Çalışanlar hafif makyaj yapmalı
Çalışırken uygulayacağınız güzellik yöntemleri önemlidir. Sizin o iş yerine ait olduğunuz izlenimini yaratmalıdır.Çalışan kadının makyaj yapmadan işyerine gitmesi doğru olmaz. Ama aynı şekilde baloya gidiyormuş gibi dikkat çekici bir makyaj da yapmamalı. İşyerindeki aydınlatma, makyajı biraz daha parlak gösterir. Saçlar doğal Saç spreyi kullanmak artık geçmişte kaldı. Çalışan kadının saçları doğal görünümlü ama aynı zamanda bakımlı olmalı. Saç rengini de sık sık değiştirmemeli. Eller bakımlı olmalı Ellerin bakımlı ve temiz olması çok önemlidir. Aşırı kısa ve aşırı uzun tırnaklar işyerinde yadırganır. Kullanılan ojeler de her zaman alışılmış renklerde olmalı. Çalışan kadınlar işyerinde saçlarına atkuyruğu modelini uygulamamalı. Eğer saçların toplanması gerekiyorsa, zarif bir tokayla tutturulmalı. Atkuyruğu modeli bir işyeri için fazla sıradan ve çocuksu sayılır.
Etkisi dakikalarca geçmeyen, ağır kokular, çalışan kadın için kesinlikle uygun değildir. Her zaman hafif ve çiçekli bir koku sürünmeli. Seksi ve baharatlı kokular, çalışan kadın için uygun değildir. Read the rest of this entry »
Erkek Cilt Bakımı
SEKS VE AĞIZ KANSERİ
SEKS VE AĞIZ KANSERİ
Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95i bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor.
Bu virüsün servikal kansere rahim boynu kanseri yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.Fransa, Lyondaki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu da çalışan bilim adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudanda yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3 misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadıOral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu.İyi haber bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.İnsan papilom virüsü HPV cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde 10u kansere yol açan türdendir..Söz konusu araştırmanın sonuçları Journal of the National Cancer Institute isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.Jenital cinsel organ HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABDdeki 25 yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur.
ERKEN BOŞALMA NEDİR?
ERKEN BOŞALMA NEDİR?
Dolayısıyla genel kabul kabaca kişi ilişki esnasında kadın döl yoluna (vajene) girmeden yada girdikten sonraki 2 dk içerisinde boşalma gerçekleşiyorsa cinsel ilişkiden beklenen haz süresi kısa olduğundan erken boşalmadan söz edilebilir. Unutulmamalıdır ki asıl belirleyici olan ilişkinin süresinden ziyade ilişkiden elde edilen toplam haz kalitesidir. Bu nedenle bazı çiftlerde süre kısa olsa bile tatmin oluşuyorsa yine problem yok demektir. Çiftlerdeki tatminsizlik durumu tedavi gerektirecek bir sürece girildiğini göstermektedir. Erken boşalma toplumda ne sıklıkta görülmektedir? Erkeklerde en sık görülen cinsel problem erken boşalmadır. Toplumda her yüz erkekten 4-70’inde var olduğu bilimsel kaynaklarda bildirilmiştir ancak çok geniş yüzde aralıklarının verilmiş olması düşündürücüdür. Erken boşalmanın sebepleri nelerdir? Erken boşalarak çiftlerde cinsel tatminsizliğe yol açan bu seksüel problemin en sık sebebi şu an ki tıbbi veriler ile psikolojiktir diyebiliriz. Biliyoruz ki bundan birkaç öncesine kadar penisin sertleşme (ereksiyon) sorunu için de en sık sebep psikolojik durum gösteriliyordu ancak yıllar içerisinde penisin cinsel uyarı ile nasıl sertleştiği anatomik ve fizyolojik olarak bilimsel anlamda daha iyi anlaşıldığında sorunun fizyolojik kökenli olduğu tezi ağır basmaya başladı. Tıpkı sertleşme sorununda olduğu gibi erken boşalmada da önümüzdeki yıllarda yeni bilimsel veriler ile farklı sebepler öne sürülebilir ancak şu anki tıbbi veriler eşliğinde sorunun daha çok psikojenik kökenli olduğunu söyleyebiliriz.Bunun dışında bilinen sebepler aşağıda sıralanmıştır: - Prostat iltihapları: Özellikle prostatın süregen, kronik iltihabi hastalıklarında erken boşalma görülebilmektedir.- Alt idrar kanalı (üretra) iltihapları: Üretrit olarak bilinen alt idrar kanalı iltihapları genellikle kontrolsüz cinsel ilişki sonrası oluşmaktadır (prezervatif kullanmaksızın rastgele, birden fazla sayıda partnerle ilişki sonrası oluşmaktadır). Bu esnada idrar kanalında oluşan iltihabi hastalıkla erken boşalmaya yol açmaktadır.