Şubat 17, 2008 at 5:43 am
· Filed under GÜZELLİK
Zen Vücut Cilası
Zen vücut cilası cildinize benzersiz bir ışıltı verir. Ölü deniz tuzları, sadece City Zen’de bulabileceğiniz birbirinden güzel kokulu masaj yağları harmanlarıyla karıştırılır ve muhteşem bir arındırma deneyimi için tüm vücudunuza uygulanır. Kan dolaşımını arttıran bu özel karışım aynı zamanda, topukları, dirsekleri, kuru ve sertleşmiş bölgeleri yumuşatır. Uygulama, size ışıltılı, tazelenmiş ve saten gibi bir cilt bırakarak, rahatlatıcı ve yatıştırıcı bir masaj ile sona erer.
45 dakika
Read the rest of this entry »
Permalink
Şubat 17, 2008 at 5:37 am
· Filed under GÜZELLİK
Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.
Read the rest of this entry »
Permalink
Şubat 4, 2008 at 6:04 am
· Filed under GÜZELLİK
GÜNEŞ IŞIĞINDAN KORUNMA
Güneş ışığının deri üzerindeki olumlu etkisi yok denecek kadar azdır. Bazı mikropları öldürmesi, sedef hastalığı gibi bazı hastalıklara iyi gelmesi olumlu etkilerindendir. Fakat en yararlı ve en etkileyici yanı sıcak ve aydınlık yüzüyle verdiği moral etkisi ve çevremize ne kadar iyi yandığımızı ve tatilimizi nerelerde geçirdiğimizi göstererek hava atma olanağı sağlamasıdır. Oysa 1950′li yıllara kadar yanık ten yalnız güneş altında çalışanlarda (inşaat işçisi, çiftçi, balıkçı vb.) görülür ve pek makbul sayılmazdı.Yeni ürünler, belli ölçülerde suya dayanıklı olmakla birlikte, denizde çok uzun süre kalındığında da yenilenmesinde yarar vardır
Bu etkiler beyaz ırk için geçerlidir ve ten rengi açıldıkça zarar oranı artar.Uzun yıllar güneş ışığı altında kalındığında, alınan toplam doza bağlı olarak deride hasar oluşur, incelme, yer yer lekelenmeler görülür ve daha sonra deri kanseri oluşur.
Hayat kaynağı, ısı, ışık ve enerji kaynağı olan, bir zamanlar adına tapınaklar yapılıp, kurbanlar verilen güneş, son 30-40 yıldır deri üzerindeki olumsuz etkilerinin farkedilmesinden sonra, sakınılması gereken bir güç olarak da gündemde yerini almıştır. Yönetici yıldızı güneş olan bir ”Aslan Burcu” erkeği olarak güneş hakkında olumsuz şeyler yazmak bana çok zor gelmekle birlikte, görev sorumluluğum gerçekleri yazmamı emrediyor.
