin Aksaray’da olduğunu bilmezdim, Karadeniz’de sanırdım..! Ben bazı yerlere eklemeler yapıyorum. Mesela Artvin’in Peynir Eritmesi listede yok. Kars’ın Kaz etli pilavı yok… Özellikle bu illerle bağdaşlaşan, bu illeri anlatan ünlü kişileri de ekleyeceğim. Başka neler yok bakalım…
illerimiz - Antalya
Antalya İli Türkiye”de bugüne kadar bilinen en eski yerleşmelerin bulunduğu İllerimizden biridir.İl merkezinin kuzeybatısında 20 km mesafede bulunan “KARAİN MAĞARASI”NDA” yapılan kazılarda M.Ö 220 bin yılından bugüne kadar kesintisiz bir uygarlığın varlığı ortaya çıkarılmıştır.Tarihi eser ve kalıntıların adeta açık hava müzesi gibi geniş bir alana dağıldığı ilimizde tarih öncesi Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğuna ait izler yan yanadır.
« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası
POT-Creation-Date:
PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200
Last-Translator: Hasan Karaboga