- Çeşitli nörolojik hastalıklar: Özellikle penisin uç bölümünü de tutan ve penis cildinde aşırı hassasiyetle seyreden sinir hastalıklarında görülebilmektedir. Erken boşalma hangi durumlarda sık görülür ? - İlk cinsel ilişki: Daha önce herhangi bir cinsel ilişki deneyimi yaşamamış şahısların ilk cinsel ilişkileri sırasında sıklıka erken boşaldıkları gözlenmektedir.Burada esas olan birlikte bir koordinasyon sağlanmasıdır. Erkek “dur” dediğinde kadın durmalı, “devam” dediğinde ise partneri devam etmelidir. Erken boşalma tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir? Erken boşalma tedavisinde sıklıkla lokal anestezikler sprey yada krem formunda kullanılmaktadır. Bu ilaçlar penis cildinde uyuşma, uyuşukluk yaparak penis derisinin uyarılma eşiğini yükseltmektedirler. Başlangıçta var olan bu uyuşma hissi cinsel ilişkiden alınan hazzı azaltıyor gibi olsa da yukarıda aktarılan tekniklerle birlikte uygulandığında hastalarda olumlu yanıt alınabilmektedir. Bu maksatla lidokain yada prilokain gibi lokal anestezik ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların krem yada sprey formları bulunmaktadır. Penis sertleşmiş durumda iken penis başının özellikle alt kısmına sürülerek yahut sıkılarak kullanılmaktadır. Bu grup ilaçlar doktor gözetimi ve bilgisi dahilinde kullanılmak kaydı ile ciddi yan etki göstermemektedirler. Bunun yanı sıra antidepresan ilaçlar da kullanılmaktadır. Fluoksetin, sertralin, paroksetin ve klomipramin gibi ilaçlar beyin ve merkezi sinir sistemi üzerine etki ederek boşalma süresini geciktirmektedirler. Erken boşalma tedavisinde seks terapisi uygulaması nedir? Yukarıda aktarılan tedaviye yanıtsız vakalarda veya bu tedaviyle birlikte, seks terapi uzmanı eşliğinde, boşalmanın geciktirilmesine yönelik eğitim terapileri de uygulanmaktadır. - Düzensiz cinsel ilişki: Kişinin eşi yada partnerinden uzun süreli ayrı kaldıktan sonraki devam eden cinsel ilişkilerinde erken boşalma gözlenmektedir.- Çok sayıda partnerle ilişkide bulunma - Sık eş yada partner değiştirme- Hastalık kapma korkusu: Kişinin eşi yada partnerinden cinsel yolla hastalık bulaşacağı endişesi taşıyor olması- Aşırı cinsel isteğe bağlı oluşan gerginlik durumu- Beden imajının kötü algılanması: Kişide mevcut fiziksel bir deformitenin gizlenmesi maksadıyla cinsel ilişki süresinin kısa tutulması- Suçluluk ve günah duygusu: Kaçamak ilişkileri deneyenlerde o ilişki esnasında yada sonrasında erken boşalma görülebilmektedir.- Uygun olmayan fiziksel ortam: Cinsel ilişkinin başlatılıp devam ettirildiği ortamın uygunsuzluğu da erken boşalmayla birlikte görülmektedir (kaçamak ilişkilerde yakalanma korkusu yaşanılan fiziksel ortamlar, yine normal ilişkilerde kapalı mekanın sağlanamamasından doğan yakalanma korkusu, yatak sesinin duyulacağı endişesi vs.)- Erkeğin kendisinin, eşinin yada partnerinin cinsel tabuları, mitleri, korkuları, farklı fantezileri: Gebe kalma korkusu, ağrı oluşacak endişesi, beğenilmeme endişesi vs.- Erkeğin eşi yada partnerinin cinsel tutum ve davranışları, öncelikleri ve beklentileri Erken boşalma ile ilgili yapılan muayene ve tetkikler nelerdir? Muayenede klasik üroloji muayenesinin dışında farklı bir muayene yöntemi yoktur. Hastanın anlattığı şikayetlerin özelliklerine göre çeşitli tetkikler yapılabilmektedir ancak direk erken boşalmanın sebebini ortaya koyacak bir tahlil yada radyolojik tetkik bulunmamaktadır. Cinsel ilişki esnasında erkek cinsel organı penisin kadın döl yoluna (vajene) girmeden önce yada girdikten hemen sonra tatmin edici bir ilişki yaşanmadan boşalması, erken boşalma olarak bilinmektedir. Erken boşalmada kabul edilen bir süre var mı? Erkek cinsel organının kadın döl yoluna girmeden boşalmanın olması direk erken boşalma olarak kabul edilmektedir ancak girdikten ne kadar süre sonra içinde boşalma olursa erken boşalma kabul edileceği konusunda belirleyici olan çiftlerin memnuniyeti ve cinsel birliktelikten duydukları hazza göre tanımlanmaktadır. Normalde her yüz erkekten 75’nin kadın döl yoluna girdikten sonra 2 dakika içinde boşaldığını bildiren çalışmalar vardır. Erken boşalma şikayeti ile üroloji polikliniklerine başvuran hastaların bir çoğu bu süreyi girdikten sonra 1 dk’dan daha az olarak tanımlamaktadırlar. Erken boşalma nasıl tedavi edilir? Erken boşalmada tedavi yöntemleri kabaca iki ana başlık altında