Yüz ve kolların alt kısım veya atletin dışında kalan alanlarda yanık ”amele yanığı”, sol kolda yerleşeni ”şoför yanığı”, yüz ve el sırtlarında yerleşen ”çiftçi yanığı” diye adlandırılırdı.Yanık ten modasından on yıllar sonra zararlı etkiler daha çok ortaya cıkmış ve anlaşılmaya başlanmıştır.Güneş ışığının içerisindeki Ultraviyole (morötesi) bölümü deri üzerindeki zararlı etkilerin sorumlusudur. Başlangıçta tüm zararlı etkilerden Ultraviyole B (UVB) Ônin bir sorumlu tutulmuşsa da son zamanlarda UVA’nın da daha düşük güçte olmakla birlikte aynı zararlı etkilere sahip olduğu farkedilmiştir. Bunlar en çok yüz ve dudakta görülür. Aralıklı ve yüksek dozlarda, ani güneş yanıkları ise (özellikle çocukluk yaşlarında daha çok etkilidir) bir başka deri kanserine zemin hazırlar. Deride leke ve ben oluşumu ile bu benlerin bir kısmının kanserleşmesi de söz konusudur. Ayrıca uzun süreli, yüksek doz güneş ışığı, vücudun bağışıklık sistemini de zayıflatır. Fakat, hepsinden daha önemlisi derinin erken yaşlanmasına yol açar. Deri, ince, gevşek, mat, buruşuk, kırış kırış, lekeli ve çabuk zedelenir bir durum alır ki bu dayanılası bir durum değildir.Güneşin Zararlarından Korunmanın YollarıBilinmesi gereken ilkeler:1. Korunma ne kadar erken başlarsa o kadar yararlı olur.2. Kızarma, su toplama, soyulmalara neden olacak yanıklara hiçbir zaman yol açılmamalıdır.3. Kuru ve sık dokulu giysiler iyi koruyucudur.4. Bulutlu havalarda, gölgede, şemsiye veya saçak altında güneş ışınlarının %50’sinden fazlası süzülür, yansır ve yine zararlı etkilerini yaparlar.5. Yüksek yerlerde, denizde, kumda, karada etkilenme daha fazladır.6. Yüz ve eller için güneşten korunma yalnız tatilde, plajda değil, gündelik yaşamda, sokağa çıkılırken de yapılmalıdır.7. Güneşin dik olduğu saatlerde güneş altında mayo ile kalınmamalıdır. Bu saatler, gün ortasının 2 saat öncesi ve sonrası olarak kabul edilir, fakat bölgelere gore değişebilir. Pratik olarak saat 11 ile 15 arası sakınılması uygun olur.Güneşten korunmak için krem veya losyon şeklindeki koruyucu ürünler kullanılır. Bunlar, koruma güçlerine göre derecelendirilir ve bu derecelerin adı ”güneşten korunma faktörü”dür (Sun Protecting Factor = SPF) 1′den 100′e kadar değişik güçte koruma faktörlü ürünler bulunmaktadır. Kullanımda önemli olan nokta, ışığın altına çıkılmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve en az 3 saatte bir yenilenmesidir.
Permalink
Şubat 3, 2008 at 4:58 pm
· Filed under GÜZELLİK
Permalink
Ocak 31, 2008 at 12:20 pm
· Filed under GÜZELLİK
Ünlü magazin dergisi Star’da çıkan bir habere göre Angelina Jolie hamile. Dergi, haber kaynağından o kadar emin ki, Angelina Jolie’nin ikiz çocukları olacağını bile söylüyor.
Read the rest of this entry »
Permalink
Ocak 11, 2008 at 9:26 pm
· Filed under SAÇ BAKIMI
1- Çok kuru saçlar Şampuanı sadece ellerinizle, ıslak saçın diplerine dağıtın ve hafifçe yedirin. Durularken incelerek saçın içinden akacak olan şampuan, saçları temizlemek için yeterlidir. Böylece saçlarınızın biraz daha kurumasını önlemiş olursunuz.
Read the rest of this entry »
Permalink
Ocak 11, 2008 at 8:48 pm
· Filed under DİYET
Yaz ayları boyunca tatil yüzünden beslenme alışkanlıkları değişir. Bu yüzden de yaz, en çok kilo alınan dönem olur. Asıl sorun ise, sonrasında hangi diyetin yapılacağına karar verilirken yaşanır.
Read the rest of this entry »
Permalink
Ocak 11, 2008 at 8:48 pm
· Filed under DİYET
Güneş, sıcak kumlar, serin sular derken dört gözle beklediğimiz yaz tatili sona erdi bile. Ancak tatilde yapılan kaçamaklar, açık büfenin cazibesi, dost sohbetlerinde ya da birbirinden şık davetlerde ikram edilen ortama uymak adına alınan alkol tabii size kilo olarak geri döndü… Ne vücudunuz ne kendiniz bu halinizden pek memnun değilsiniz. Nutrizone Kurumsal Sağlıklı Yaşam Danışmanlığı Diyetisyenlerinden Aylin Yılmaz sizi bu dertten kurtarıp sonbahar’a hazırlayacak bir diyet öneriyor;
Read the rest of this entry »
Permalink