toplanabilir:Cinsel haz eşiğini yükseltmek için uygulanan tedaviler (davranış terapileri)İlaç tedavileri (kremler, spreyler, haplar)Seks terapisiErken boşalmada tedavinin asıl belirleyicisi hastanın kendisidir. Bu sürecin uzun ve tekrar edebilecek nitelikte olabileceğinin bilinmesi ve sabırlı olunması gerekmektedir. Doktorunuzun önerilerini dikkate almanız çok daha önem arz etmektedir.Cinsel ilişki sırasında boşalma emrini tetikleyen beyindir yani beyinden gelen emirler doğrultusunda boşalma gerçekleşmektedir. Beyin ise bu emiri aldığı uyarılar ve hazza göre belirlemektedir. Her bireyin kendine göre bir haz eşiği vardır. Kişi ilişki sırasında bu haz eşiğini aşınca beyin boşalmayı tetiklemektedir. Dolayısı ile yapılması gereken bireylerdeki haz eşiğini yükseltmekdir. Kişi bu yeni haz eşiğine daha geç ulaşmakta ve ulaşmak için daha çok çaba harcamakta ve bu esnada da ilişki süresini uzatarak haz kalitesini artırmaktadır. Daha basit ifadeler ile örneğin beyinde erken boşalma için belirlenen kritik en üst sınır 5 olsun diyelim. Kişi ilişki esnasında 5’in üzerine çıkar çıkmaz boşalma gerçekleşiyor olsun. Kişinin 5 değerine ulaşma süresi ise 1 dk olsun. İşte tedavi ile yapılmak istenen bu 5 değerinin 10 yada daha üzerindeki sayılara yükseltilmesidir. Dolayısı ile kişi bu yeni değerlere ulaşabilmek için daha çok çaba harcamakta ve daha uzun sürede bunu başarabilmektedir. Erken boşalmada cinsel haz eşiğini yükseltmeye yarayan tedavi yöntemleri nelerdir? Cinsel ilişki aralığının uzatılmaması gerekir.Cinsel ilişki sayısını az tutmamak gerekir. Ortalama haftada 1-2 defa cinsel ilişkide bulunanlarda klinik olarak erken boşalma daha az görülmektedir.Sık aralıklarla partner değişmemek gerekir.Birden fazla sayıda partner kullanmamaya özen gösterilmelidir.Uygun cinsel ilişki pozisyonu seçilmelidir. Erken boşalma tedavisinde önerilen pozisyon erkeğin altta, kadının üstte olduğu pozisyondur.Stop-Start (Başla-Dur) tekniği: Penisin kadın döl yoluna (vajene) girdikten sonra kişinin tam boşalacağını hissettiği anda geri çekilmesi ve penis uç kısmını sıkması prensibine dayanır. Boşalma eylemi stoplandıktan sonra yeniden kadın döl yoluna girilmesi ve tekrar boşalacağını hissettiği anda yeniden geri çekilmesi ve böylece cinsel eylemin uzatılması hedeflenmektedir.Kadın partnerin orgazm olmak için acele etmemesi ve erkek partnere ilişki sırasında ayak uydurması gerekir. Kadının orgazm olmak için yapmış olduğu hareketler erkeklerde boşalmayı çabuklaştırabilmektedir.
BEL SOĞUKLUĞU NASIL OLUR VE NEDEMEKTİR?
BEL SOĞUKLUĞU NASIL OLUR VE NEDEMEKTİR?
Her iki cinste de belirtiler ortaya çıkar. Bel soğukluğunun erkeklerde görülen belirtileri nelerdir? - İdrar yaparken yanma- Sık idrara çıkma- Çıkarılan idrar miktarının az olması- Tüm penis boyunca sızlama- Penis ucunda yanma, sızlama- Gece idrara kalkma- İdrardan sonra tam boşaltıp rahatlayamama hissi- Penisten gelen sarı-yeşil renkli akıntı- Boşalma sırasında ağrı- Bazen penis ucunda kızarıklık- Nadiren hiçbir belirti vermeksizin bulunabilir. Bel soğukluğunun kadınlarda görülen belirtileri nelerdir? - Bayanlar kadın yolundan (vajenden gelen) mevcut akıntıyı her zamanki doğal akıntıdan kabul ettiklerinden çoğunlukla belirtisiz seyreder, geç fark edilir.- İdrar yaparken yanma- Sık idrara çıkma- Gece idrara kalkma- İdrardan sonra tam boşaltıp rahatlayamama hissi- Kadın yolundan (vajenden) sarı-yeşil renkli akıntı- Normal adet dışı ara kanamalar- Cinsel ilişki sırasında ağrı Anal ilişki sonrasında bulaştığında makatta oluşan bel soğukluğu belirtileri nelerdir? - Bu nedenle 3 ay geçinceye kadar olan süre bel soğukluğu kapma açısından tetikte beklenilen süre olmakta olup hastalık belirtilerinin her oluşabileceği anlamına da gelmektedir. Bel soğukluğu cinsel ilişki dışında hangi yolla bulaşır? - Oral (ağız) seks- Anal ilişki (homoseksüalite) Oral seks sırasında bel soğukluğu nasıl bulaşır? Bu bulaşma iki türlü gerçekleşebilmektedir:Hastalık bulunan bir cinsel organı ağzıyla temas ettiren normal sağlıklı kişilerin boğazlarında (farinks) hastalık görülebilir. Makatta akıntı- Makatta kaşıntı - Makatta yanma hissi- Makatta ağrı- Büyük abdest yaparken ağrı- Makat etrafında kızarıklık Bel soğukluğu nasıl teşhis edilir? Gelen akıntıdan alınan örnekler laboratuar ortamında incelenerek teşhis konulmaktadır. Yine idrar tahlili ve kültürü yapılarak diğer enfeksiyonlar olup olmadığı da belirlenmektedir. Bel soğukluğu nasıl tedavi edilir? Tedavisi ilaçlarladır. Bu grupta kullanılan çeşitli antibiyotikler bulunmaktadır. Antibiyotikler ve süreleri doktorunuz tarafından belirlenecektir. Düzenli tedavi olmayan olgularda hastalık tekrar edici özellik gösterebilmektedir. Erkeklerdeki bel soğukluğu tedavi edilmezse ne gibi problemlere yol açar? - Tekrarlayan idrar yolu iltihapları- Prostat iltihabı- İdrar kanalında daralmalar- Meni kanalı iltihabı- Meni kanalında daralma- Yumurta iltihabı- Kısırlık- Eklem iltihabı gibi pek çok sorun oluşabilmektedir. Kadınlarda bel soğukluğu tedavi edilmediği takdirde ne gibi problemlere yol açar? - Tekrarlayan idrar yolu iltihapları- Tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve akıntılar- Adet düzensizlikleri, aşırı kanamalar, ara kanamalar- Rahim iltihabı- Tüplerin iltihabı- Tüplerde yapışıklıklar, daralmalar- Kısırlık Bel soğukluğu hangi hastalarda tekrar eder? - Düzenli ve yeterli tedavi edilmeyenlerde- Hastalıklı kişi ile tekrarlayan cinsel ilişkilerde- Birden fazla sayıda ve rastgele cinsel ilişki deneyimi olanlarda hastalık tekrar edebilmektedir. Bel soğukluğundan korunmanın yolları nedir? - Tek eşli cinsel yaşam sağlık açısından en güvenilir korunma yöntemidir. Bu nedenle eşiniz yada partneriniz dışında kimselerle cinsel ilişkide bulunmayınız. Kaçamak ilişkilerde her türlü bulaşıcı hastalık riski yüksektir.- Normal vajinal ilişki dışında (anal, oral vs.) ilişki yöntemlerinin risk taşıdığını unutmayınız.- Eşiniz yada partneriniz dışında biri ile cinsel ilişki yaşamaya karar verdiğinizde ilişki sırasında mutlaka prezervatif kullanınız.- Şüpheli bir cinsel birliktelik yaşadıktan sonra eşinizle yada partnerinizle tedavi oluncaya kadar (özellikle de prezervatifsiz) kesinlikle ilişkide bulunmayınız. Aksi takdirde başkasından aldığınız mikrobu sevdiğiniz insanlara da bulaştıracaksınız demektir.- Hastalık sizde tespit edildiğinde ilişkide bulunduğunuz kişiyi de tedavi ettiriniz.- Şüpheli kaçamak ilişkiden sonra eşiniz yada partnerinizle de ilişkide bulundu iseniz eşinizi yada partnerinizi de tedavi ettiriniz. - Sağlığınız açısından hijyenik ortamlarda muayene olunuz. Özellikle vajinal muayene sırasında steril tek kullanımlık aletler ile muayene olunuz.- Başkasına ait kirli iç çamaşırlarını kesinlikle giymeyiniz.- Genel vücut temizliği ve tuvalet temizlik kurallarına azami ölçüde uyunuz. Ağzında hastalık bulunan birinin, sağlıklı normal bir cinsel organla ağız teması sonrasında, sağlam kişinin cinsel organında hastalık ortaya çıkabilir. Bel soğukluğu hastalığı için kimler risk altındadır? - Birden fazla sayıda eş (partner) kullananlar- Erken yaşta seksüel aktiviteye başlayanlar- Prezervatif kullanmaksızın gerçekleşen ilişkiler- Düşük sosyoekonomik düzeyde olanlar- Anal ve oral seks tercih edenler Bel soğukluğu sadece erkeklerde görülen bir hastalık mıdır? Bel soğukluğu hem erkekleri hem de kadınları ilgilendiren hastalıktır. Neisseria gonorrheae isimli bir mikrobun idrar kanalını (üretra) tutmasıyla başlayan ve tedavi edilmediği takdirde bölgesel yada tüm vücudu ilgilendiren sorunlar oluşturan ve de cinsel ilişki ile bulaşan hastalıktır. Bel soğukluğu olan bir bayanla bir defa cinsel ilişkide bulunan bir erkekte bel soğukluğu gelişme ihtimali nedir? Bu hastalığı olan bir bayanla ilişkide bulunan bir erkeğin bu hastalığı kapma ihtimali %20’dir. Bel soğukluğu olan bir erkekle bir defa cinsel ilişkide bulunan bir bayanda bel soğukluğu gelişme ihtimali nedir? Bu hastalığı olan bir erkekle cinsel ilişkide bulunan bir kadının bel soğukluğunu kapma ihtimali %50-80’dir. Görüldüğü gibi bayanlar bu konuda oldukça risk altındadır. Şüpheli bir ilişkiden ne kadar süre sonra hastalık belirti vermeye başlar? Şüpheli bir ilişki sonrasından, kişide hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı ana kadar geçen süreye kuluçka süresi denilmektedir. Bel soğukluğunun kuluçka süresi yaklaşık 3-10 gün olmakla birlikte bazı hastalarda 12 saat ile 3 ay arasında olabilmektedir. Bu şu demektir; şüpheli bir ilişkiniz varsa idrar yolları ile ilgili şikayetiniz 12 saat sonra başlayabileceği gibi 3 ay sonra da başlayabilir.
CİNSEL ORGAN SİĞİLLERİ NASIL OLUŞUR?
CİNSEL ORGAN SİĞİLLERİ NASIL OLUŞUR?
Cinsel organ siğillerinde teşhis nasıl konulmaktadır? Çoğunlukla ek bir tahlil yada radyolojik görüntüleme yöntemine ihtiyaç duyulmaksızın direk muayene ile tanı konulmaktadır. Şüpheli olgularda siğillerden elde edilen materyallerde HPV viruslerinin gösterilmesi ile tanı kesinleştirilmektedir. Cinsel organ siğillerinin tedavisi nasıldır? Tedavide direk siğil üzerine uygulanan çeşitli yöntemler ile siğilin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Bu maksatla podofilin, kriyoterapi yada lazer tedavisi uygulanmaktadır. Cinsel organ siğilleri hangi yolla bulaşır? Cinsel organ siğilleri çoğunlukla cinsel ilişki yolu ile bulaşmaktadır. Nadiren siğillerle direk temas, enfekte tuvalet ve temizlik araçları yolu ile bulaşabilmektedir. Kimler cinsel organ siğilleri yönünden risk altındadır? - Birden fazla sayıda eş yada partnerle ilişkide bulunanlar- Anal ilişkide bulunanlar (homoseksüeller)- Rastgele cinsel ilişki tercihinde bulunanlar- Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmayanlar- Kötü hijyen koşullarında yaşayanlarda- Genel vücut ve tuvalet temizliği alışkanlığı bulunmayanlar Cinsel organ siğillerinin belirtisi nedir? Cinsel organların çevresinde, deriden kabarık, koyu kahve renkli, el ile hissedilebilen, üzeri çoğunlukla pürtüklü cilt lezyonları şeklinde görülür. Ağrı, kanama, akıntı, kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler gözükmez. Tüm tedaviler lokal olarak siğilin yok edilmesini sağlamaktadır. Cinsel organ siğilleri kansere yol açar mı? Özellikle HPV tip 16, 18 ve 31’in kadınlarda rahim ağzı (serviks) kanserine yol açtığı bilinmektedir. Yine anal ilişki sonucu bulaşan anüs siğillerinin, anüs kanseri gelişiminde önemli rol aldığı bilinmektedir. Cinsel organ siğilleri tekrarlayıcı bir hastalık mıdır? Ne yazık ki bu siğiller tekrar edebilmektedir. İlaçlar ancak yeni çıkan siğilleri ortadan kaldırır iken sonradan oluşacak siğillerin oluşumunu önleyememektedir. Cinsel organ siğillerinden korunma yolları nelerdir? - Tek eşli cinsel yaşam- Şüpheli durumlarda prezervatifle cinsel ilişki- Hijyenik muayene ortamında muayene ve tedavi- Genel vücut ve tuvalet temizliğine özen gösterme- Şüpheli lezyonları deri üzerinde görür görmez ürologa muayene olmak gerekir. Lezyonlar küçük iken daha kolay tedavi edilmektedir.Cinsel yolla bulaşan hastalıklar içerisinde en hızlı ilerleyenidir. Human Papilloma Virus (HPV) isimli virüsler araclığı ile oluşan viral bir hastalıktır. Anüs ve cinsel organların çevresinde görülmektedir. Hangi cinsel organlarda siğil görülür? Erkeklerde yumurta torbası (skrotum) ve penis çevresinde, küçük karın bölgesinin alt bölümlerinde görülebilmektedir. Kadınlarda küçük karın bölgesinin alt bölümleri, vulva ve labiumlarda görülebilmektedir. Cinsel organlar dışında bu siğiller vücutta nerelerde görülebilmektedir? Penisteki idrar deliğinin ucundan geriye doğru idrar kanalını (üretra) tutabilmektedir. Aynı zamanda anüs bölgesinde de ortaya çıkabilmektedir.
KOKU HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ
KOKU HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ
Araştırmacılar deney hayvanlarında burundan aldıkları kök hücreler ile böbrek, karaciğer, kalp ve sinir dokusu geliştirmeyi başarmışlar. Bu çalışmalar şimdilik deneysel olarak yürütülüyor ancak gelecekte KBB Uzmanlarının koku bölgesinden diğer uzmanlık alanlarının isteği üzerine alacakları doku parçası çok işe yarayacak gibi gözüküyor. Bu yüzden burnumuza iyi bakmamız gerekiyor çünkü ileride bir doku bankası olarak da ona ihtiyacımız olabilir.
Bu durum tipik olarak koku alma yeteneğinin azalması ile birliktedir ve bu durumdaki hastalar güzel kokuları bile kötü kokular olarak yorumlarlar. Hayalet koku alma denilen antosmi ise olmayan kokuların alınmasıdır ki bu durum bir çeşit koku halusinasyonu olarak kabul edilir. Bu durum aralıklı ya da sürekli olabilmektedir.Koku ve tat kaybı arasındaki nasıl bir ilişki var?Koku kayıplı hastaların üçte ikisinde tat duyusunda da kayıp görülüyor. Bu çoğu kez tat azalması şeklinde oluyor ama bazen tam tat kaybı da olabiliyor.Koku hastalıklarının sebepleri nelerdir?Koku hastalıklarının en sık rastlanılan sebepleri kafa travmaları, geçirilmiş olan üst solunum yolu enfeksiyonları ya da burun ve sinüs hastalıklarıdır. Bu hastalıkların her biri yaklaşık aynı sıklıklarda görülmekte ve tüm koku hastalıkları sebeplerinin %60′ını oluştururlar. Kafa travmalarının %5′inde koku kaybı görülür.Koku hastalıkları nasıl tedavi edilir?Koku kaybı kaza veya darbeyi takiben hemen gelişmiş, tam koku kaybı oluşmamışsa tedaviden 1 yıl kadar sonra düzelmeler olabilir. Üst solunum yollarının viral enfeksiyonlarını takip eden koku kayıpları ise hastanın önemli bir şanssızlığıdır. Daha çok ileri yaşlarda görülür ve çoğu kez koku duyusunun azalması şeklinde kendini gösterir. Başka neler koku kaybına neden olur?Toksik madde ve dumanlara bağlı olarak gelişen koku kayıpları da vardır. Bazı kanser tedavi ilaçları ve radyoterapi de koku kaybı yapabilirler. Bazı beyin tümörleri, hipofiz tümörleri, beyin anevrizmaları gibi kafa içi hadiseleri koku kaybı ile kendilerini gösterebilirler.Psikolojik nedenlerle koku kaybı olabiliyor mu?Koku kaybı olmadığı halde koku alamamaktan yakınan hastalar da vardır. Koku kaybı yaşayan hastaların %20’sinde ise her hangi belirgin bir sebep ortaya konulamaz.Burun ve sinüs hastalıkları neden koku kaybına yol açıyor?Burun tıkanıklığı yapan tüm sebepler koku duyusu ile ilgili bozukluk yaparlar. Koku bozukluğuna en sık polipli sinüzitler ve alerjik nezle ve sinüzitler yol açar. Burun içerisindeki konka şişlikleri ve ileri derecede kemik eğiklikleri de koku bozulması yapabilir. Burun içi, kafa tabanı ve sinüs tümörlerinde de koku kaybı olabilir.Burun ve sinüs dışı hastalıklar dışında hangi hastalıklar koku kaybına neden olur?Koku kaybı gösteren hastaların üçte ikisinde depresyon belirtileri mevcuttur. Depresyonlu hastalarda koku duyumu azalması da söz konusudur. Hayattan zevk alamama, mutsuzluk hali, içine kapanma, özgüven azalması, hafıza azalması, yorgunluk gibi belirtiler görülebilir.Parkinson ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda koku kaybı ilk belirtilerden birisi olabilir. Hatta uygulanan koku testleri ile bu hastalıkların erken yakalanması konusunda çalışmalar yapılmıştır. Şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklarda koku bozuklukları görülebilir. Bazı saralı hastalarda nöbet gelmeden önce bir öncü belirti olarak ortamda bulunmayan bir koku -sıklıkla yanmış lastik kokusu gibi bir koku -alınabilir. Bazı romatizmal hastalıklarda, şeker hastalığı, karaciğer ve böbrek hastalıkları ve tiroit bezi hastalıklarında koku duyusu değişimleri olabilir. Kulak burun boğaz dışı bazı kanserler de koku kayıpları olduğu saptanabilmektedir. Gebelikte yaşanan koku duyusu ile ilgili değişiklikler herkesçe bilinmektedir.Koku bozukluğu nasıl teşhis edilir?Koku kayıplı hastada olası genel sebepler sorgulandıktan sonra burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı gibi belirtiler sorgulanır. Bundan sonra burun içerisi ince ve açılı endoskopların yardımı ile incelenerek burun ve sinüs içerisindeki olası sebepler araştırılır. Burun tıkanıklığı yapan tüm sebepler koku duyusu ile ilgili bozukluklar yapabilir. Gereken durumlarda hastalardan sinüs tomografisi ve/veya beyin tomografisi istenilir. Gereken durumlarda hastalara koku alma testleri uygulanır.Koku testi nasıl yapılır?Bu testler ya çok ayrıntılı bir şekilde ince kokuları ayırt etme yeteneği ve düzeyini saptamak için çok değişik kokuların verilmesi ile ya da daha az hassas bir şekilde kaba kokuların verilmesi ile yapılır. Burada değişik kokular test materyalinin kazınarak koklanılması ile ya da kaleme benzer bir koku salıcısının koklanılması ile yapılır.Koku bozuklukları nasıl tedavi ediliyor?Koku bozukluklarının tedavisi altta yatan sebebin ortaya konulması ile yapılır. En yüz güldürücü tedavi burun ve sinüs hastalıklarına bağlı olan koku bozukluklarında olmaktadır. Burun içerisine uygulanan steroidli spreyler ya da tablet ya da injeksiyon yolu ile yapılan steroid tedavileri özellikle alerjik nezle ve sinüzitli hastalarda daha fazla olmak üzere uygun hastalarda etkili olmaktadır. Ameliyat tedavisi özellikle polipli sinüzitli hastalarda uygulanan endoskopik sinüs cerrahisi ile koku bölgesinin açılması sağlanarak başarılı olmaktadır. Bazı çok ileri deviasyon gibi burun kemiği eğikliklerinde deviasyon ameliyatı gerekebilmektedir. Burun içi dokularının şişmiş olduğu alerjik nezle ya da burun damlası bağımlılığı gibi koşullarda ise lazer yada radyo frekans yardımlı girişimler burun tıkanıklığını açarak azalmış olan koku işlevini düzeltebilmektedirler.Yeni tedavi yöntemleri mevcut mu?Çinko, östrojen ve A vitamini tedavilerinin etkisi tartışmalıdır. Koku kaybı ile ilgili geliştirilmekte olan fakat araştırma aşamasında yeni ilaçlar da söz konusudur.Koku kaybının tedavi edilemediği durumlar var mı?Eğer koku kaybı tam olarak ve koku sinirlerinin kaybı nedeniyle oluşmuşsa ne yazık ki günümüzde belirgin bir tedavi şansı bulunmamaktadır.Koku kayıplarının insan yaşamını nasıl etkiler?Çoğu hasta koku alma duyusunun değerini ancak onu kaybedince anlamaktadır.Koku duyusunu kaybeden kişilerde insanı, zehirli dumanlardan, sızmakta olan gazlardan ya da yangına dönüşecek bir tencere dibi tutmasından koruyan bir uyarı sistemi çalışmaz. Yine kişiler arası ilişkilerde rol oynayabilen özellikli bir duyu olarak önemli olmasına karşın koku kayıplı hastalar en çok hayat kalitelerinin ciddi bir şekilde düşmüş olduğundan yakınırlar.Koku kaybı olan kişilerin hayatında ne gibi sorunlar yaşanır?Koku kayıplı hastaların %73′ü yemek pişirme güçlüğü, %68′i ruh hali değişiklikleri, %56’sı iştahta azalma, %50’si kötü yemekten, %41′i kendi kokusunu alamamaktan, %30′u yemeği sürekli yakmaktan şikâyetçi olmuşlar fakat sadece %8′i iş hayatlarında sorun yaşamaktan şikâyetçi olmuştur.Yaşa bağlı farklılıklar var mı?Koku kayıpları gençlerde daha çok güçlüklere yol açarken yaşlılardaki incinme endişesini arttırmaktadır.Ama bu grup hastada kokuları yanlış yorumlama da sıkça görülmektedir. Burun ve sinüs hastalıklarına bağlı koku kayıpları ise sıkça görülür, çoğu kez koku duyusunun azalması ya da zaman zaman azalması sonra düzelmesi şeklinde görülür. Bu hastalarda koku kaybı zamanla ve yavaş gelişir ve en iyi tedavi sonuçları bu grupta alınır.Koku kaybı geri döner mi?Koku duyusunun geri dönmesi yıllar sonra bile olasıdır ancak tam koku kayıpları genellikle geri dönmez.Doğuştan koku kaybı olabilir mi?Koku kayıplarının daha az rastlanılan diğer sebeplerinden birisi doğumsal koku kayıplarıdır. Burada adeta doğuştan bir koku körlüğü söz konusudur.Burun damlası kullanmak koku kaybına yol açar mı?Zararsız gibi görünen burun açıcı damlalar çok uzun süre kullanıldıklarında koku duyusunun azalmasına yol açabilmektedirler.
Koku kaybı cinsiyete göre değişiklik gösteriyor mu?Koku kaybı yaşayan kadınlar bu durumdaki erkeklerden daha fazla şikâyetçi oluyorlar. Bu kokunun kadınlar için çok daha önemli olmasından kaynaklanabilir ya da kadınlar kokulu bir dünyayı erkeklere kıyasla daha anlamlı buluyorlar.Tam koku kaybı olan hastalar neler yapmalı?Tedavisinin günümüz koşullarında olanaklı olmadığı saptanmış koku kayıplı hastalar evlerinde yangın ve duman detektörü bulundurarak güvenliklerini sağlamalılar. Yine bu hastalar sigara içimini bırakmalılar. Yemeklerden tat alabilmeyi sağlamak açısından yemeklere ölçüsüne dikkat edilerek hardal, kırmızıbiber, ekşi ve acı soslar ilave edilebilir. Bu durumda uyarılmayan koku siniri yerine diğer sinirler uyarılmaktadır Tat duyusu koku almanın ne gibi bir ilişkisi var? Tatların ayırt edilebilmesi için koku alınması gerekli. Tat almayı sağlayan alıcı hücreler dilimizin belirli bölgelerinde bulunuyor. Tuzlu ve tatlı dilin ön kısımları da, ekşi yan kenarlarında, acı ise arka kısımlarında algılanır. Tat duyusu da beyne koku duyusu gibi iletilir.Koku bozukluklarının beslenme üzerine ne gibi bir etkisi var?Koku bozuklukları tat duyusunu olumsuz etkilediğinden bazı beslenme sorunlarının olabileceği düşüncesi yapılan çalışmalarla doğrulanmadı.Kokunun insan davranışları üzerine etkisi nedir?Güzel bir koku kişiyi canlandırıyor, coşku, mutluluk, öz güven gibi iyi hissetme duyguları verebiliyor. Bazı kokuların yatıştırıcı, dinlendirici etkileri var. Kokusunu beğenmediğimiz bir yere bir daha gitmek istemiyoruz. Kokusu yüzünden yaklaşmak istemediğimiz hatta sırf bu yüzden görüşmekten kaçındığımız kişiler olabiliyor. Toplu taşıma araçlarında oturacağımız yeri bile çoğu kez bu duyumuz belirliyor.Çocuklukta çevremizde duyduğumuz korular ileri ki yaşantımızı etkiliyor mu?Kokunun insanın anılarını canlandırıcı etkileri mevcut. En çok çocukluk yıllarında ve ev ortamında alınmış kokularla yeniden karşılaştığında güçlü bir hafıza canlanması oluyor.Kokular insan yaşamını olumlu ya da olumsuz etkiliyor mu?Koku ile ilgili çalışmaların en karışık ve heyecan verici kısmı davranış ve duygular üzerine olan etkileri ya da bunun tam tersi olarak duygulanmalar sırasında koku duyumunun etkilenmesi üzerinedir.Araştırmacılar matematik problemleri çözmekte olan gruplar üzerinde çalışmışlar. Çözüm öncesi lavanta kokusu verilen grup diğer farklı kokular verilen gruba kıyasla daha sakin ve hızlı bir şekilde ve daha az hata ile problemleri çözmüşlerdir. Uykusuzluk sorunu olan yaşlılarda da lavanta kokusu verilenler, uyku hapı alanlardan daha erken uyguya dalmış ve daha uzun uyumuşlardır.Koku ile ilgili meslekler var mı?Parfüm ve şarap üretiminde çalışan ve ürünleri denetleyen koku alma hassaları gelişmiş kişilere bu camiada kısaca “burun” denilir. Bu “burunlar” yıllar içerisinde yetişir ve koku ayırt edebilme yetenekleri ortalamanın çok üzerine çıkmıştır. Burada kalıtsal bir eğilim de söz konusu olabilir. Babadan oğla aktarıldığı sıkça görülür.Bu tür kişilere en yapmalarını önerirsiniz?Bu tür meslek mensupları burunlarına gözleri gibi bakmak zorundadırlar. Ağır sigara içme alışkanlığı koku duyusu üzerine olumsuz etkili olduğu unutulmamalıdır. Koku kaybı şanssızlığına uğrayan bu meslek mensupları artık çalışamazlar. Bunun istisnası aşçılarda görülmüştür. Deneyimli bir şef yemek tariflerini harfiyken uygulayarak çalışmasını sürdürebilmektedir. Koku duyusunu nasıl gelişir?Her insanın koku alma yeteneği farklıdır. Fakat bunun geliştirilmesi olanaklıdır. Koku eğitimi bebeklikten başlar. Annesinin ve babasının kokusu bir bebek için kokunun mutluluğa çıkardığı yolun başlangıcıdır. Koku molekülleri ağırdır ve bu yüzden yere yakındır. Çimenlerin üzerinde, bitkilerin arasında ve toprağa yakın çok ilginç kokular vardır. Emekleyen bir bebek için bir koku cenneti yaratmak olanaklıdır. Kokunun ince nüanslarla ayırt edilmesi çok seçici ve yüksek bir işlevin sonucudur. Ama toplumsal anlamda hep bunun tersi işlenmiştir insanlara. Örneğin çevresindekileri özellikle yemekleri koklayıp duran bir çocuğa aileler yeni bir koku keşfediyor olmasını kutlayacakları yerde bunun kibar bir hareket olmadığını söyleyerek tekrarlamamasını isterler. Böylelikle evrimsel olarak zaten körelmiş bir duyu toplumsal olarak da bastırılmış olmaktadır.Koku duyusunu özel bir eğitimle geliştirmek mümkün mü?Beyin her zaman algılama duyarlığına sahiptir ve kokuya açık olursanız yani onu arar bulursanız koku ayırt etme yeteneğinizi geliştirebilirsiniz. Her bir burun deliği kokuları farklı saptayabilir. Bu neden iki burun deliğine sahip olduğumuzu açıklayabilir. Beynin duyuları stereo aldığı bilinmektedir. Her bir koku molekülünün kendi reseptörüne ulaşmasını kolaylaştırmak adına iki taraflı koku alma alışkanlığını geliştirmek önerilebilir.Koku duyusunun, diğer dört duyudan farkı nedir?Koku dışında başka hiç bir duyu çalışırken beynin başka bir işini engellemez. Örneğin bakarken konuşabiliriz ya da düşünebiliriz, müzik dinlerken kitap okuyabiliriz. Oysa koklarken konuşamayız. Kitap okurken odaya verilen kokuyu alamayız. Bu yüzden koku duyumuzu en iyi kullanmak istediğimizde çevresel faktörlere dikkat ederek tüm dikkatimizi koku almaya vermemiz gereklidir. Bir koku çeşidi bir kez öğrenildiğinde kolay kolay unutulmaz.Koku duyusun cinsellikle ilişkisi var mı?Araştırıcılar koku ile seks arasındaki ilişkiyi çalışırlarken “feromon” adını verdikleri bir maddeyi buldular. Bu kelimenin kökeni eski Yunancada “ferein: geçirmek, aktarmak ve “hormon: heyecan kelimelerinden geliyor. Feromonlar salgılandığı aynı türün canlılarını etkilemekte ve çoğu canlıda burun boşluğu orta bölmesindeki bir yerden algılanılarak beyine iletiliyor.Bazı araştırmacılar burun içerisindeki bu bölgeyi 6.duyu olarak tanımlıyorlar. Bununla birlikte bu bölgenin işlevleri hala kesin olarak anlaşılamadı.Kokular cinsel hayatımızı nasıl etkiliyor?Kraliçe arıdan tutun yengeçlere varıncaya kadar çok değişik canlı türünün feromon salgılayarak kendi bölgelerini işaretledikleri düşünülüyor. Feromonların insan davranışları üzerine olan etkileri incelendiğinde ilginç sonuçlar çıktı.Örneğin bir çalışmada yatılı kız okullarında kalanların adet zamanlarının aynı günlerde olduğu saptandı. Eş seçiminde koku ve ten uyumunun önemi çok eskilerden beri konuşulmaktadır. Parfüm kullanımın çekicili arttırdığı herkesçe biliniyor. Sadece ABD’de ünlü bir parfüm markasının yıllık cirosu 6 milyar dolar.Koku bozukluğu tedavisini gelecekte nasıl olacak?Koku kayıplarının tedavisinde kök hücre ile onarımlar önemli bir rol oynayabilir. Koku bölgesi çok değişik amaçlarla bir kök hücre temin etme yeri olabilir. Koku duyusunun tam olarak aydınlatılması beynin nasıl çalıştığını anlamak açısından çok yararlı olacaktır. Koku ile ilgili bilgilerimiz arttığında nasıl yaşadığımıza dair bilgiler de elde etmiş olacağız.Burundaki koku bölgesi bir kök hücre yatağı mı?Araştırmacılar hiç beklemedikleri bir yerde erişkindeki koku bölgesinde bol miktarda kök hücre bulunduğunu saptadılar. Daha önceleri bu hücrelerin sadece kemik iliği ve beyinde bulundukları düşünülmekteydi. Kök hücreler bilindiği gibi son yıllarda organ nakilleri ve organ onarımları için kullanılıyor.
Koku hastalıkları 5 ayrı grupta tanımlanabilir. Bunlardan anosmi denilen tam koku kaybında hasta hiçbir kokuyu alamaz. Dr. Erhun Şerbetçi yazdı;Diğer adı hiposmi olan koku azalması (ise kokuya karşı duyarlılığın azalması ve bazı kokuları ayırt edememe durumudur. Hiperosmi denilen koku bozukluğunda ise kokuya karşı bir hassasiyet artışı söz konusudur. Parosmi ise ortamdaki kokuların olduklarından farklı algılanmaları anlamına gelir.
SEVİŞME BAŞI 3 MİLYON DOLAR
EDDİE MURPHY BOŞANDIĞI KARISINA İSYAN ETTİ: ‘SADECE ÜÇ KEZ SEKS YAPTIK.’ABD’li aktör Eddie Murphy ve Spice Girls üyesi Mel B arasında nafaka kavgası. Mel B, bebekleri için 9 milyon dolarlık villa ve 18 yıl boyunca bakım masrafı istedi.
Bu isteği kabul etmeyen Eddie, “Sadece üç kez seks yaptık. Beni kullanmak için hamile kaldı. Böylece Victoria Beckham’ın gölgesinde kalmamaya çalıştı. Onun bu oyununu anlayınca hemen ondan ayrıldım” diye konuştu.
Catherine Zeta Jones ‘dünyanın en güzel kadını seçildi
« Previous entries Project-Id-Version: WordPress 2.3.1 Türkçe dil dosyası
POT-Creation-Date:
PO-Revision-Date: 2007-10-28 10:09+0200
Last-Translator: Hasan Karaboga
